haber baslik ustu

Akşener İstanbul'daki medya mensuplarıyla buluştu

Akşener İstanbul'daki medya mensuplarıyla buluştu
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener 9 Şubat 2018 tarihinde İstanbul Four Season Hotel’de basın mensuplarıyla kahvaltılı bir toplantıda bir araya geldi. Gazete ve televizyonların yanı sıra ajansların yöneticileri de katıldı.


 
İYİ Parti Genel Sekreteri Aytun Çıray, Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Ümit Özdağ, Durmuş Yılmaz, Müsavat Dervişoğlu, Taylan Yıldız, Koray Aydın, Ahmet Ersagun Yücel, İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Vedat Yenerer toplantıda hazır bulundu.

Akşener, hükümete sert eleştirilerde bulundu. Türkiye’nin içinde bulunduğu sıkıntıları kısa bir konuşma ile anlatan Meral Akşener daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Meral Akşener, yaptığı konuşmada, "MHP'nin devamı değiliz benzeri de değiliz. AKP'nin hasmı da değiliz" dedi ve ekledi.

"Yeniden huzur güven ve kardeşlik duygusunu ortaya koyan bir partiyiz. Bizim çılgın projemiz yok. Mucize projemiz var. O da şu; Konuşan, müzakere eden, kuvvetli parlamentosu olan, tek adam yönetiminin ortadan kalktığı, demokratik denetleme sistemi olan mucize bir proje..."

Akşener, Saadet Partisi ile ilgili sorulan bir soruya da şu cevabı verdi:

"AKP ile Saadet Partisi  ittifak yapmak ister ama Saadet Partisi'nin ittifak yapacağını sanmıyorum. AKP'nin yerli ve milli tanımının içi bomboş her gün zıt şeyler söylüyor. AKP'nin propaganda gücü var. Saadet Partisi referandumda AKP'nin vicdani dengesini bozdu. Saadet hayır dediği için onlara hain PKK'lı dese de kendi tabanında inandırıcı bulunmuyor" 

Ütopyanız var mı sorusuna ise Meral Akşener şu yanıtı verdi: 

"Güçlü bir parlamenter sisteme dönmek. Geniş bir katılımla güçlü bir anayasa hazırlamak. Bütün yiyeceklere herkesin eşit mesafede olacağı bir bayram sofrası kuracağız ve Türkiye'yi bu sofraya oturtacağız. İşte ütopyamız budur."

Kanal 24'ün Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz'ın sorduğu 'ikinci tura kalınırsa HDP'yi destekleyecek misiniz' sorusuna Akşener şöyle cevap verdi:

"AKP Genel Başkanı HDP ile en derin dostluğu yapan kişi. Şimdi bir günde yerli ve milli dile döndü diğer herkes düşman oldu. Ben aday olduğumda ki adayım, RTE ikinci tura kalıyor. Bugün itibarıyla 4 adaylı bir seçim olacak. İkinci turda ise  HDP ile Erdoğan'ın anlaşacağını düşünüyorum. RTE cumhurbaşkanlığını kaybederse bir yıkıma uğracak ve dünyanın sonu gibi olacak. Bunu yoğun olarak hissettiği anda RTE herkesle anlaşır."

Afrin'deki kahraman Mehmetçik'in siyasetçilerin Türkiye'yi soktuğu çukurdan çıkartmaya çalıştığını belirten Akşener, "OHAL'in uzatılması için FETÖ ile mücadelenin sulandırıldığını görüyoruz. Rezil rüsva edilmiş bu sistemin düzeltilmesi lazım. Ülkenin tarikatların eline geçmesinin önlenmesi lazım" diye konuştu. 

İYİ Parti'nin 74 ilde teşkilatlandığını ve haftaya 4 ilin daha teşkilatlanmasının biteceğini hatırlatan Genel Başkan Akşener, "Seçime girme sıkıntımız yok. RTE sorun çıkartırsa onun da önlemini aldık" dedi. 

İşte Akşener'in açıklamaları:

(Bahçeli'nin Afrin açıklamaları hakkında)

"Saray koalisyonundan sonra ciddiyetini kaybetti. Bakın bir sorunum yok...Biliyoruz. İşin cılkı o kadar çıktı ki, konuyu hiç bilmeyen ahmakça bir basın üzerinden gidiyor. Savaş bile dememeliyiz. Abuk sabuk savaş demek lazım. Ciddi bir dilin ortadan kalktığı bir süreçteyiz. Afrin'de şehidimiz varmış, Allah rahmet eylesin.

