Fransızların Ulusal Kimlik Tartışması

Fransızların Ulusal Kimlik Tartışması

Fransa ulusal kimliğini konuşuyor. Tartışma, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin İsviçre'deki minare referandumuyla ilgili olarak Le Monde gazetesine yazdığı bir yazıyla başladı. Son olarak; Fransız aydınlar Sarkozy'ye, "Bu tartışmayı durdurun. Irkçılık bir görüş değil, bir suçtur" çağrısı yaptı.

Macaristan göçmeni bir babanın oğlu olan Sarkozy, Fransa Cumhurbaşkanı seçilirken göçmenlerin yanında değil, karşısındaydı. O dönem, Paris'in gettolarında Kuzey Afrikalı ve Müslüman gençler ayaklanmıştı. Ayaklanmanın sert bir biçimde bastırılması emrini veren Sarkozy, haksız tutuklamaların ve göçmenlere yönelik dışlayıcı açıklamaların gölgesinde göreve geldi.

Sarkozy, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra da, göçmenlerle yeni bir sayfa açmadı.

Sarkozy'nin, ülkede ulusal kimlik tartışmasını alevlendiren, İsviçre'deki minare referandumuyla ilgili yazısı 9 Aralık'ta Le Monde'da yayımlandı. Sarkozy bu yazıda Müslümanlara, "dini gösterişsiz ve provokasyonlardan uzak yaşayın" çağrısı yaptı.

Sarkozy bu yazıda, "Hıristiyan medeniyetinin böylesine derin bir iz bıraktığı, cumhuriyetin değerlerinin ulusal kimliğin bir parçası haline geldiği ülkemizde, bu mirasa meydan okuyan her adım, Fransız İslam'ının kuruluşunu başarısızlığa sürükleyecektir" ifadesini kullandı.

Sarkozy'nin yazısı, hükümetin 2 Kasım'da başlattığı, "kimlik üzerine büyük ulusal tartışma"nın bir parçası. Hükümetin hedefi, Fransa'nın geleneksel değerlerinin altının çizilmesi. Fransız solu ise bu tartışmaya karşı.

"Tartışma, göçmen kökenli Fransızları ülkelerine yabancılaştırır" itirazı, sonunda Sarkozy'ye açık mektuba dönüştü. Sol eğilimli La Liberation gazetesinde yer alan mektupta, aydınlar Sarkozy'ye, "Bu tartışmayı durdurun" dedi.

Mektupta, "Ulusal kimlik tartışmaları, ırkçı söylemin özgürce ifade edildiği bir mecraya dönüştü. Bu söylemin sahipleri, Fransa nüfusunun bir bölümünün, Fransa toprakları üzerindeki varlığının meşruiyetini tartışmaya açmaya hazırlar. Bu bağlamda yapılan toplantıların ciddi bir kısmı bizi utandırıyor, söylenenler vicdanımızı yaralıyor. Bütün büyük demokrasiler gibi bizim ülkemizde de, ırkçılık bir görüş değil, bir suçtur" deniliyor.

Sinema sanatçılarından sivil toplum örgütü temsilcilerine, yazarlardan belediye başkanlarına kadar geniş bir grubun imzası bulunan mektupta, siyasetçiler göçmenlerin yaftalanmasına göz yummakla suçlanıyor, Sarkozy'ye en yakın bakanlardan biri olan aileden sorumlu devlet bakanı Nadine Morano özellikle eleştiriliyor.

 Morano, geçen hafta Müslüman gençlerle yaptığı bir toplantıda, "Ülkenizi sevin, argo konuşmayın ve şapkalarınızı düzgün takın" demişti.

Fransa, Avrupa'da en fazla Müslüman nüfusa sahip ülke. Sarkozy'nin bu siyaseti ise, aşırı sağcı Le Pen'nin oylarına göz dikmek olarak yorumlanıyor.

(cnnturk)

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.