Azerbaycan-Ermenistan savaşına doğru mu gidiliyor?

Azerbaycan-Ermenistan savaşına doğru mu gidiliyor?

Haberiniz.com- Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Karabağ’ın işgalden kurtarılması için gerekirse askeri seçeneğin olduğunu açıklaması gözleri bölgeye çevirdi. Türkiye’nin, Ermenistan açılımı adı altında bu ülke ile iki protokol imzalaması ve gerilen Türkiye-Azerbaycan ilişkileri de gözönünde bulundurulduğunda Aliyev’in bu açıklaması daha da bir önem kazanıyor.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Rusya Avrasya Araştırmaları Bölümü Başkanı Dr. Ali Asker’in hazırladığı rapor, Azerbaycan’ın Rusya ile yakınlaşma ihtimaline dikkat çekiyor. Eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in dış politika eski danışmanı Vefa Kuluzade’nin, “savaş varyantı kesinse, demek Rusya ile anlaşma sağlanmıştır” sözlerini de hatırlatan Asker, şu vurguları yapıyor:

“Yapılan birçok yorumda 2008 yılında Rusya’nın Gürcistan’a saldırısı üzerinde durulmaktadır. Fakat bugün itibariyle böyle bir karşılaştırmanın yapılması o kadar da sağlıklı olmayacaktır. 1) Azerbaycan önemi ve potansiyeli bakımından bir Gürcistan olarak değerlendirilemez. 2) Gürcistan’ın Rusya’ya karşı tutumuyla, Azerbaycan’ın Rusya’ya bakışı arasında önemli farklar vardır 3) Rusya’nın Gürcistan’dan her hangi bir beklentisi yokken, Azerbaycan’dan önemli beklentileri vardır. Rusya’nın bugün Azerbaycan’ı kendi etki alanına dahil etmesi,  soğumaya başlamış Rusya-İran ilişkileri bağlamında ileriye dönük bir alternativdir. Son yirmi yıl içinde Azerbaycan Rusya’yla pazarlık etmek açısından hiçbir zaman bugünkü kadar avantajlı olmamıştır. Bugün herkes ‘Azerbaycan-Rusya ilişkilerinde bir şeyler oluyor’ demeğe başlamıştır."

Ali Asker, son günlerdeki diplomasi trafiğine de dikkat çekiyor.

Buna göre, 23 Kasım’da  Rusya Devlet Başkanı İdari Birimi Başkanı Sergey Narışkin Azerbaycan’a gitti. Aynı gün İlham Aliyev, ABD Savunma Bakanı’nın Rusya, Ukrayna ve Avrasya’dan sorumlu  Danışmanı Celeste Wallander’i kabul etti. Görüşde cari durum değerlendirilmesi yapıldı ve Azerbaycan-ABD ilişkileri ele alındı. 24 Kasım’da da İlham Aliyev Medvedev’in davetlisi olarak Rusya’ya gitti.

Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerden sonra Azerbaycan’ın kendi başına bırakıldığı görüntüsünün oluştuğunu kaydeden Dr. Ali Asker, önceki dönemlere bakıldığında bugün Azerbaycan’ın, “statüko”yu kendi lehine değiştirme olanağının daha fazla olduğunun altını çiziyor. Asker, bu gerçeği şu şekilde maddelendiriyor:

1) Dokuz milyonluk bir Azerbaycan için fazlasıyla yeterli olan doğal zenginlikler Bakü’nün kendine olan güveninde önemli bir faktördür. Ayrıca bu doğal kaynaklar Azerbaycan’ın jeopolitik önemiyle bütünleştikte Azerbaycan’a önemli avantajlar sağlamaktadır. Tüm bunlar Azerbaycan’ın ABD ve Rusya arasındaki çıkar çatışması ortamında hareket serbestliğini artırmaktadır. Azerbaycan, bunların çatışan çıkarları arasında dengeli ve bağımsız bir dış politika uygulamaktadır.

2) Azerbaycan ekonomisi ve savunma sanayisi Ermenistan’la kıyas edilmeyecek şekilde bir üstünlüğe sahiptir. Muhtemel bir Azerbaycan-Ermenistan savaşında kısa bir süre içinde Ermeni silahlı kuvvetleri Azerbaycan topraklarından atılabilir. Bu gerçekliği Ermenistan tarafı da bilmektedir. Fakat burada en önemli sorun Rusya’nın bu savaşa ne ölçüde müdahil olacağıdır.

3) ABD, Rusya ve Türkiye’nin Kafkasya’da etkinlik mücadeleleri farklı boyutlara yönelmektedir. Bu devletlerin bölgeye yönelik politikalarını revize süreci gittikçe belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu durumda Azerbaycan’ın izleyeceği politika Rusya’nın Karabağ konusundaki tutum ve davranışlarında belli değişikliğe yol açmaktır. Bu değişiklik Rusya’nın, en azından savaş sürecinde bazı çatışmaları görmezden gelmesini sağlamalıdır. Başka bir yöntem de savaş yapılmadan İrevan’ı Karabağ konusunda somut adımlar atmağa zorlamasıdır.

Ali Asker, son söz olarak, Kafkaslarla ilgili gelişmelerin, ABD, Rusya ve Türkiye politikasındaki “açılımların” da gözönünde bulundurulması durumunda, daha da hızlanacağının gözlemleneceğini vurgulayarak, savaş ihtimalinin arttığını kaydetti. Asker “Büyük devletlerin ‘Ermenistan’ı kurtarma’ politikası Karabağ sorunun barış yoluyla çözüm ümitlerini her geçen gün daha fazla tüketmektedir.  Savaş olgusu tek çözüm yöntemine dönüşmektedir. Azerbaycan’da gittikçe ağırlık kazanan genel kanı ise şöyledir: Azerbaycan’ın kısa sürede hesaplanmış ve iyi organize edilmiş savaşı başlatması gerekmektedir, aksi durumda Ermenistan tarafı hiçbir zaman görüşme masasında yapıcı bir tutum sergilemeyecektir” dedi.

 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.