Okuma alışkanlığında Afrik ülkelerinin gerisindeyiz!

Okuma alışkanlığında Afrik ülkelerinin gerisindeyiz!
Demokrasi ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi (DESAM)'ın ‘Türk Halkının Kitapla İmtihanı!” adlı Ar-Ge raporuna göre Dünya’da en fazla kitap okuyan ülkelerin başında, yüzde 21 ile Fransa ve İngiltere var. Ardından, yüzde 14 ile Japonya geliyor. ABD'de bu oran yüzde 12, İspanya'da yüzde 9. Türkiye'de ise, oran yüzde 0,1.

Birleşmiş Milletler UNESCO örgütü verilerine göre okuma alışkanlığında, dünyada 86. Sıradayız. Türkiye’de kitap okuyanların yüzde 45'i aşk, yüzde 43'ü din (namaz hocası-dua kitapları), yüzde 12’si masal, fıkra, siyaset, kişisel gelişim kitapları okuyor.

Uluslararası Yayıncılar Birliği verilerine göre Dünyada kişi başına kitap harcaması 1.3 dolarken, Türkiye'de ise bu rakam 25 sent. Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye Dünya’da 140. sırada.

Türkiye, 2 milyar 100 milyon doları aşan kitap endüstrisi hacmiyle dünya sıralamasında 11'inci fakat Türk halkı kitap okuma oranında dünyada yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride. TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor.

Türk halkı günde 6 saat televizyon izliyor, günde 4 saat internete giriyor fakat kitap okumaya ancak 6 dakika vakit ayırıyor.

Ayda cep telefonu ve iletişim masraflarına 173 lira ayıran 4 kişilik bir Türk ailesi kitaba ise yılda sadece 5,5 lira ayırıyor.

Türkiye’de cafe, kahvehane, bistro, internet kafeler ve cep telefonu satış ofisleri ve bayilerinin sayısı çığ gibi artarken kütüphaneler sinek avlıyor.

Türkiye’de en çok kitap okuma oranıyla Ankara birinci sırada yer alırken Urfa sonuncu sırada yer alıyor.

Raporla ilgili ön değerlendirmelerde bulunan DESAM Başkanı Gürkan Avcı, "Bu rakamlar Türkiye’ye yakışmıyor. Çocuklara mutlaka kitap okuma alışkanlığının kazandırılması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’un biran önce kitap okuma ve okutma perspektifli vizyon politikası hazırlaması gerekir" dedi.

Avcı, “Türkiye'de kitap okunmuyor deniliyor. Elbette, istenen durumda değil, ideal durumda hiç değil, yapısal pek çok sorun var. Ama okunmasa bu kadar kitap üretimi nasıl olabilir? Üretim artıyor sonuçta. Bundan 40 – 50 sene önce Türkiye için okur -yazar olmak önemliydi. Ancak günümüzde sadece okur-yazar olmak değil, okumak ve yazmak gerekiyor. Bu Türkiye’nin önüne koyduğu hedefler doğrultusunda gelişim ve değişimi için zorunlu olduğu gibi çağdaş, güçlü ve saygın bir ülke olması için de şarttır" dedi.

"SİYASET VE SİYASETÇİLERİN YARATTIĞI ATMOSFERİNDE ETKİSİ"

Türkiye'de kitap okunmamasının yapısal nedenleri olduğunu belirterek, okul öncesi dönemden üniversite eğitiminin sonrasına kadar kitap okumanın stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini kaydeden Avcı, "Türkiye'de ilgili bakanlık ve kurumların kitap okutma stratejilerinin olmadığını, kitapların halen yeterince e-kitap haline getirilemediğini, oysaki çağımızda kitabın, okurun evine, otomobiline, ayağına kadar götürülmesi gerektiğini belirterek "Günümüzde otomobilde, yolculukta, tatilde kitap okumanın önü açılmalıdır. Bunun için sesli kitaplar da yapılmalıdır. Özellikle gençliğe farklı bir stratejiyle kitap okuma alışkanlığı kazandırmalıyız" dedi.

Avcı, çocuk ve gençlere kitap sevgisi ve kitap okuma kültürü kazandırmak için şunları söyledi; “Çocuklarınıza ve sevdiklerinize vereceğiniz hediye ve ödül listenizin en başında mutlaka kitaplar olsun. Evimizde mutlaka bir kütüphane yahut kitap köşesi bulunsun. Televizyon izleme veya dizi, film seyretme saatlerimiz olduğu gibi muhakkak kitap okuma saatleri de oluşturalım. AVM ve çarşılara gittiğimizde kitapçılara da uğrayalım ve alışveriş listemizde yiyecek içeceklerin yanında kitapta bulunsun. Bu arada mahkemelerimizin kimi para cezalarını kitap okuma cezasına çeviren örnek uygulamalarını artırması gerektiğini de hatırlatmak istiyorum.

Türk halkının kitap okumaya dönük isteksizliğinin arkasında siyaset ve siyasetçilerin yarattığı atmosferinde etkisi vardır muhakkak. Televizyon dizi ve yarışmalarının okuyana, yazana karşı bir öfkesi var. Çocuklar rol model olarak anne-babalarını örnek alır. Anne-babanın dediğini değil yaptığını örnek alır. Anne-babalar televizyon seyrederken ve telefonuyla ilgilenirken çocuğuna kitap okumasını tavsiye ederse bunun hiçbir etkisi olmaz. Çocuklarımıza kitapları sevdirmek ve okuma alışkanlığı kazandırmanız için önce anne-babaların okuması ve eve bir kütüphane kurması gerekiyor” dedi.

 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.