Afrin bir zorunluluktu, Afrin'den sonra Menbiç gereği yapılmalıdır. İYİ Parti Afrin konusunda çok dikkatli bir dille gidiyor. Türkiye'yi düştüğü çukurdan çıkarmaya çalışıyor.

Kocaeli'de gençlik kollarında, Afrin için reis izin ver gidelim, gerekirse beraber gideriz denildi. Cesaret aşılayan bir durum değil. Hadi bakalım, beni de alın yanınıza dediğimizde ne yapacak bu abiler." 

(Son anketler ne gösteriyor, erken seçim olabileceği konuşuluyor. CHP'den çok oy alacağı söyleniyor, realist açıklamalar mı? Merkezden insanlar almayı partinize düşünüyor musunuz?)

"Parti binamız küçük, 12 genel başkan yardımcısı var... Normalde 15 olur partilerde. Karartma var. Rahmetli Demirel'in bir sözü var, benzin vardı da ben mi içtim? Bu arkadaşlarımızı çıkarttınız da ben mi izin vermedim? Yani yer verilmiyor...

CHP'de öğrenilmiş çaresizlik hakimdi. Bu adam ne yapar eder, kazanır düşünülüyordu. 37 ile gitti. Sayın Özdağ ve Aydın da çok il gezdi. Partimiz vs. hiçbir şeyimiz yoktu. Bizim inanmışlığımız, CHP'nin teşkilatlarını ayağa kaldırdı. Onun için de oluşturulan sinerjiye katkımız var. Türkiye'nin yüzde yüzünü kucaklayacak bir parti kurun dedi insanlar, merkez bir parti. Dolayısıyla bu hakkı teslim ettiler.  CHP'den oy gelir. AKP'nin nasıl bir kemik kitlesi varsa, CHP'nin de kemik bir kitlesi var. Normalde CHP'nin 19 oyu var. Realite bu. Batı Trakya'da, Marmara'da bu kitle bize dönüyor. Her şartta oy veririm diyen 17.7, kararsızlar eklenince yüzde 20. Şimdi Şubat için geniş saha araştırmasına gidecekler. Bir şehre gitmeden önce yapıyoruz, bir şehre gittikten sonra yapıyoruz. 

Troll işi ters tepti, 2 buçuk senedir FETÖ deniliyor... O da ters tepti. Şimdi nasıl devletsiniz? Para pul bulamadılar, yazdılar yazdılar."

(Türkiye'nin yorgun, mutsuz ve karamsar olduğunu söylediniz. İnsanlar kendini ifade edemiyorlar, içine kapanıklar var. Bunlardan biri de OHAL... Bunun kaldırılması ile ilgili nasıl bir baskı yaratacaksınız?)

"Psikolojik olarak şunu söyleyeyim. Korktuğunuz zaman korkutursunuz. 28 Şubat sürecinde de yaşadım. Ha bugün ha yarın tutuklayacaklar. Kedi gibi siniyorsunuz, sonra sağa sola saldırıyorsunuz. 2 buçuk yıldır iftiralardan başlayarak, ağır bir baskı oluştu. Darbenin başbaşkanı ilan ettiler. Komşunun kapıları çalındı, üstümüze atmaya çalıştıar. Evimizi taşlamaya çalıştılar. Artık bir noktadan sonra, 'gelin lan, buyur bilader' diyor insan bir noktadan sonra.

Müthiş sessiz bir kitle var. Öyle bir tokat atacak ki, nereye tokat atacak bunu kestirebilmiş değilim. Teyzeler kısır günlerinde fısıldayarak konuşuyor. Korku ve öfke ikiz kardeştir. Bütün veriler toplum öfkeye doğruya kayıyor. Seviyeli bir dil ve üslup gerekiyor. 

Bir ana muhalefet liderine ahlaksız, şerefsiz denilmez. Yarın Kılıçdaroğlu da o dile kayarsa... Türkiye'de sövülüyor, maliyeti yok. Bu huzurun, gülümsemenin, neşenin, mizahın geri gelmesi gerekiyor. Bizim açılışlarımız stand up gibi oluyor. İnsanlarımızın ihtiyacı var. İnsanlarımız gülmek istiyor, biz de istiyoruz."







 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.