İşte TEOG’un yerine gelen MYS'nin beraberinde getireceği sorunlar...

İşte TEOG’un yerine gelen MYS'nin beraberinde getireceği sorunlar...
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sisteminin kaldırılmasının ardından binlerce velinin heyecanla beklediği yeni liseye giriş sistemini açıkladı. Bu sistemle neler yapılmak isteniyor? Sistemde oluşacak sorunlar neler olacak?
Siz okuyucularımız için yeni sistemi detaylı bir şekilde inceledik;

Yeni sistem 4 bölümden oluşuyor 

1. Sınavsız yakın bölge adrese dayalı öğrenci kayıtları
2. MEB tarafından ve yine 8. Sınıfta uygulanacak olan sınav ile Fen Liseleri, Sosyal Bilimler ve Proje Okullara giriş     imkanı (sınavlara giren öğrencilerin sadece yüzde 10 bu okullara giriş yapabilecek, diğer yüzde 90 ise adrese dayalı olacaktır) 
3. Özel Kolejler ve yabancı özel okulların bireysel giriş kriter sınavları (Belirtilmeyen)
4. Meslek liselerine ve İmam Hatip Liselerine nasıl girileceği

Mevcut durumda bu sene toplam 1 milyor 200 bin  8. sınıf öğrenci var. Eğer tüm öğrenciler sınava girdiğini varsayarsak sadece yüzde 10, yani 120 bin öğrenci istediği Fen Lisesi gibi yerlere girebilecek. Diğer yüzde 90, yani 1 milyon 80 bin öğrencinin akibeti oldukça karışık.

Sorunlar şu şekilde;

1. Fen Liseleri gibi okullara öngörülen giriş sınav 6,7 ve 8 sınıfların dersleri baz alınacak. Bu durumda Devlet okulları geri dönüş yapıp öğrencilerin başarı oranlarını yükseltmek için pekiştirme derslerini nasıl sağlayacak?

2. Yeni sınav 60 soru, 90 dakika olarak belirlendi, soru başına 1.5 dakika düşüyor (daha önce 2 dakika veriliyordu) ancak 60 soru içerisinde hangi derslerden kaç soru olacağını henüz belirtilmedi ve uzmanlara göre kesinlikle 1.5 dakika  yeterli olmayacaktır.

3. Sınavı tercih eden öğrencilerde bu sene gibi başarı oranı çok yüksek olursa ve %10 değil de %30 ful yapan öğrenci sayısı çıkarsa nasıl bir eleme yapılacaktır? Eleme düşünüldüğünde geçmiş dönem not ortalaması mı baz alınacak? Başarı dilimine giren öğrencilerin nasıl ayıklanacaktır?

Sınava girip, ful yapan ama istenen okullarda yer bulamayan öğrenciler dönüp adrese dayalı okullar arayacaklardır ancak  sınava hiç girmeyen öğrenci ile bir tutulması ne kadar sağlıklı olacaktır?

4. MEB Bakanı bugün yapmış olduğu açıklamada Meslek Liselerine ve İmam Hatip Liselerine nasıl ve hangi kritere göre öğrenci bulacağını açıklamadı. Bu durumda yer bulamayanlar zoraki mi buraya yerleştirilecek?

5. Adrese dayalı okullarda eğer kapasite sayısı çok üstünde talep oluşursa o zaman öğrenclerin geçmiş okul ortalaması devreye girecek. Ancak hangi başarı dilimi kabul edileceği belirtilmedi. Örneğin 100 öğrenci kapasiteli bir okula eğer 300 öğrenci başvurduysa geçmiş dönem okul ortalaması baz alınacak ama 200 öğrenci açıkta kalacak. Bu 200 öğrenci Mayıs ayında açıklanacak olan okullardan yapmış olduğu 5 okul tercihin arasında yer bulamaz ise hangi okula yönlendirilecek? Okul kotası ile talep arasında büyük orantısızlıklar doğacaktır.

