Eğitim-öğretim sorunlarla başlıyor

Eğitim-öğretim sorunlarla başlıyor
Öğrenciler ve öğretmenler bu öğretim dönemine de birçok sorunla ‘merhaba’ diyor.

2018-2019 eğitim-öğretim dönemi bugün başlıyor. 18 milyona yakın öğrenci ders başı yapıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yayımladığı bilgilere göre; birinci dönem 18 Ocak 2019 Cuma günü sona erecek. Yarıyıl tatili, 21 Ocak 2019 - 1 Şubat 2019 tarihlerinde yapılacak. İkinci kanaat dönemi ise 4 Şubat 2019 Pazartesi başlayıp 14 Haziran 2019 Cuma günü sona erecek.

Okullar birçok sorunla açılıyor. Geçen yıl çok tartışılan müfredat varlığını korurken, bu yıl en çok tartışılan konu karma eğitime ilişkin alınan son karar oldu. Bunların yanında öğretmenlerin sorunları, yetersiz öğretmen sayısı, MEB’in öğrencileri imam hatibe yönlendirmesi, dinci vakıflarla yapılan protokollerle tarikat ve cemaatlerin okulların içine sokulması, okul müdüründen ilçe milli eğitim müdürüne kadar idarecilerin yüzde 90’ının yandaş Eğitim Bir Sen tarafından seçilmesi ve LGS ve YKS gibi yeni mağduriyetler yaratacak sınavlar gibi sorunlar hâlâ güncelliğini koruyor.

Öğretmenlerin sorunları

MEB öğretmen atamalarıyla sık sık övünse de hâlâ öğretmen sayısı yetersiz. Birçok okulda sınıf veya branş öğretmenleri yerine ücretli öğretmenler giriyor. Bazılarında ise öğretmen bulunamıyor ve boş geçen dersler bulunuyor. Bunun yanında birçok kadrolu öğretmen de normalden fazla derse giriyor ve böylece öğretmen açığı da gizleniyor.
Eğitimin öğretmenler açısından en büyük sorunlarından birisi de atanmamak. Boş geçen veya ücretlilerin girdiği dersler varken, ataması yapılmayan yarım milyon öğretmen bulunuyor. En son gerçekleşen KPSS’ye 400 bini aşkın öğretmen adayı girerken MEB yalnızca 20 bin öğretmen atanacağını açıkladı. 

Atanan öğretmenlerse kadrolu olarak göreve başlayamıyor. Bununla birlikte göreve başladıkları yerde sözleşmeli olarak 4, eğer kadroya geçebilirlerse de 2 yıl daha kalmak zorundalar.

İmam hatipleştirme

4+4+4 sistemine geçilmesinin ardından iktidar tarafından başlatılan imam hatipleştirme gayreti de eğitimde sorunlar yaşanmasına neden oldu. İmam hatip ortaokullarında ve imam hatip lisesinde okuyan öğrenciler diğer liselere oranla başarısız oldu.Öte yandan iktidar tarafından imam hatipler özendirildi fakat yine de yeteri kadar öğrenciyi çekemedi.

Vakıflarla protokoller

Yine 4+4+4 sistemiyle birlikte MEB’e vakıflarla protokol yapma hakkı tanındı. Bu protokollerle TÜRGEV, TÜGVA, İlim Yayma Cemiyeti ve Ensar Vakfı gibi birçok iktidara yakın veya İslamcı vakıf okullara girdi. Bu vakıflar yaptıkları çalışmalarla Erdoğan’ın istediği ‘dindar nesil’ için çaba harcadı. Vakıflar eliyle tarikatlar okullarda aktif hale geldi. Cemaat ve tarikatlar yurt açarak veya farklı etkinliklerle öğrencilerin hayatının doğrudan içine girdi.

Okul müdürleri ağırlıklı olarak AKP’ye yakınlığıyla bilinen Eğitim Bir Sen üyeleri arasından seçildi. Liyakatli yöneticilerin yerini AKP’ye yakın yöneticiler aldı. Bu sadece okul müdürleri arasında yapılmadı. İlçe milli eğitim müdürleri, il milli eğitim müdürlerinin yanı sıra eğitimin her alanına yandaşlar atandı.

Sınavlar

AKP döneminde sık sık yaşanan sınav değişiklikleri de eğitime darbe vurdu. Üniversite ve liselere girişte yaşanan sınav değişiklikleriyle bugüne kadar milyonlarca öğrenci mağdur edildi. Son olarak Liselere Geçiş Sınavı’nda bütün yönlendirmelere rağmen imam hatibe veya meslek lisesine çocuklarını göndermek isteyen veliler özel okula yönlendirildi. 200 bin çocuk özel okula kaydı. 4 defa yapılan nakil işleminde birçok sorun yaşandı ve bu nakil dönemlerinin sonunda bile okulsuz kalan öğrenciler oldu.
Karma eğitim
Bütün bu sorunlar dururken MEB okulların açılmasına kısa bir süre kala yayımladığı yönetmelikle bazı liselerde karma eğitimin kalkmasına müsaade eden bir karara imza attı. Bakanlık bunu yalanlasa da Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın bunun demokratik bir hak olduğunu savundu.
 
kaynak: birgün.net 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.