Suçumuz Türk olmak, Arap olsaydık bize o zaman mı sahip çıkacaktınız?

Suçumuz Türk olmak, Arap olsaydık bize o zaman mı sahip çıkacaktınız?
Doğu Türkistan'da yaşanan sıkıntıları anlatmak amacıyla İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı bugün Doğu Türkistanlı bir grubu İl Başkanlığı'nda ağırladı. Toplantıda İYİ Parti İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar bir konuşma gerçekleştirdi. Kırkpınar konuşmasında şunlara değindi: 

''Eğer siz Suriye mültecilerine 40 milyar dolar harcıyorsanız, bugün  ekonominizin kırılgan haliyle de bunları göğüsleyebiliyorsanız, siz ekonomik büyüklüğünüzü, Çin'le olan ekonomik ilişkilerinizi keserek göstereceksiniz. Doğu Türkistan'da erkeklerin sakal bırakması, kadınların örtünmesine karıştıkları gibi çocuğunuza Türkçe, Arapça isim koymanız yasaklanmıştır, alkol kullanmak zorunluluk haline getirilmiştir. Yani sosyolojik olarak kendi yurtlarında kendi kavim ve ırklarını yok ediyorlar.Kominist Çin ajanları  tespit ettikleri isimleri belirterek zulüme uğramalarını sağlıyorlar. Doğu Türkistan'dan kaçanlar Nepal'e Kırgızıstan'a gidiyor ama  orada ülkelerin iş birliğiyle geri çağrılıp bu zulümhanelerin içine hapsediliyorlar. Yaşayan hiç bir Türk esaret altında kalmamalıdır. Zulmün karşısında çelikten bir siper İYİ Parti'dir ve Allah bizi koruduğu sürece, biz siper olmaya devam edeceğiz.  '' 


 


''DOĞU TÜRKİSTAN'IN SINIRI MI UZAK YOKSA VİCDANINIZ DOĞU TÜRKİSTAN'DAN MI UZAK?''

Doğu Türkistan'dan 2015 yılında Türkiye'ye gelmiş ve orada yaşanan sorunları anlatmak amacıyla yürüş gerçekleştirmiş isimlerden biri olan Erşidin Erkin '' Türkiye Cumhuriyeti'ne teşekkür ediyorum her zaman bize kapınızı açtınız. Bizler Doğu Türkistan'da ben Türk'üm, ben müslümanım diyemiyoruz. 1933 yılında Doğu Türkistan'da 13 milyon nüfus vardı Türkiye'de ise 14 milyon.. Şimdi baktığımızda Türkiye'de  80 milyon nüfus varken Doğu Türkistan'da 25 milyon nüfus var.. Bizleri tek tek katlediyorlar. Türk olmanın müslüman olmanın bedelini kan ile ödedik ve ödemeye devam ediyoruz. Türklerde bir söz vardır ''Ölmek var, dönmek yok'' diye. Biz dönmeyi değil ölümü seçtik'' dedi.  Sözlerine ''Doğu Türkistan'da her bir aileye Çinli bir ajan yerleştiriyorlar, bu ajan onlara tecavüz ediyor, şiddet uyguluyor, hapse atıyor, zorla Çinlilerle evlendiriyor. Bunlara engel olamadık.İstanbul'dan Ankara'ya yürüyüş yaptık. Amacımız Doğu Türkistan'daki kan kardeşlerimizin sesini duyurmaktı.Burada sesimiz yüksek çıkıyor. Yapılan işkenceleri senelerce anlatsam bitiremem. Müslüman derseniz bizler de müslümanız Türk derseniz bizler de Türk'üz, hiçbir zaman özümüzden vazgeçmedik. Türkiye'ye bizim için savaşın , bize parasal yardımda bulunun diye gelmedik. Sadece Doğu Türkistan'da yaşayan kan kardeşlerimiz, din kardeşlerimizin sesini duyun diye geldilk. Suçumuz Türk olmak Arap olsaydık bize o zaman mı sahip çıkacaktınız ? Doğu Türkistan'ın sınırı mı uzak yoksa vicdanınız Doğu Türkistan'dan mı uzak ? Ben bir yola çıktım sesimi duyarana kadar vazgeçmeyeceğim.  Doğu Türkistan meselesi sadece İYİ Parti'nin , Alperen Ocakları'nın, sivil toplum kuruluşlarının meselesi değil, bu Türk'lük meselesi, insanlık meselesidir. '' diye devam eden Erkin Türkiye'den seslerini duyurmak için yardım istediklerini belirtti. 



''BİR AN ÖNCE DUR DEMELİYİZ''

Yürüyüşü gerçekleştiren bir diğer isim olan Ali Zülfikar yaşanan sorunlara değinerek, bu duruma bir an önce son verilmesi gerektiğini vurguladı. Zülfikar ''Şu an Doğu Türkistan'da büyük bir zulüm var, katliam var.Çin nazi kampları dediğimiz yerlerde milyonlarca vatandaşımız işkencelere maruz kalıyor, ölümlerini bekliyorlar. Biz de vicdan sahibi olarak evlerimizde duramadık, yola çıktık. Doğu Türkistan'da yüzbinlerce kardeşimiz ölüyor. Kamplarda hastalık başladı, her gün onlarca şehit veriyoruz ve cenazeler bile ailelerine teslim edilmiyor. Her an tutuklanma korkusuyla yaşadığınızı hayal edin, korkunç bir durum. Bu gidişle 10 sene sonra Doğu Türkistan diye bir yer kalmayacak. ''Kardeşlerimiz nerede'' dediğiniz zaman iş işten geçmiş olacak. Bir an önce bu duruma dur demeliyiz'' diye konuştu.  


 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.