Hilmi Özkök'ten tartışılan açıklamalar

Hilmi Özkök'ten tartışılan açıklamalar

 

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, bu kez de hükümetin açılımına ilişkin değerlendirmeleriyle gündemde. Milliyet gazetesi yazarı Fikret Bila’ya açıklamalarda bulunan emekli Özkök, Türkiye’nin sözde Kürt sorununa bakış açısının değişmesi gerektiğini söyledi. Terörle mücadele ederken 5 binden fazla şehit veren Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en yüksek kademesinde görev yapan Özkök, çözüm sürecinde PKK’nın siyasi kanadı olmakla suçlanan DTP’nin muhatap alınması gerektiğini savundu. Özkök şunları kaydetti:

 

DTP’yi muhatap alın

 

“Terör örgütüyle konuşulmaz. O konuda ben de aynı görüşteyim. Silahı eline alıp dağa çıkmış kişiyle konuşulmaz. Bakın harplerde bile sonunda politikacılar oturur, sürdürür. Askerler teknik konuları görüşür. Diğerlerini siviller yapar. Kanunlara karşı gelmiş, dağa çıkmış o kişiyle oturduğun zaman çok vahim bir durum olur. Ama kesinlikle PKK’nın silahlı bir örgüt olarak bu işte yer almasının çok yanlış olacağını ve meseleyi baştan tıkayacağını düşünüyorum. Dediğim gibi siyasi kanatta bu yapılıyor şimdi. DTP gelmiş meclise girmiş. Diğer partiler içersinde de o bölgenin bir sürü insanı var. Yani yöntem nasıl olur onu ben bilemiyorum.”

 

“Öcalan sürece gayriresmi olarak katılabilir” iması

 

Özkök, açılım sürecine bebek katili Öcalan’ından dahil olması gerektiği yönündeki söylemlere de tuhaf bir karşılık verdi. Özkök şu ifadelerle Öcalan’ın sürece gayri resmi şekilde dahil edilebileceğini ima etti:  “Vatandaş olarak benim bile sorumluluğum var. Resmi olarak ne terör örgütünün ne de başı olan Öcalan’ın bu sürece katılması doğru olur. Resmi olarak katılmasının süreci tıkayacağını düşünüyorum. Ama kendi kendiliğinden yaparsa yapar. Ona bir şey denilmez yani. Kendi yaparsa olur.”

 

“AB ile çözülür” açıklaması

 

Meselesinin “Avrupa Birliğine girilerek” çözüleceğini söyleyen Özkök, AB’yi de övdü. Özkök’ün konu ile ilgili görüşleri şöyle:

“Şimdi, AB’ye girmiş bir Türkiye düşünün, fert başına milli geliri 10 bini geçmiş, 15 bini bulmuş. Gününde mutlu, geleceğinden emin. Bu durumda kimse bir ayrılıkçılık amacı gütmez. Görüşler farklı olabilir. AB’yi beğenen olur, beğenmeyen olur. Ama AB bir kurallar manzumesidir. Bir hayat standardıdır. Bir sistemdir. Buraya girdiğimiz zaman fert başına milli gelir artışı, ulaşılacak refah seviyesi, yaşam kalitesi tamamen olmasa bile ayrılıkçı fikirleri yumuşatacaktır.”

 

Bu sözleri çok tartışılır

 

Konuşması, “Türkiye Cumhuriyeti’nin” adını “Anadolu Cumhuriyeti” yapmayı planlayan 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a benzetilen Özkök, şunları kaydetti: “Devlete isim verme konusunda birçok ülke kendilerine göre çözümler bulmuştur. Mesela Osmanlı demiş, Selçuklu demiş, Amerikalı demiş. Genellikle çok etnisiteli ülkeler etnik referans vermekten bazen çekinmişlerdir. Hatta tarafsız olsun diye başka uluslardan kral ödünç alanlara bile rastlamak mümkündür. Ama hepsi şöyle veya böyle bir çözüm bulmuştur. Biz de çözüm bulmalıyız.” Özkök, bu sözlerinin ardından, yanlış anlaşılmaması gerektiğini “Türkiye’nin adını değiştirmeyi teklif etmediğini” kaydetmeyi ihmal etmedi.

