Türkiye - Rusya: İlişkiler nereye gidiyor

Türkiye - Rusya: İlişkiler nereye gidiyor

                                   

 (haberiniz.com)  

Putin’in Ağustos 2009 başında gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti sırasında imzalanan Güney Akım Anlaşması ile Türk-Rus ilişkileri bir yandan tekrar ABD ve AB’nin gündemine gelirken öte yandan da imzalanan anlaşmanın Türkiye’nin menfaatlerini temsil edip etmediği tartışmalarını başlattı. Rusya uzmanı Sinan Oğan ve bir çok ekonomist/siyaset bilimci Güney Akım Anlaşması ile Rusya’nın uzun vadeli jeopolitik üstünlük kurmaya çalışırken, Türkiye’nin kısa vadeli özel ticari çıkarları ön planda tutan bir yaklaşım sergilediğini öne sürdüler.             

Bu tespit doğru bir tespit. Çünkü Moskova, 1990’lı yılların ortasından başlayarak çok etkili bir enerji imparatorluğu politikası geliştirmiş bir devlet. Bir anlamda 1990’da yılında yıkılan Sovyet Rus imparatorluğu, Enerji Rus imparatorluğu olarak inşa ediliyor. Anlaşma belki de bundan dolayı, Avrupa Birliği ve ABD’yi kızdırmış, germiş olmasına rağmen, Batı anlaşmayı, Putin’in başarısı olarak görüyor, Erdoğan’ın değil.              

Rusya ile imzalanan Güney Akımı anlaşması ile Rus doğalgazı 900 kilometrelik bir uzunluğa ulaşan bir hat ile Karadeniz’in 2000 metre altından ve Türk karasularının altından geçerek Balkanlara ulaşacak ve oradan Avrupa’ya taşınacak. Böylece, Romanya ve Bulgaristan ile sorun yaşayan Rusya, Türkiye sayesinde bu projenin gerçekleştirilmesi doğrultusunda önemli bir kazanım elde etti. 10 milyar Dolarlık bu proje ile Rusya, bir süre önce yine Türkiye’de imzalanan ve amacı, Türk Cumhuriyetlerinin doğalgazını Avrupa’ya taşımak olan Nabucco projesine karşı büyük bir üstünlük elde etmiş oluyor.           

Nabocco projesine gelince, 13 Temmuz 2009’da Ankara’da imzalanan bir anlaşma ile yaşama taşınmaya çalışılan bu proje Orta Asya ve daha sonra İran’dan Avrupa’ya doğalgaz taşınmasını hedefliyor. Türkiye’den başlayacak ve 3.300 kilometre uzunluğunda olacak bir boru hattı ile doğalgaz Macaristan üzerinden AB ülkelerine dağıtılacaktır. Ancak bu proje içinden geçtiğimiz süreçte kaynak sıkıntısı çeken bir projedir.             

Güney Akım projesi ile Türkiye, kendisi ile çelişir biçimde Türk Cumhuriyetlerine “gazınızı Rusya üzerinden alacağız” mesajını veriyor. Örneğin, Güney Akımı, Nabucco’dan önce gerçekleşir ise Rusya, Nabucco’ya gidecek Azeri doğalgazını denetimi altına alacaktır.  ABD’de Güney Akımı anlaşmasını Rusya’nın eski SSCB enerji kaynakları üzerinde tekelinin güçlenmesi olarak görüyor. Güney Akımının imzalanmasından hemen sonra Putin eenrji tekelinin kurulmasını engelleyen ve Rusya’nın da 1994’de imzaladığı anlaşmayı onaylamayacağını açıklamıştır.                          

İmzalanan anlaşmanın gözlerden kaçırılmaya çalışılan en önemli boyutunu Rusya’nın Türkiye doğalgaz pazarını Rizeli bir işadamı ile birlikte son tedarikçi olarak ele geçirmesi. Türkiye artık, depolama, dağıtım ve satış aşamalarından da Rusya’ya bağımlı hale gelecek. Ankara, İstanbul’da halk doğrudan Rus şirketlerine ödeme yapacak. Enerji analistleri bu yöntemin enerji piyasalarını denetlemek için en etkili yol olduğunu belirtiyorlar.

          

Türkiye’nin Güney Akımına izin vermesi karşılığında Ruslar da, Samsun’dan Ceyhan’a uzanan ve Çalık Grubunun petrol rafinerisine bağlanan boru hattına petrol vermeyi kabul ediyorlar. Özetle, Rusya ile imzalan anlaşma ile Erdoğan ve çevresinin menfaatlerinin özellikle korunduğu görülüyor.

           

Rusya ile anlaşmanın bir boyutunu da sanki Rusya’nın bu anlaşmadan dolayı, Türkiye’de yapılacak ilk nükleer enerji santrali işini ihalesiz alacak konuma yönlendirilmesi. Enerji bakanının yaptığı konuşmadan Samsun-Ceyhan hattına Rus petrolü verilmesinin karşılığı olarak Ruslara nükleer santral ihalesinin ihalesiz verileceği anlaşılıyor. Üstelik, Ruslara bu ihale verilince, buna isyan edecek Amerikan şirketlerini susturmak içinde yine ihalesiz veya gösterme bir ihale ile bir Amerikan şirketine ikinci nükleer enerji santralinini ihalesinin verileceğinden bahsediliyor.

          

Bu Türkiye’nin Rusya’dan enerji alanında yediği ilk gol değil. Daha önce de Mavi Akım projesinde Türkiye, Türkmenistan’ın bize önerdiği ucuz doğalgaz yerine pahalı Rus doğalgazını tercih etmişti. Böylece, Mavi Akım ile yarışan ve amacı, Türkmen ve Azeri doğalgazlarını Türkiye üzerinden dünyaya ulaştırmak olan Trans-hazar Doğal Gaz Hattı projesi ortadan kalkmıştır. O tarihlerde Türkmenistan Cumhurbaşkanı olan Türkmenbaşı, bunun üzerine dönemin Türk Enerji bakanını televizyonda canlı yayında bu konudan dolayı çok sert biçimde eleştirmiştir. Özetle, Türkiye enerji oyununun acemi oyuncusu olarak kısa vadeli ticari yaklaşımlarla Rusya’nın Türkiye üzerindeki etkisinin artmasına neden oluyor. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.