Domuz gribi yayılıyor!

Domuz gribi yayılıyor!

 

Ankara'daki domuz gribi vakasında korkutan gelişme.

 

Bilkent Üniversitesi’ne bağlı ilköğretim okulunda domuz gribi virüsü bulaşanların sayısı artıyor. 1 hafta kapatılan okuldaki 500 öğrencinin durumu inceleniyor.

 

Ankara’daki 500 öğrencili Bilkent University Preparatory School (BUPS) İlköğretim Okulu’ndaki domuz gribi vakası sayısı 10’a çıktı. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, “Hastane yatışını gerektiren bir durum söz konusu değildir. Hastalığın yayılmaması için tedbir olarak bir hafta süreyle okulda eğitim ve öğretime ara verilmiştir.

 

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun Sağlık Bakanlığına tanıdığı yetki ile bu karar alınmıştır” diye konuştu. Buzgan “Domuz gribi vakası görülen okullarda bu okuldaki gibi öğretime ara verilecek mi?” sorusuna benzer uygulamaların olacağını ancak okullarda aşılama yapıldıktan sonra artık buna gerek kalmayacağını söyledi. “Bu öğrencilerin yurt dışından dönüşte havaalanında neden tespit edilemediği” sorusuna da Buzgan, hastalığın hafif seyretmekte ya da kuluçka döneminde olması halinde termal kameralarla tespitin mümkün olamadığını söyledi. “Söz konusu okuldaki 3 öğrencinin yurt dışı dönüşünde kendiliğinden iyileşmesinin nasıl mümkün olduğunun” sorulması üzerine de Buzgan, domuz gribinin her hastada hastaneye yatış gerektirmediğini, beslenmeye özen gösterilerek ve dinlenilerek hastalığın kendiliğinden geçebileceğini anlattı. “Domuz gribi, bildiğimiz mevsim gribinden daha az öldürücü, ama bugünkü salgın insanları korkutuyor, çünkü özellikle çocukları vuruyor ve devletlere ciddi mali yük getiriyor...” Bu açıklama, Stockholm’de bulunan “Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi” (ECDC) yetkililerinden geldi. ECDC Hazırlık Birimi Başkanı Denis Coulombier, “A/H1N1 virüsünden ölen hastalar elbette var, ama bu çok küçük bir oran...” dedi. Coulombier, “(Domuz gribi) virüsünden ölenlerin oranı ancak binde 02,-0,3 seviyesinde, oysa bildiğimiz mevsim gribinde bu oran binde biri buluyor” görüşünde.

 

15 gün sonra koruyor

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Çağrı Büke domuz gribi aşısı için, “Sağlıklı erişkin yaş grubunda (10-64 yaş) en iyi şartlarda aşı ile yüzde 70-90 korunma sağlanabilmektedir. 10 yaş altı, 65 yaş üstü, kronik hastalığı olanlarda, gebelerde ise aşı ile korunabilme oranı yüzde 30-40’lara düşmektedir” dedi. Aşının gribe bağlı ölümü yüzde 80 önleyebildiğini açıklayan Prof.Dr. Büke, “Şu an piyasadaki grip aşısı domuz gribi virüsüne karşı koruyucu değildir. Domuz gibi aşısına eczanelerden ulaşmak mümkün değildir. Aşı yapıldıktan sonra korumaya en erken 9-10’uncu günden, ortalama 15 günden sonra başlıyor” diye konuştu.

 

Kimlere öncelikli yapılacak?

Hamİleler, sağlık çalışanları, 6-35 aylık bebekler, itfaiye, ulaşım, elektrik ve doğalgaz hizmetleri gibi kritik alanlardaki personel, diyabet, kronik akciğer hastalığı, bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlar gibi kronik hastalık sebebiyle risk taşıyan 3-64 yaş aralığındaki kişiler, kolluk kuvvetleri, silahlı kuvvetler mensupları, 65 yaş üstü kişiler, okul öncesi, öğrenciler.

 

Domuz gribi aşısında yasaklı madde

Türk Tabipleri Birliği’nin toplantısında konuşan Prof. Dr. Akova, “ABD’de yapılan aşılarda yan etkileri olduğu için adjuvan maddesi yasak. Türkiye ve Avrupa için hazırlananlarda var” dedi.

