Dinleyen de isyan etti

Dinleyen de isyan etti

Adana ve Konya’da suç örgütleri hakkındaki soruşturma için Ankara mahkemelerinden dinleme kararı çıkarılması dinleme kararlarını uygulayan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın da tepkisine neden oldu. Dinleme kararının soruşturmanın sürdüğü yerdeki mahkemeden alınması ve dinleme talebinin yetkili hâkim ve savcı tarafından yapılmasını isteyen TİB’e mahkeme ‘esneklik gerekli’ yanıtı verdi.

 

Telefon dinlemelerinin merkezi olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) bile mahkemelerden alınan “uygunsuz” dinleme kararlarına isyan etti.

 

Dinleme merkezini bile çileden çıkaran dinleme istemi Adalet Başmüfettişliği’nden geldi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, örgütü yönetmek, ihalelere fesat karıştırmak” suçlamalarıyla bir gruba yönelik soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Konya’da da operasyonlar düzenlenerek bazı şüpheliler gözaltına alındı. Konya’daki şüphelilerin Adana’da adliyede yaptıkları görüşmeler sonucunda görevsizlik kararı verdirerek, dosyayı Konya’ya gönderttikleri savlandı. Bunun üzerine olaya adı karışan hâkim ve savcılar hakkında Adalet Başmüfettişliği soruşturma yapmak için Adalet Bakanı’ndan soruşturma oluru aldı.

 

Adalet Başmüfettişliği, “suçun işlendiğine ilişkin başka suretle delil elde edilemediği” gerekçesiyle, 16 kişinin telefonlarının dinlenmesi isteminde bulundu. İstemi görüşen Sincan 2. Sulh Ceza Mahkemesi, 16 kişinin dinlenmesine ve izlenmesine karar verdi. Dinleme kararını uygulayacak olan TİB ise mahkemenin kararına itiraz etti. TİB Başkanı Fethi Şimşek imzasıyla mahkemeye gönderilen itiraz dilekçesinde, dinleme kararındaki tartışmalı yönler şöyle sıralandı:

 

- Dinleme talebinde bulunan makamın Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinde yazılı soruşturma ve kovuşturmaya yetkileri bulunan cumhuriyet savcısı ve hâkim olmayıp Adalet Başmüfettişliği olduğu.

 

- Haklarında dinleme tedbiri talebinde bulunulan kişilerin halen görevde bulunan hâkim ya da cumhuriyet savcısı olup olmadıklarının bilinmediği.

 

TİB’in itiraz dilekçesinde, “Gönderilen evrakta soruşturma numarasının bulunmaması, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ismi geçmekle birlikte Konya Emniyet Müdürlüğü’nün de olaya/soruşturmaya müdahil olduğunun anlaşıldığı; buna rağmen dinlemeye ilişkin tedbir kararının Sincan Sulh Ceza Hâkimliği’nden alındığı, bu bakımdan olayın soruşturulmasının Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı ve mahkemelerinin yetki alanı içerisinde olup olmadığı yönünden de incelenerek verilen tedbir kararının CMK uyarınca itirazen düzeltilmesine karar verilmesi” istendi.

 

TİB’in itirazını görüşen Sincan 2. Sulh Ceza Mahkemesi kararında, dinleme kararlarının olayın olduğu Konya ve Adana yerine Ankara’dan alınma gerekçesi şöyle savunuldu:

 

“İtiraz edilen karara konu somut olaydaki verilere ve gelinen aşamaya göre kararın başka bir mahkemeden istenmesi soruşturmanın selameti açısından da son derece sakıncalı olduğu anlaşıldığından, tedbir kararlarındaki yetki konusunun bu şekilde esnek düzenlenmesinin işin tabiatı gereği olduğu çok daha net şekilde anlaşılmaktadır. Mahkememizin yetkisi konusundaki itirazın da yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.”

 

Kararı üst mahkeme olarak inceleyen Sincan Nöbetçi 3. Asliye Ceza Mahkemesi de TİB’in, dinleme kararını veren Sincan 2. Sulh Ceza Mahkemesi kararına yönelik itirazını reddetti.

 

(İlhan Taşçı-Cumhuriyet)
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.