"Karargah Toplantısı" Dış Basında

"Karargah Toplantısı" Dış Basında


"Balyoz" darbe planı soruşturması dış basının da önemli gündem maddesi haline geldi. Dünya basını "Balyoz" operasyonuna bugün de geniş yer verdi.

BBC, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görevli bütün orgeneral ve oramirallerin dün akşam Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda düzenlediği toplantıdan sonra yayımlanan üç satırlık açıklamayı “uyarı" olarak niteledi.

Haberin başlığında “Türk ordusu 'darbe girişimi' tutuklamaları üzerine uyarı yayınladı" ifadesine yer veren BBC, “Türk ordusu 40 üst düzey yetkilinin hükümeti devirme girişimi iddiasıyla gözaltına alınması üzerine 'ciddi' durum uyarısı yaptı" diye yazdı.

Haberde, “TSK toplantısının amacını, 'İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında ortaya çıkan ciddi durumun değerlendirilmesi' olarak açıkladı. 'Balyoz Güvenlik Harekat Planı' ile ilgili soruşturmaya dayanak oluşturan suçlama, 'Türkiye Cumhuriyeti yürütme organını cebren iskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs etmek, bu amaçla örgüt kurmak, yönetmek ve örgüte üye olmak'. 2003 yılında hazırlandığı iddia edilen 'Balyoz harekatı' hazırlıklarında camilerin bombalanması, Ege'de uluslararası kriz çıkması için bir Türk jetinin düşürülmesi ve Hava Müzesi'nin cübbeli-sarıklı eylemcilerce basılması gibi planların yer aldığı öne sürülmüştü. Genelkurmay Başkanlığı bu iddiaları sert bir dille yalanlamış ve söz konusu belgelerin harp oyunundan, yani farazi durumlara hazırlık senaryosundan ibaret olduğunu belirtmişti." ifadesi yer aldı.

"Hükümetle ordunun bilek güreşi"

Uluslararası haber kanalı Euronews, emekli generallerle üst düzey askeri yetkililere karşı gerçekleştirilen “Balyoz" gözaltı ve tutuklamalarını, “Türkiye'de hükümetle ordunun bilek güreşi" olarak yorumladı.

NATO'nun ABD'den sonra en büyük ikinci gücüne sahip Türk ordusunun ülkenin en önemli kurumlarından biri olduğunu hatırlatan Euronews, “Atatürk tarafından temelleri atılan ordu, ülke yönetiminde her zaman çok önemli bir rol oynadı. Ordu, demokratik ve laik cumhuriyetin koruyucusu olarak görülüyor ve siyaset üzerinde önemli bir role sahip" yorumunu yaptı.

Abdullah Gül'un 2007 yılında Cumhurbaşkanı seçildiğinde ordunun siyaset üstündeki etkisini fazlasıyla bildiğini savunan kanal şu yorumlara yer verdi:

“Cumhurbaşkanının yemin törenine Orgeneral ve Genel Kurmay başkanı Yaşar Büyükanıt protesto ederek katılmamıştı. Ordu Türkiye'de 1960'dan beri dört darbe yaptı ve bu darbelerle ülke siyaseti üstündeki ağırlığını giderek artırdı. 2007 yılı hem Ak Parti hükümetinin başa geldiği, hem de Türk ordusuyla sorunların arttığı bir dönemin başlangıcı oldu.

Sorunun en büyük sebebi ordunun laik bir ülke olan Türkiye 'de cumhurbaşkanı ve başbakan eşlerinin başörtüsünden memnun olmamasıydı. Ordu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçıkaya'nın AKP'ye kapatma davası açmasına destekte bulunsa da Anayasa Mahkemesi'nden beklenen karar çıkmadı. Sadece bir oy farkla kapatma denemesi başarılı olmadı. Bu denemenin ardından AKP hükümeti 2004 yılında Milli Güvenlik Kurulu'nun yetkilerini, kısıtlayarak karşı atağa geçti.

Ergenekon Davası'nın ortaya çıkmasıyla ordu prestiji büyük darbe aldı. İddialara göre bir grup askerin hükümete karşı darbe hazırlığında öne sürüldü. Aralarında askerlerin, gazetecilerin ve profesörlerin de bulunduğu 200 kişi bu darbe girişimine katıldıkları şüphesiyle tutuklandı. Bu kişilerin davaları halen devam ediyor.