 

Özkök’ün açıklamalarına tepkiler

 

Açıklamaların ardından Özkök’e tepkiler de beraberinde geldi. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün “Devlete isim verme konusunda birçok ülke kendilerine göre çözümler bulmuştur. Mesela Osmanlı demiş, Amerikalı demiş. Genellikle çok etnisiteli ülkeler etnik referans vermekten bazen çekinmişlerdir” sözlerine siyasilerden tepki yağdı. CHP ve DSP’li vekiller, dış güçlerce programlanan, hükümetin Kürt açılımı girişimine destek veren Özkök’ün sözlerinin birilerinin ekmeğine yağ sürdüğünü ifade etti, “Etnisite sıfatı yakıştırması Türk milletine yapılacak en büyük ihanettir” dedi. Özkök’e gelen tepkiler şöyle:

 

TSK kendi görüşünü açıklar

 

HAKKI SÜHA OKAY (CHP Grup Başkanvekili) Bazı düzenlemeler asla değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Türk milleti kimliği bir milli kimliktir. Türk milletini bir etnisite olarak algılama tarihe ve Türk milletine yapılacak en büyük ihanettir. Türk milleti tarihin derinliklerinden gelen, 4-5 bin yıldır gelen bir isimdir. Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Avrupa’da Fransa ve Almanya da böyle. AB istedi diye açılım yapılmaz

 

GÖKHAN DURGUN (CHP Hatay Milletvekili): Şu anda Silahlı Kuvvetler üzerinde ya da silahlı kuvvetlerin görüşünü resmi olarak anlatabilme sıfatını taşımıyor. Bu konuda terörle mücadele yürüten Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mevcut sorumluluk üstlenmiş, resmi düşünceyi söyleyebilecek insanlar var. Eğer böyle bir noktada görüşülecekse askerin fikri alınacaksa, çünkü terörle mücadeleyi yürüten 30 yıldır bu konuda her türlü cefayı çekmiş olan silahlı kuvvetlerdir. TSK’nın şu andaki mevcut resmi görevlileri bu konudaki düşüncelerini açıklarlar. Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz farklı bir konudur. Bizim demokratikleşme ile ilgili atacağımız adımlar, yapılacak girişimler AB tarafından beğenilir, eksik bulunabilir ya da tam onların da kafasındaki çözümler olabilir ama bunlar farklı şeylerdir. Ama AB istedi diye birtakım açılımlar yapmak durumunda ve zorunda değiliz.

 

ATİLLA KART (CHP Konya Milletvekili): Hilmi Özkök, hükümetin bugün sürdürdüğü görüşme yöntemini bir anlamda doğruluyor. Öcalan ile resmi olarak, karşı karşıya gelmek zaten mümkün değil. Siyaseten, fiilen mümkün değil. Ama Öcalan’ın temsil ettiği görüşler ile bu hükümet fiili olarak ilişkiye geçmiş durumda.

 

Daha duyarlı olması lazım

 

HASAN MACİT (DSP İstanbul Milletvekili): Özkök’ün 66. maddeye cevabı farklı bir konuma gitmiş. Burada devlete isim verme konusundaki düşüncelerini neden koymuş? Ve ardından neden (bunları Türkiye’nin isminin değiştirilmesini teklif ettiğim sanılmasın) diyerek neden böyle bir gündem oluşturmaya çalışmış ya da düşünce ifade etmiş bilemiyorum. Türkiye’yi yöneten veya önemli mercilerde olan kişilerin konuşurken çok duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum.

Özkök hakkında İP’ten suç duyurusu

İşçi Partisi (İP), eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök hakkında suç duyurusunda bulundu. İP Genel Başkan Yardımcısı avukat Hasan Basri Özbey, suç duyurusu öncesinde, partililerle Ankara Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yaptı. “2002’de Türk Ordusu’na darbe yapıldığı ve bu darbeyle Ecevit Hükümeti’nin dağıtıldığı” iddiasında bulunan Özbey, “bunu ABD’nin planladığını” öne sürdü. Tuncay Güney’in ifadelerine dayanılarak, dönemin müsteşarı Şenkal Atasagun zamanında, 2002’de MİT’in hazırladığı ’Ergenekon’şemasının, 2003’te Genelkurmay Başkanı Özkök’e verildiğinin, MİT’in İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdiği yazıda belirtildiğini iddia eden Özbey, “Genelkurmay Başkanlığı’nca mahkemeye gönderilen yazıda ise kurum arşivinde böyle bir şema bulunamadığının bildirildiğini” kaydetti. Özbey, “Hilmi Özkök, 10 Temmuz 2003’te kendisine ’arz edilen’bu şemayı gayrı resmi olarak Türk Ordusu’na karşı tertiplerde kullanmış, sonra da götürmüştür” iddiasında bulundu. Özbey ve beraberindekilerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçede, Özkök’ün, “kamu görevini kötüye kullanmak”, “TSK aleyhinde tertiplere girişmek, görevini engellemek, birlik, hiyerarşi ve disiplinini bozmak”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı darbe yapmak” suçlarından cezalandırılması isteniyor.

(Salim Yavaşoğlu-Yeniçağ)

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.