Yokuş: Kamudaki Yeni Paralel Yapı Malum Konfederasyondur

Yokuş: Kamudaki Yeni Paralel Yapı Malum Konfederasyondur
Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, Konya 2 Nolu Şubenin 3. Olağan Genel Kurulu’nda “Cumhuriyet bize Ulu Önderimizin emanetidir. Cumhuriyetten, Demokrasiden, İnsan Haklarından vaz geçmemiz mümkün değildir. Türk Milleti olarak, kanımızın son damlasına kadar Cumhuriyetimize sahip çıkacağız” dedi.
 
KAMUDAKİ YENİ PARALEL YAPI MALUM KONFEDERASYONDUR
 
Ülkemizde adalet kavramının içi boşaltıldı. Dün, cüzdanımla vicdanım arasında sıkıştım diyen hâkimler, bugün iktidar baskısı altında kaldı. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız. 15 yıldır yaşanan hukuksuzlukları dile getirmeye devam edeceğiz.
 
FETÖ ülkemizin başına bela edildi. Sonrasında FETÖ operasyonları ile birçok hukuksuzluğa imza atıldı. Memurlar sorgusuz sualsiz açığa alındı ya da görevlerinden ihraç edildi. OHAL yasasının arkasına sığınarak, Anayasa ve yasalar çiğnendi. Memurların Anayasal hakları olan “Savunma ve çalışma hakları” ellerinden alındı. Eline silah alan herkes için gereği yapılsın. Ancak, suçlu ile suçsuz ayırt edilsin. Hiçbir mazlumun ahı alınmasın. Biz yıllar önce sınav yolsuzlukları için Hükümeti FETÖ konusunda uyardık. Bizi dinlemediler, yolsuzlukların üzerini örttüler. Yenikapı Ruhu denilerek, milleti kandırdılar. Yenikapı’da verilen sözler, İstanbul Boğazının sularına yazılmış, kayboldu gitti. FETÖ’den boşalan kadroları, kendi yandaşlarıyla dolduruyorlar. Şimdi Hükümeti tekrar uyarıyoruz, kamuda yeni bir paralel yapı var. Malum Sendika kamuda yeni bir paralel yapı oluşturuyor. Hükümet aynı hataları tekrarlamamalıdır.


 
HÂKİM VE SAVCILARA YAPILAN ZAMLAR DİĞER ADALET ÇALIŞANLARINA NEDEN VERİLMEZ?
 
Eğer bir ülkede adalet çalışanları adalet arar hale gelmişse, her ilde en büyük kamu binaları Adliye Sarayları olduysa ülkemizin hali içler acısı demektir.En büyük Adalet Sarayları bizde diye övünülür mü? Keşke en küçük binalar bizde diye övünseydik. Keşke bu ülkede hak, hukuk ve adalet var diyebilseydik.
 
Adli Yıl açılışlarında, “Hâkim ve Savcılar vicdanlarıyla cüzdanları arasında sıkışıp kaldı” deniliyor. Bugün çok şükür Hâkim ve Savcılarımızın ekonomik şartları düzeltildi. Artık vicdanları ve cüzdanları arasında sıkışıp kalmıyorlar. Peki Hâkim ve Savcıların mesai arkadaşı olan diğer Adalet Çalışanlarına neden zam yapılmıyor? Neden adalet çalışanlarının da ekonomik hakları iyileştirilmiyor. Adalet çalışanlarının ekonomik şartları düzeltilmediği gibi, havuz paraları da ellerinden alındı. Biz adalet arıyoruz. Hâkim ve Savcının şartları düzeltilirken, diğer adalet çalışanlarının da ekonomik şartları düzeltilsin istiyoruz.