Türkiye'ye destek çağrısı

İngiliz Daily Telegraph gazetesi de, bugünkü başyazısını Türkiye'de emekli generallere karşı girişilen “Balyoz" gözaltılarına ayırdı. Onlarca üst düzey askeri yetkilinin gözaltına alınma görüntülerinin “şok edici" olduğunu savunan gazete, “Darbe iddialarının ardında yatan gerçek ne olursa olsun, Batı  dost ve müttefikimizin istikrarlı, demokratik ve müreffeh bir ülke olarak kalması için elden gelen yapılmalı. Bunu yapmanın en iyi yolu da üyelik müzakereleri hızlandırmaktır" diye yazdı.

Daily Telegraph, üst düzey askeri yetkililerin seçilmiş hükümeti devirme girişimi iddiasıyla düzineler halinde gözaltına alınmasının her ülkede dramatik bir görüntü yaratacağını belirterek, “Ama Türkiye'de bu iki kat daha şok edici. Ordunun ülkenin laik geleneklerini koruma rolü, birkaç defa seçilmiş hükümetleri devirmesine yol açtı. Politikacıların buna karşılık verecek cesareti (gücü) bulması daha önce görülmemiş bir şey" dedi.

Türkiye'de savaş hatlarının açık olduğunu savunan gazete, “Laikler, dini yanıyla generalli de uzun süredir endişelendiren iktidardaki AKP'nin tek parti iktidarına doğru ilerlediğini ve İslami bir devlet peşinde olduğunu iddia ediyor. AKP ise, ordunun aşırı yanlarını törpüleyerek AB kriterlerine uyan modern bir devlet oluşturmaya çalıştığını söylüyor" diye yazdı.

 "İngiliz hükümeti gibi bu gazete de uzun zamandır Türkiye'nin Avrupa arzularını destekliyor" ifadesini kullanan gazete, "Türkiye Batı açısından önemli olduğunu çeşitli defalar gösterdi. İran gibi Batı'ya daha az sempatik olan Ortadoğu ülkeleriyle bağlantıyı sağladı. NATO'nun sadık bir üyesi oldu, Afganistan'a asker sağladı. Güvenli bir enerji yolu oluşturmada hayati rol oynadı. Buna rağmen Fransa ve İtalya ile Brüksel'deki birçokları Türkiye'nin AB üyeliğine şiddetle karşı çıkıyor. Nicolas Sarkozy ile Angela Merkel Sağ'ın göç ve Hıristiyanlığın korunmasıyla ilgili korkularını abarttı" diye yazdı.

Bu girişimlerin Türkiye'nin AB hevesini kırdığını yazan gazete şu ifadelere yer verdi: “Darbe iddialarının ardında yatan gerçek ne olursa olsun, Batı  dost ve müttefikimizin istikrarlı, demokratik ve müreffeh bir ülke olarak kalması için elinden geleni yapmalı. Bunu yapmanın en iyi yolu da üyelik müzakereleri hızlandırmaktır."

"Fay hattı ortaya çıktı"

Financial Times da gazetenin Ankara muhabiri Delphine Strauss'un kaleme aldığı haberini, "Gözaltılar Türkiye'nin fay hattını ortaya çıkardı" başlığıyla verdi.

Haberde, "son siyasi gelişmelerin bir yandan Türkiye'de anayasa değişikliğinin ne kadar gerekli olduğunun bir kez daha altını çizdiği, ama bir yandan da bu kadar keskin bir şekilde kutuplaşmış bir siyasi iklimde reform yapmanın ne kadar güç olduğunu göstermiş olduğu" belirtildi.

Başyazısında da Türkiye'deki gelişmelere yer veren Financial Times, "Türkiye'de artık ordunun yönetime el koymasının beklenmediğini ama çok ciddi bir gerilimin mevcut olduğunu" kaydetti.

Siyasi istikrarsızlığın "Ortadoğu'da uzun zamandır bir şeffaflık ve istikrar meşalesi" olan Türkiye'ye zarar vereceğini yazan Financial Times, Türkiye'nin "demokrasiyi dinin de ordunun da etkisinden koruyacak yeni bir anayasaya" ihtiyacı olduğu yorumunu yaptı. Ancak gazete, "Kamuoyunda, ülkenin imajı konusunda bir görüş birliği oluşmadıkça bunun gerçekleşmesinin çok güç olduğunu da" ifade etti. (cnnturk.com)

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.