 

Hacettepe Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilm Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, domuz gribi aşısının Türkiye’ye gelmesinin ardından hemen aşılamalara başlanması gerektiğini bildirdi. Türk Tabipleri Birliği (TTB), kış mevsiminin gelmesiyle birlikte Kuzey Yarım kürede yayılmaya başlayan Domuz Gribi (H1N1 Virüsü) ile ilgili olarak, TTB Merkez Konseyi Binası’nda basın toplantısı düzenledi. Prof. Dr. Murat Akova, H1N1 virüsünün en önemli farkının, daha önce insanlarda bir bağışıklığın olmamasından kaynaklandığını, virüsün, daha önceki virüslerden yapısının tamamen farklı olduğunu belirtti. Akaova, “Hastalık şu an hafif seyirlidir, ancak hızlı yayılma özelliği taşımaktadır. Domuz gribine bağlı ölüm oranı yüzde 7.5’lara kadar çıkmaktadır. Bu yüksek bir orandır” dedi. Akova, “Bu nedenle aşılamaya hemen başlanılmalı” dedi. “Üretilen domuz gribi aşılarındaki etken maddelerin farklı olmasının, ciddi yan etkilere neden olup olmayacağına” ilişkin soruya karşılık Murat Akova, şu bilgileri verdi:

 

Davalık madde

“Aşılar içerisinde üç önemli madde var. Bunlardan birisi, antijen denilen vücutta esas bağışıklığı sağlayacak olan virüsün parçasını içeren kısım. İkinci madde ise ABD’de olmayan ve Avrupa’da olan adjuvan denilen ve aşının bağışıklık yapma gücünü artıran maddedir. Çok uzun yıllar aşılarda alüminyum bu amaçla kullanılmıştı. ABD, buna izin vermiyor. Çünkü, bazı iddialar var, ancak bunlar bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Çok nadir olarak alerjik reaksiyonlara yol açtığı, bazı romatolojik hastalıklar gibi istenmeyen bazı yan etkilere yol açtığı öne sürülüyor. Bu nedenle de ABD’de hukuki olarak sorumlu tutulan çok sayıda dava olduğu için bu maddenin aşılara konulmasına izin verilmiyor. Üçüncü madde ise cıvalı bir bileşik. Aşının, başka mikroplarla kontamine olmasını, bulaşmasını engelleyen koruyucu bir madde. ABD’deki aşıların içerisinde bu da yok. Arka arkaya çok dozda aşı yaptığınız takdirde, vücutta birikip özellikle çocuklarda bir takım rahatsızlıklara yol açabiliyor, ancak tek doz yapımında bir sorun yok.

 

Avrupa’daki aşıların içinde adjuvan maddesi var. Türkiye’ye gelecek aşıların içerisinde büyük olasılıkla bu madde olacak. Bunun bulunmasının bir zararı var mı denilirse, bu sorunun kesin cevabı yok. Aşıyı adjuvanla birlikte yaptığınız zaman bağışıklık kazanma potansiyeli çok daha yükseliyor. Birisi yüzde 70 bağışıklık kazandırıyorsa, birlikte olduğunda bu oran yüzde 90’a çıkıyor. “

 

Aşının yan etkileri tartışılıyor

BÜYÜK bir salgını önlemek için üretilen domuz gribi aşıları başta ABD ve Avrupa ülkelerinde uygulanmaya başladı. Ancak acele bir şekilde hazırlanan ve piyasaya sürülen bu aşıların güvenilirliği büyük tartışma yarattı. Özellikle bu aşıların yol açabileceği yan etkilerin domuz gribinden daha tehlikeli olabileceğine dair yorumlar yapılıyor. Londra merkezli Doğal Sağlık Birliği uzmanlarından Dr. Robert Verkerk bu kaygıyı taşıyan isimlerden. Verkerk, “Ben hastalık daha öldürücü hale gelirse aşılama yapılmasının daha doğru olduğuna inanıyorum. Ancak bu aşamada aşının taşıdığı riskler, faydalarına ağır basıyor. Kaygılarım özellikle hamileler ve altı ay altındaki bebeklere yönelik. Çünkü aşının doğmamış ya da çok küçük bebeklere nasıl etki edeceğini bilmiyoruz. Şu aşamada H1N1 vakalarının çoğu yumuşak. Zaten aşı virüsün şu aşamadaki haline uygun olarak gelişitiriliyor. Eğer virüs değişikliğe uğrarsa aşının etkisi yetersiz kalabilir” ifadelerini kullandı.

 

Aşı ölümcül olabilir

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden Prof. Peter Collingnon da ülkesinin aşı konusunda beklemesi gerektiğini savundu. Geçen ağustos ayında da ABD Sağlık Bakanlığı’nın ülkenin önde gelen 600 nörologuna, “Yeni geliştirilmekte olan domuz gribi aşısı ölüme yol açabilecek bir sinir hastalığını tetikleyebilir” uyarısını içeren bir mektup gönderdiği ortaya çıkmıştı. Ancak aşının bir an önce uygulanmasını savunan bilim insanları da var. Avustralya Bağışıklık Araştırma Merkezi’nden Prof. Robert Booy, “Yan etkileri zaten birçok aşıda var olan bir sorun. Ancak gerçekten etkili bir yan etkisi olup olmadığını anlayabilmemiz için iki ya da üç milyon insanın aşılanmasını beklememiz gerek” dedi.

 

(Gazetevatan)

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.