6. Adrese dayalı yerleşimde bölgede oturan Suriyeli öğrencilerin durumu nasıl olacak? Okullarda kapasiteden dolayı Türk öğrenciler yer bulmakta zorlanırken Suriyeli öğrenciler nereye yerleştirilecek?

7. Sınıf kapasitesinin çok üstüne olmasının önü açılacak. Sınıflarda 50 veya 70 öğrencinin üstünde eğtim verme zorlanacak. 

8. Öğrenci sayı artışı ile ortaya çıkan yeni okul giderleri karşılamak için velilere çok ciddi ek mali yükler binecek.

9. İlçeler arasında suni göç oluşacak. Çocuklarını daha iyi bölge okullarına gönderebilmek için gerçek dışı ikamet kayıtları oluşacak. 

10. Sayın Bakan "Akademik Çeşitlilik" ( başarılı ve başarısız öğrenci ayni ortamda okuması) olarak nitelendirdi yeni sistemi, ancak kesinlikle öyle bir şey olmayacak. Akademik başarısı olan çocuklar sınava girecek, ilk yüzde10 istenilen yerlere yerleştirilecek, sınava girenlerin geride kalan yüzde 90 yerleşim yerlerine yerleşecek ancak talep çoğunluğundan onların da not ortalaması baz alınacak. Bu durumda akademik olarak başarısız çocuklar tamamen sistem dışı kalıp ilk buldukları yere  girmek zorunda kalacaklar.

11. "Yabancı okullar veya bazı liseler kendi sınav sistemlerini yapabilecek" dendi ancak "bazı liseler" hangisi olduğunu bilinmiyor ve neye göre ayrıcalık tanınacağını belirtilmemiş. 

12. Bu sistem tamamen  özel okullara ve İmam Hatip Liselerine yarayacaktır. Parası olan çocuğunu özel okula verecek, olmayan ve yer bulamayan en yakın İmam Hatip'e kayıt yaptıracaktır. Bu durumda öğrencini tercih ettiği okul değil mecbur kaldığı okulla gitmek zorunda kalacaktır. 

13. Bu yeni sistem ile öğretmen ve personel ihtiyacı 20 bin değil minimum 50 bin öngörülüyor öğretmenler tarafından. 

14. Yeni sistem ile keşif edilmesi gereken çocuğun yeteneyi, üstün zekası veya özel ihtiyaçları tamamen olanaksız hale getirilecektir. 

15. Özel çocuklar hangi okullara yönlendirilecektir?


Yapılmak istenenin bir eğitim reformu olmadığı biliniyor. Eğitim öğrencinin istidadı, çevrenin ve toplumun önümüzdeki yıllar içindeki ihtiyaçları doğrultusunda objektif ölçme ve değerlendirmeye dayalı bir sistem oluşturuyor. Bu iktidar döneminde hiçbir iktidar döneminde olmadıği kadar ara eleman ihtiyacı ortaya çıktığı da biliniyor. İktidar ise ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda kısa orta ve uzun vadeli politikalar geliştireceği yerde ideolojik hedeflere yöneliyor. 

Bu iktidar ile birkaç nesil yok edildi. Okullarda bilim değil  hurafeye dayalı menkıbeler öne çıktı.  Dindar nesil adına kindar bir nesli hedefleniyor. Tıpkı FETÖ'nün altın nesli gibi...

İlmi bir yaklaşımla  bireyin ilgi kabiliyeti ve toplumun önümüzdeki süreçte ihtiyaçları doğrultusunda yeniden bir reform ise yapılmak zorunda. 

Üniversite mezunlarının işsizlik oranının yüksek olması, eğitim politikalarında sorundan kaynaklanıyor. Ortaöğretimde okul türlerinin üniversiteye yerleşme başarısı değerlendirilirse vehamet ortaya çıkacak. 
 
Üniversiteye kesin yerleştirmelerden sonra bu sene 317 bin kontenjan açığı ortaya çıktı. İlköğretimden üniversiteye kadar facialar silsilesi devam edecek gibi görünüyor. 


Haberiniz.com.tr / Özel Haber
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.