İsrail İle Krizdeyken Suriye İle Tatbikat Yapmak

İsrail İle Krizdeyken Suriye İle Tatbikat Yapmak

Bülent Güler

 

Türkiye ile İsrail arasında yaşanan tatbikat krizinin yankıları sürerken; Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli  İstişare Konseyi Toplantısı'nın birinci ayağının yapıldığı Halep'ten gelen bir haber, Tel Aviv- Ankara hattında yaşanan gerilimin, önümüzdeki günlerde daha da tırmanacağını gösterdi.

 

Suriye Savunma Bakanı Ali Habib, Suriye ile Türkiye arasında askeri alanda işbirliğinin daha da artırılması  konusunda mutabakata varıldığını söyledi.

 

Suriye ve Türkiye'nin ilk askeri ortak tatbikatını bu yılın ilkbaharında yaptığını anımsatan Habib, '' Şimdi çok daha büyük ve çok daha kapsamlı bir askeri tatbikat yapma konusunda anlaşmaya vardık'' diye konuştu.

 

Bir süredir bahar havasının estiği Türkiye-Suriye ilişkilerinde son haftalarda tarihi adımlar atıldı.

 

İki ülke arasında imzalanan vizesiz geçiş anlaşması, Halep'te başlayan sonra da Gaziantep'te devam eden Türkiye-Suriye Stratejik İşbirliği Toplantısı'nda adeta şölene döndü.

 

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yanı sıra 10 bakan, 28 milletvekili ve çok sayıda bürokrat ile kalabalık bir gazeteci ordusuyla Suriye'ye gidildi.

 

İki ülkenin toplam 21 bakanı Halep'te bir araya geldi. "Ortak tarih, ortak kader, ortak gelecek" sloganıyla bir araya gelen Türkiye ve Suriye Dışişleri Bakanları bu tarihi anı iki ülke halkı için bayram ilan etti.

 

21 bakan daha sonra Kilis-Öncüpınar'da vizeli geçiş uygulamasının sona ermesi sebebiyle temsili sınır olarak kurulan barikatı el birliğiyle kaldırdı.

 

İşte bu bahar havasının coşkusu basın toplantısına da yansıdı ve Suriye Savunma Bakanı adeta bir gazeteci ordusunun izlediği basın toplantısında, iki ülke arasında ''daha büyük ve daha geniş kapsamlı bir ortak askeri tatbikat'' düzenleneceğini açıkladı.

 

Yakın zamana kadar terörist başına ev sahipliği yaptığı için savaşın eşiğine geldiğimiz Şam ile son yıllarda yaşadığımız bu bahar havası kuşkusuz hepimizi mutlu ediyor.

 

Şam yönetimi ile her alanda mükemmel ve dostane ilişkilere sahip olmamız bizim açımızdan hayati derecede önemli.

 

Ortak tarihe ve kültürel değerlere sahip olduğumuz Suriye'nin otarşik yapısından kurtularak dünyayla bütünleşmesine katkıda bulunmalıyız.

 

Ancak bunu yaparken bazı bölgesel dengeler ideolojik saplantılarla göz ardı ediliyor.

 

Ankara, Şam ile Tel Aviv arasında arabulucu rolüne soyunuyor.

 

İsrail, 1967-6 gün savaşıyla ele geçirdiği Suriye'ye ait toprakları hala işgali altında tutuyor.

 

İki ülke arasında, hala bir barış anlaşması imzalanmış değil.Yani, arabulucu olmak istediğimiz iki ülke, yani Suriye ile İsrail teknik olarak hala savaş halinde.

 

Biz bu iki ülkeyi barıştırmaya çalışıyoruz.

 

Oysa Türkiye, İsrail'e mesafe koyup, Suriye’ye daha yakın durarak taraf oluyor.

 

Taraf olarak nasıl hakem rolü  üstlenebilirsiniz ki…

 

İsrail'i davet ettiğiniz askeri tatbikattan son anda ideolojik takıntılardan ötürü dışlayarak ve bunu yaparken de Amerika Birleşik Devletleri'nin eleştiri oklarını  üzerinize çekerek nasıl arabulucu rolünü üstlenebilirsiniz.

 

Washington, Suriye'yi hala bir tehdit unsuru olarak görmeye devam ediyor.

 

Şam'ın, İran ile birlikte Hamas’a ve Hizbullah'a destek vermesinden tedirginlik duyuyor.

 

Böyle bir süreçte yapılması  gereken Suriye ile Batı arasında köprü rolü üstlenmektir.

 

Bunu yaparken de Batı ile Suriye arasında eşit mesafede durmak, her iki tarafın da güvenini sağlamak çok önemlidir.

 

Ankara, her ne kadar İsrail'in tatbikattan dışlanmasının siyasi bir yönü olmadığını ilan etse de bu Suriyeli dostlarımıza bile inandırıcı gelmiyor.

 

Zaten Suriye Dışişleri Bakanı Velid El Muallim, yanında Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile birlikte 11 Türk bakanın da bulunduğu basın toplantısında,  Ankara'nın kararını büyük bir sevinçle karşıladıklarını vurgulayarak, Türkiye'nin İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepkisini bir kez daha ortaya koyduğunu söylemesi bunun açık kanıtı.

 

Şam, doğal olarak Ankara'nın İsrail'i ''Anadolu Kartalı Tatbikatı'nın dışında tutmasından çok memnun.

 

İsrail ise şaşkın. Ankara ile Tel Aviv arasında yaklaşık 3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var. İsrail ile Türkiye yarım asrı aşkın süredir istihbarat paylaşımı yapılıyor. Askeri ve teknolojik işbirliği de azımsanmayacak düzeyde.

 

İsrail Başbakan Yardımcısı Silvan Shalom '' iki ülke arasındaki ilişkilerin kötüleşmesine bir anlam veremiyorum'' diyerek Tel Aviv'in şaşkınlığını net bir şekilde ortaya koyuyor.Ankara'nın tavrından ötürü  İsrail'e açıkça destek vererek tatbikattan çekilen Washington da şaşkınlığını gizlemiyor.

 

İsrail'de Gazze operasyonu sonrasında Türkiye'ye bakışın çok değiştiğini önceki yazımda vurgulamıştım.

 

Tatbikat iptali ile patlak veren yeni kriz devam ederken Suriye ile tatbikat yapılacağının ortaya çıkması bu gerilimi daha da tırmandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

 

Hemen belirteyim Suriye ile ortak askeri tatbikata kesinlikle karşı çıkmıyor aksine destekliyorum ama zamanlamasını hiç yerinde bulmuyorum.

 

Hükümet, Ermenistan ile imzaladığı  protokolle Azerbaycanlı soydaşlarımızın kafasını bir kez daha karıştırdı.

 

Alt kimlik, üst kimlik en sonunda da ''Kürt Açılımı'' diyip Avrupa Birliği'ne göz kırparak bin yıldır bir arada yaşayan yurdum insanının kafasını karıştırdı.

 

İsrail'e ortada fol yok yumurta yokken bir kez daha ''one minute'' diyip bununla eş zamanlı Suriye ile can ciğer kuzu sarması görüntüsü vererek İsraillilerin kafasını karıştırdı.

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu ay içerisinde ikinci nükleer santralini geliştirdiğini açıklayan,  füze denemeleri yapan İran'a gitmesi bekleniyor.

 

Belli ki kafalar daha çok karışacak... 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.