 
ADALET ÇALIŞANLARININ GASP EDİLEN HAKLARI İADE EDİLSİN
 
Adalet çalışanlarının taleplerine değinen Yokuş, “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. Maddesinde düzenleme yapılarak Adalet personeli için Adli ve İdari Yargı Hizmetleri Sınıfı oluşturulmalıdır. Adalet çalışanları adli ve idari yargılanma açısından 4483 Sayılı Kanun Hükümlerine tabi tutulmadır. 2802 Sayılı Kanunun 54. Maddesinin son fıkrasıyla 2006 yılında kaldırılan, nöbet (suçüstü) ücretinin yeniden verilmesi, ücretin ödenmemesi halinde izin kullandırılması gerekir. Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile yüksek yargı organlarının tüm personeline, Hâkim ve Savcılarda olduğu gibi brüt maaşlarının %10’u tutarında yargı ödeneği ödenmelidir. Personel eksikliği giderilerek, yardımcı hizmetler, (mübaşir) kadrosundaki personel hiçbir işleme tabi tutulmaksızın genel idari hizmetler sınıfına geçirilmelidir. Adalet Bakanlığı merkez taşra teşkilatı ve yüksek yargı organlarında personelin tamamı fiilen bilgisayar kullanmaktadır. Bu nedenle zabıt kâtibi, emanet memuru, memur vb. kadroda görev yapan personele üçüncü dereceye ilerleme hakkı verilmelidir. Adalet çalışanları için fiili hizmet zammı getirilmeli ayrıca personele kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak eğitimler ile psikolojik destek verilmelidir. Adalet Bakanlığında Hakim Savcı ile memurlara aynı miktarda neden Banka Promosyonu verilmez? Neden ayrımcılık? Buna Yetkili Sendika nasıl göz yumar?” dedi.


 
HÜKÜMET VERGİLERLE VATANDAŞIN BELİNİ BÜKECEK
 

Vergiler ve enflasyona değinen Genel Başkanımız, “Hükümet, “memurumuzu enflasyona ezdirmeyeceğiz” diyor. Resmi enflasyon kadar yapılan zam, zaten “sıfır” zam demektir. Memurların tamamına yakını 6. Aydan sonra bir üst vergi dilimine giriyor. Yapılan zamlar zaten vergi dilimi ile geri alınıyor.
 
Maliye Bakanı Orta Vadeli Planı açıkladı. Asgari ücretlinin vergi dilimleri sebebiyle, Ocak ayında aldığı maaşın altına düşmeyeceği söylendi. Alkışlıyorum doğru yapılıyor. Ancak düşünün ki, bir ülkede asgari ücret olarak 1404 TL alan biri bile, yıl içinde bir üst vergi dilime giriyor. Bunun yerine neden vergi dilimlerinde bir düzenleme yapılmıyor? Neden tüm memurların vergi dilimleri yüzünden yaşadığı kayıplar telafi edilmiyor?  Böyle bir adaletsizliği kabul edemeyiz. Adalet ve hakça bölüşüm istiyoruz. Vergi dilimleriyle düşen ve enflasyon altında kalan maaşlar telafi edilmelidir. Devlet bütçe gelirlerinin %87’sini vergiler oluşturmaktadır. Bu nedenle özellikle dolaylı vergilere ek vergiler konuluyor. Aldığımız her şeyde KDV ödüyoruz. Orta vadeli programda 2018 yılı için açıklanan ek vergiler başta dar ve sabit gelirliler olmak üzere vatandaşın canını yakacaktır.
 
Başbakan geçtiğimiz günlerde “artık Devlette şaşaa olmayacak” dedi. Bu ne demek biliyor musunuz? Devletin hazinesinde para kalmadı demektir. Yazıklar olsun Devlet hazinesini tüketenlere…! 2018 tasarruf yılı diyorlar, Cumhurbaşkanlığına 38 yeni araç alınıyor. Bu nasıl tasarruf anlayışıdır?” dedi.


 
EN ZENGİN İLE EN FAKİR ARASINDAKİ FARK 7,5 KATA YÜKSELDİ
 
Yokuş, “Cumhurbaşkanı, “Devlet Obez ve hantal hale geldi” dedi. Bu Devleti bu hale kim getirdi? 15 senedir bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz. Obez ve hantal olmasının sebebi yine sizsiniz, bu durum sizin eseriniz. Şimdi niye şikâyet ediyorsunuz? Kul hakkı gözetmeden, israf ederek Devleti yönetirseniz, Devletin bu hale gelmesinden başka bir şey beklenemez. Ekonomi her gün daha kötüye gidiyor. TÜİK zengin ve fakir arasındaki rakamın her gün daha da açıldığını söylüyor. En zengin %20 ile en fakir %20 arasındaki makas 7,5 kat oldu. Orta direk denilen sınıf yok oldu. Zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu. Liyakatsizlik yüzünden ülke felakete sürükleniyor” dedi.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.