Suriye İç Savaşında Emperyalist Oyunlar: Son Yüz Yılın Komploları

Suriye İç Savaşında Emperyalist Oyunlar: Son Yüz Yılın Komploları
Suriye’de yaşanan iç savaş ve iç savaşın neden olduğu göç olayını sağlıklı analiz edebilmek için öncelikle iç savaş nedenlerini bilmek gerekiyor.

www.globalresearch.ca yazarlarından Felicity Arbuthnot’un 7 Şubat 2012 tarihli yazısında; İngiltere Savunma Bakanı’na ait olduğu öne sürülen notlarda 1957 yılında İngiltere Başbakanı Harold MacMillan ve Amerikan Başkanı Eisenhower’ın, Suriye’yi işgali konuştukları ifade ediliyordu.
 
Konuşulan bu işgal, bir CIA-MI6 operasyonu olacak, Suriye’ye komşu devletler tarafından yapılacak bir askeri müdahale için de, Suriye tarafından yapıldığı öne sürülen sınır ihlalleri, gerekçe olarak gösterilecekti.
 
Ancak 1957 yılında İngiltere Başbakanı Harold MacMillan ile Amerikan Başkanı Eisenhower arasında konuşulan Suriye’yi işgal planı uygulamaya konulmadı.
 
Suriye’nin işgalinin konuşulduğu 1957 yılından 46 yıl sonra…
 
ABD’nin 20 Mart 2003 tarihinde Irak’a müdahalesi sonrasında, ABD’nin güvenlikten sorumlu danışmanı (eski Dışişleri Bakanı) Condoleezza Rice’ın 7.8.2003 tarihli Washington Post gazetesinde “Transforming The Middle East”(Ortadoğu’yu Dönüştürmek.) başlıklı yazısı yayınlandı.
 
Condoleezza Rice’ın bu makalesi,  analistler tarafından, Ortadoğu’da Türkiye’de dahil 22 ülkenin sınırlarının değiştirileceği şeklinde yorumlandı.
 
Anlaşılan, 1957 yılında konuşulmuş olan Suriye’yi işgal planı, kapsamı çok daha genişletilmiş bir coğrafyayı hedef alacak şekilde revize edilmişti.
 
Genişletilmiş bu coğrafya, Ortadoğu’nun tamamı olacak, 1957 tarihli Suriye’yi işgal planının revize edilmiş adı ise Büyük Ortadoğu Projesi olacaktı!
 
BOP’un Suriye iç savaşı ile ilgili operasyonuna geçmeden, bu operasyona zemin hazırladığını değerlendirdiğim batılı sosyal bilimciler tarafından da çokça konuşulan, Göç Mühendisliği kavramı üzerinde duralım.
 
1994 yılında Küba ile Amerika arasında yaşanan göç krizi 1994 ve 2004 yılları arasında 230.000 Kübalının Amerika’ya göç etmesiyle sonlandı [1].
 
Bu süreç, göç ve etkilerini belirlemek amacıyla sosyal bilimciler tarafından analiz edildi ve zorla göç ettirilen topluluğun, bir asimetrik silah olabileceği ve bunun da Göç Mühendisliğinin potansiyel gücü olduğu ifade edildi [2].
 
Göç Mühendisliği kavramının ilerleyen yıllarda, belli ki yapılmış olan süreç optimizasyon çalışması ile Stratejik Göç Mühendisliği olarak konuşulmaya başlandığını görüyoruz.


(http://belfercenter.ksg.harvard.edu/publication/25933/weapons_of_mass_migration.html)
 
Stratejik Göç Mühendisliğini konu alan yukarıdaki görselde, Coerced Emigration(Zorla Göç) başlığı altında sıralanan hususlar aşağıdaki gibidir.
 
  • Terörizm, İç Savaş
  • Ulusal Süreksizlik
  • Ekonomik Nedenler
  • Dini Baskı
  • Çevresel Baskı
  • Evsizlik
  • Açlık
  • Ölüm
 
Görseldeki anlatıma göre yukarıda sıralanan nedenler yaratılarak insan topluluklarının göçe zorlanmaları hedefleniyor. Yine görseldeki anlatımla bu durumu, hedeflenenin 1.fazı olarak ifade etmek mümkün.
 
2.faz olarak ise göç eden insanların göçtükleri yerlerde yaşayacakları sorunlar Coerced Emigration(Göç Edilen Yerin Zorlukları) başlığı altında Türkçeleştirilmiş haliyle aşağıdaki gibi öngörülmüş.
 
  • Ekonomik Nedenler
  • Kültürel Tepki
  • Irkçılık
  • Dini Baskı
  • Terörizm, İç Savaş
  • Çevresel Baskı
  • Ulusal Süreksizlik
  • Evsizlik
  • Açlık
  • Ölüm
 
Anlaşılacağı üzere Kültürel Tepki ve Irkçılık hariç diğer zorluklar 1.fazda sıralanan hususlarla birebir aynı.
 
Yani bir taşla iki kuş misali tam bir mühendislik çalışması.
Hemen hemen aynı nedenlerle göç eden topluluklar göçe zorlandıkları gibi göç ettikleri yerlerde aynı sorunlarla karşılaşıyor olacaklar.
 
“Savaş silahı olarak göç” ürününün yaratıcısı Stratejik Göç Mühendisliğinin, nasıl sahnelendiğini konu alan bir sonraki yazımızda buluşmak üzere…
 
 
[1] http://www.cubamilitar.org/wiki/Crisis_de_los_balseros_de_1994
[2] https://onlinelibrary.wiley.com/doi/abs/10.1111/1468-2435.00205
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.