Ankara: Milli Güvenliğimiz Uluslararası Hukuken Hakkımız

Ankara: Milli Güvenliğimiz Uluslararası Hukuken Hakkımız
ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazar gece Suriye’nin sınır bölgesindeki Amerikan askerlerini geri çekme kararı sonrasında Türkiye’ye yönelik tehditkar mesajlar paylaşması Ankara’nın tepkisine yol açtı. 
Trump’a ilk resmi tepki, Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy yaptığı yazılı açıklamada Türkiye’nin uluslararası hukuken askeri operasyon seçeneğine başvurabileceği belirtirken, ABD’nin bugüne kadar Ankara’ya verdiği sözleri tutmadığı hatırlattı. Aksoy,  “Suriye’den kaynaklanan her türlü terör tehdidine karşı milli güvenliğimizin gerektirdiği tedbirleri almak, uluslararası hukuka dayanan en temel hakkımızdır. Gelinen aşamada, ABD askeri makamlarının vaatleri yerine getirilmemiştir. Süreç içinde ABD güvenlik bürokrasisi, Fırat’ın doğusunu işgali altında tutan PYD/YPG terör örgütüyle angajmanına son vermek bir yana, bunu artırmış ve ülkemizle mevcut Müttefik ilişkisine aykırı bir yaklaşım sergilemiştir” dedi.
Aksoy açıklamasında, “DEAŞ’ın ruh ikizi olan ve ülkemiz ve insanlarımızın yanı sıra, Suriye halkına yönelik insanlığa karşı suçlarla müsemma PYD/YPG/PKK terör örgütünün palazlanmasına ve oldubittiler yaratmasına seyirci kalınamaz. Türkiye, Fırat’ın doğusunu teröristlerden temizleyerek kendi bekasını ve güvenliğini korumak, ayrıca, Suriye’nin huzur, barış ve istikrarını sağlamak amacıyla güvenli bölgeyi hayata geçirmekte kararlıdır” ifadelerini kullandı. 

Milli Savunma Bakanlığı ise, resmi Twitter hesabı aracılığıyla yaptığı ilk açıklamada “TSK vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına, 82 milyon vatandaşımızın huzur/güvenliğine yönelik tehdit/tehlike oluşturan tüm terör örgütlerine karşı asil milletimizin sevgisi, güveni ve duasından aldığı güçle ve ‘Ölürsem şehit kalırsam gazi’ anlayışıyla mücadeleye hazırdır” mesajını paylaştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel hazırlığının altı çizildi. 
Sonrasında uluslararası kamuoyundaki “siviller” endişesine mesaj niteliğinde, Türk askerini Suriyeli kız çocuğuyla birlikte gösteren bir fotoğraf ile “Bölgemizin istikrar ve huzuruna katkı sağlayarak Suriyelilerin güvenli bir yaşama kavuşabilmesi için Güvenli Bölge/Barış koridoru kurulması zaruridir. TSK, sınırlarımızda terör koridoru oluşturulmasına asla müsamaha göstermeyecektir. Harekât için tüm hazırlıklar tamamlanmıştır” mesajı paylaşıldı.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın da, CNN televizyonunun canlı yayınına telefonla katıllarak, Becky Anderson'ın sorularını yanıtladı. İbrahim Kalın, Türkiye'nin Suriye'de gerçekleştirdiği önceki askeri operasyonlar sonrasında temizlenen bölgelerin yerel yönetimlere devredildiğini ifade etti. 
Kalın, Türkiye'nin Suriye'yi işgal niyetinde olmadığını söyledi, Suriye'nin kuzeydoğusunda demografik yapıyı değiştirmeyi amaçlamadığının da altını çizdi.
CNN yayınında Kalın'a Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'in "Türkiye Suriye'deki Kürtlere saldırması halinde NATO üyeliğinin askıya alınması çağrısı yapacaklacağı yönündeki açıklaması soruldu. Kalın Graham'in sözleri için "Kendisi deneyimli bir isim. Bu sözleri hayalkırıklığı yarattı. Söyledikleri sahadaki gerçekleri yansıtmıyor. Biz Kürtlere saldırmıyoruz. Bölgede terör örgütü PKK'nın ideolojisine destek vermeyen binlerce Kürt var" dedi. 

 
 
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.