ABD'den Türkiye'ye Kıbrıs tehdidi

ABD'den Türkiye'ye Kıbrıs tehdidi
ABD'li yetkili Wess Mitchell, Yunan Kathimerini gazetesine Cuma günü verdiği özel röportajda, Kıbrıs sorununa ilişkin açıklamalarda bulundu. Avrupa ve Asya İlişkilerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mitchell,"Özellikle ABD gemileri işin içindeyken, Kıbrıs sularındaki hiçbir engelleme girişimini dostane karşılamayız" diyerek, Türkiye'ye uyarı mesajı verdi.

Mitchell'in, Washington’da gerçekleştirilen Yunanistan-ABD Stratejik Diyaloğu sonrasında gazeteye yaptığı açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesinde (MEB) gerçekleştirilen sondajlara, Türkiye'nin engel olmaması yönünde net mesajlar verdiğini yazdı.

Mitchell söyleşisinde, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail'in Doğu Akdeniz’deki az sayıda demokratik, istikrarlı ve batılı ülkelerden olduklarını, ABD'nin bu ülkelerle iş birliğini geliştirmesinin doğal bir adım olduğunu belirterek ABD'nin bölgedeki rolünün güçlendirilmesinin yolunun bu üç ülke arasındaki ittifaktaki rolünü güçlendirmek olacağını vurguladı.

Bu iş birliğine resmi katılımı gerçekleştirmenin yollarını incelediklerini belirten Mitchell, söz konusu üç ülkeyle güvenlik stratejisi açısından birçok ortak noktaları bulunduğunu anımsattı. Enerji güvenliğini ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesini ana hedef olarak gösteren Mitchell, "İran'ın Suriye üzerinden Akdeniz'e bir pencere açma çabalarını engelleme" gerekliliğinden bahsetti.


Kıbrıs egemen bir devlet

Kıbrıs'ın MEB'de arama, çıkarma faaliyetleri yürütmeye hakkı olduğunu savunan ABD'li yetkili, "Bizim çizgimiz hep tutarlı oldu. Kıbrıs egemen bir ülke ve bütün diğe egemen ülkeler gibi kendi kaynakları var ve bunları istediği gibi geliştirebilir. Kıbrıs hükümetinin bunu adil ve herkesin katılımıyla yapacağını umut ediyoruz. Nihayetinde bu karar, Kıbrıs’ın, liderlerinin, halkının kararıdır" diye konuştu.

Ankara'nın bu konudaki görüşünün hatırlatılması üzerine Mitchell, Türkiye’nin bu konudaki tutumunun "bire karşı tüm dünya" gibi bir azınlıkta olduğunu belirtti ve "dünyanın geri kalanının Güney Kıbrıs'ın MEB iddiasının uluslararası hukuka dayanan temelleri olduğu görüşünü paylaştığını" söyledi.


'Engelleme girişimini dostça karşılamayız' 

Mitchell, "Özellikle ABD gemileri işin içindeyken, Kıbrıs sularındaki hiçbir engelleme girişimini dostane karşılamayız" uyarısında bulunurken "ENI’yle neler olduğunu gördüğümüzden beri durumu çok dikkatle takip ediyoruz. Türklerin son dönemdeki faaliyetlerinin, yılın başındaki kadar saldırgan olmadığını görmekten memnuniyet duyuyoruz" şeklinde konuştu.

Enerji konusunun Kıbrıs sorununun çözümüne katkı koyup koymayacağı şeklindeki bir soruya karşılık ise Mitchell, "Kıbrıs’ı stratejik açıdan hassas bir bölgede bulunan ve Batı'dan ve ABD'den diplomatik, ekonomik ve stratejik taahhütler isteyen bir Batı ülkesi olarak gördüklerini" söyledi.

Mitchell ayrıca, ABD’nin Türkiye’yle ilişkisinin "zor ancak kritik olduğu" değerlendirmesinde de bulunarak Türkiye'nin bölgede üstlendiği rolün kendileri için gerekli olduğunu söyledi.

Mitchell, Türkiye’yle Kuzey Batı Suriye'de bir "modus vivendi" (geçici çözüm) oluşturmaya çalıştıklarını ifade ederken, S-400 füzelerinin Rusya'dan satın alınmaması konusunda Türkiye'ye baskı yaptıklarını da sözlerine ekledi.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.