Star gazetesinin yayından kaldırdığı röportaj: Vatandaş AK Parti'ye 'Artık yönetemiyorsunuz' diyor

Star gazetesinin yayından kaldırdığı röportaj: Vatandaş AK Parti'ye 'Artık yönetemiyorsunuz' diyor
AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı Azmi Ekinci Star gazetesinden Fadime Özkan'a bir röportaj verdi. 

Ekinci, röportajda İstanbul secimlerinde AK Parti’nin “nerede hata yaptığını” anlattı.

Röportaj gazetenin internet sitesinden ve sosyal medya hesplarından kaldırıldı. 

“Artık kendi seçmenimizle saatlerce tartışıyoruz”

Şimdiye kadar yapılan 15 seçimin tamamında yer aldığını söyleyen Ekinci, daha önce AK Parti seçmenine gittiklerinde seçmenin adres vererek “Bize gelmeyin, filan kişiye/kişilere gidin” dediğini ama şimdi seçmenlerinin kendileriyle saatlerce tartıştığını söyledi:

Her şeyi sorguluyor. Bu bizim seçmenler konusunda geldiğimiz nokta ve üzerinde çok iyi bir şekilde durmamız gereken bir gerçek.

Esenyurt’ta muhalefeti değil AK Parti seçmenini ikna etmekle uğraştığını belirten Ekinci, AK Parti’ye yöneltilen en büyük eleştirilerin şunlar olduğunu söyledi:

Adam kayırma, rantçılık gibi negatif şeylerin yanında vatandaşın ayağına gitmeme, halktan kopukluk, marjinalleşme gibi hususlar. Sayın Cumhurbaşkanımız mesela bodrum kattaki bir eve misafir oluyor, diz çöküyor, çorbasını içiyor hemhal oluyor ama beyefendilerin ayağına kadar gittiğimiz halde zahmet edip bize kapılarını bile açmıyorlar diyorlar. Ayrıca belediye başkanı, yardımcıları ve yöneticilerinin israf ve şatafatları eleştiriliyor. Bunların etrafında dolaşan ihalecisi, müteahhidi gibi kesimlerden oluşan gruplarda ciddi bir ekonomik statü farklılığı oluşan tepki. Haliyle vatandaş da ‘Ben sana oy veriyorum, sen beni unutuyor bir kesimi zenginleştiriyor, kendine hayat kuruyorsun’ gibi konularda son derece ciddi eleştiriler var. Bizim hakikaten bundan sonraki süreçte yeni bir sayfa açıp yeni yüzlerle yeni söylemlerle alana inmemiz gerek.”

Ekinci, vatandaşın AK Parti’ye “artık yönetemiyorsunuz” demeye başladığını şu sözlerle anlattı:

Vatandaş ‘tanzimleri niye açmak zorunda kaldınız?’ diyor. Biz de “bir takım art niyetliler domates, patates, soğan üzerinden bizi terbiye etmeye çalışıyorlar. Onun için bunları açtık/açmak zorunda kaldık” dediğimizde “Neden, sizin zabıtanız yok mu, emniyetiniz yok mu, maliyeniz yok mu, niye denetlemiyorsunuz?’ diyor. 'Yapıyorlar da yetişemiyorlar' dendiğinde, O zaman “siz yönetemiyorsunuz” diyor. Artık sorular bu noktaya gelmiş.

Seçimi FETÖ ve türevleri ifsat etti”

Seçimlerde organize bir hile ve usulsüzlük olduğunu da savunan Ekinci, “Bu yapılan işlem maddi hata olabilir mi? Vatan Partisi hemen altta ya da üstte değil ki kaydırma hatası yapılsın. Aynı şey bir de seçim kurulunda veriler bilgisayara girilirken yapılıyor. Hadi mazbata yanlış dolduruldu, kaydırıldı, bilinçli bilinçsiz hepsi tamam. YSK’da da sisteme girilirken ne oluyor da hata yapılıyor. Şunu söylemeliyim; bu seçimin ifsad edeni YSK içine sızmış paralel (Fetö veya başka da olabilir) ve türevleridir. Hiçbir mazerete sığınarak bu zincirleme organize şebekesinden beriyim diyemez. Bu organize bir suçtur” dedi. 

“Kürtler ‘beka söylemi’nden rahatsız oldu”

Kürtlerin “beka” söyleminden neden rahatsızlık duyacağı sorusu üzerine, Kürtler Türkiye Cumhuriyetinin beka sorununun sebebi olarak kendilerinin görüldüğünü düşünürler” diyen Ekinci, “Daha doğrusu Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan beri beka konusunda iki tane kırmızı çizgi belirlemiştir. Birincisi İslamcılar, ikincisi Kürtler. 90 yıllık tarihte Kürtlere yönelik yapılan uygulamalar, Kürtlerin bilinçaltına kendilerinin devlet tarafından bir beka sorunu olarak görüldüğünü işlemiştir. Dolayısıyla beka sorunundan bahsedildiğinde geçmişe yönelik hafızaları canlanır olumsuz anılar gözlerinin önünde bir şerit gibi gelip geçer” ifadelerini kullandı.

AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım'ın Türkiye ortalaması temsil eden bir profil olduğunu ve Kürtleri de Karadenizliyi de rahatsız etmediğini söyleyen Ekinci, "Beka söylemi bu kadar keskin olmasaydı, Kürdistan’a gidin sözü olmasaydı Kürtler Binali Bey’e oy vereceklerdi, Esenyurt’ta da benim şahsım üzerinden AK Parti ’ye oy vereceklerdi. Fakat o sertlik engelledi bunu. Bundan sonraki süreçte çok fazla bir şey yapmaya gerek yok aslında. AK Parti'nin fabrika ayarı politikaları kendine çeker onları zaten" şeklinde konuştu:

AK Partinin bana göre iki hatası veya eksiği var. Teşkilatçı gözüyle söylüyorum. İlki şu: 14 seçim yaptık, 15. seçimi yapıyoruz, artık bu işi öğrendik, bizim için çocuk oyuncağı, gözü kapalı yaparız şeklindeki özgüven. İkincisi 24 Hazirandan sonra İstanbul’da teşkilatlarda büyük değişikliğe gidilmesi. İnsanların şahsına söylediğim hiçbir şey yok ama bu işler tecrübe ister. Tecrübesizlikten kaynaklı bu işin farkına varamama hali. Ben ilçe başkanıyken 5 seçimin sorumlusuydum. Birleştirme seçim sonuçlarını en geç pazartesi saat 2’ye kadar YSK’dan alırdım. Çünkü itiraza mahal bırakacak hiçbir şeyi sahada bırakmamış oluyorduk. Ama bu sefer öyle değil. Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe… Daha farklı acemilikler de yaşandı. İtiraz edilmesi gereken konunun farkında bile değil. Teşkilatlar bu sefer acemiydi. AK Parti’nin 25 seneden sonra İstanbul’da iktidardan düşüyor gibi görünmesi bile AK Parti tabanı için çok büyük uyarı oldu. Bunu görüyorum. Cezalandırmak isteyenler dahil İnsanlar, bu sonucu istemiyorlardı aslında.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.