Türkiye 'Yeni Cihatçı Tehdit'le Karşı Karşıya Kalabilir

Türkiye 'Yeni Cihatçı Tehdit'le Karşı Karşıya Kalabilir

Binlerce cihatçı, Suriye hükümet güçlerinin ülkede isyancıların elinde kalan son bölge olan İdlib’i abluka altına almaya hazırlandığı bu dönemde Türkiye’ye doğru yöneldi. Uzmanlar, Şam hükümetinin Suriye’nin tamamının kontrolunu ele geçirmeye kararlı olduğu bu ortamda Türkiye’nin sadece mültecilerin değil, ülke güvenliği için ciddi tehdit anlamına gelen köktendinci savaşçıların da akınına uğramasının an meselesi olduğu uyarısında bulunuyor.
Suriye hükümet güçlerinin adım adım ele geçirmeye hazırlandığı İdlib’de, yarısından fazlasının ülkenin başka bölgelerindeki çatışmalardan kaçan üç milyon Suriyeli’nin bulunduğu tahmin ediliyor.

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le bir araya geldi.  Görüşmeden sonra Esat güçleri, son saldırılarının ardından ateşkes ilan etti, fakat bölgeden gelen haberlere, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’i İdlib’de çatışmaları tamamen sona erdirmeye ikna edemediği tahmin ediliyor. 

Türk güçleri, geçtiğimiz hafta Suriye-Türkiye sınırında Suriyeliler’in protestolarını engellemek için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanmıştı. Çok sayıda protestocu Erdoğan karşıtı sloganlar atmış, Erdoğan’ın resminin olduğu posterleri yakmıştı.

Uzmanlar, Türkiye’ye yönelik öfkenin sadece protestocularla sınırlı kalmadığını söylüyor. Emekli General Haldun Solmaztürk, bu konuda, “Türk hükümeti son yedi yıldır Suriyeli isyancıları destekliyor. Ancak isyancılar ihanete uğradıkları hissine kapılmaya başladı. Türk hükümetinin kendilerini yeniden desteklemesini sağlamak için teröre başvuracaklar. Bombalı saldırılar, intihar saldırıları ya da başka terör eylemleri düzenleyebilirler” dedi. 

Büyük kentlerinde üç buçuk milyondan fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’de cihatçıların izini sürmek, son derece zor. Ankara’daki araştırma kuruluşu 21’inci Yüzyıl Enstitüsü strateji kurulu üyesi emekli General Haldun Solmaztürk, Türkiye’deki cihatçıların yerini belirlemenin zaten zor olduğunu, bunun giderek daha çok zorlaşacağını kaydediyor. Solmaztürk, “Ana mesele, cihatçıların içinde bulundukları ortam. Bu radikal unsurlar, Türkiye’deki Suriyeli nüfusunun arasına kolaylıkla karışabilir. Türkiye’deki bazı bölgelerde Suriye vatandaşları, nüfusun çoğunluğunu oluşturuyor,” diyor.

Adının açıklanmasını istemeyen güvenlikten sorumlu Batılı bir diplomat, İdlib kaynaklı toplu göçün oluşturduğu cihatçı tehdidin Türkiye’yle sınırlı kalmayacağını iddia etti. İdlib’de bulunan bazı cihatçıların Avrupa ülkelerinin vatandaşları olduğuna inanılıyor. Haldun Solmaztürk, mültecileri barındırmak için İdlib’de tampon bölge oluşturma önerisi getirdi. Uzman, bunun, güvenlik güçlerine Suriyeli mültecilerin işlemlerini tamamlamaları için zaman kazandıracağını söyledi.

Ancak uzmanlar, Putin’in, Türkiye’nin Suriye’de herhangi bir tampon bölge ya da güvenli bölge oluşturma konusunda Şam Hükümeti’yle doğrudan müzakere etmesi konusunda ısrarcı olduğunu hatırlatıyor. Türkiye, iç savaşın başlaması üzerine Suriye’yle diplomatik ilişkileri kesmişti.

Öte yandan Türk güvenlik güçleri, Türkiye içindeki mevcut IŞİD tehdidiyle mücadeleye devam ediyor. Güvenlik güçleri içindeki bir kaynağa göre büyük bir terör saldırısı, saldırı girişiminde bulunulmasına sadece birkaç saat kala önlendi.
Uzmanlara göre ayrıca daha önceki saldırıların ekonomik bedelini halen ödemeye devam eden Türkiye açısından yeni bir terör dalgasının doğuracağı mali sonuçlar son derece ciddi olabilir.

Uzmanlara göre Suriyeliler’in Türkiye sınırına yığılmaya başlaması ve Şam güçlerinin İdlib operasyonunu başlatma beklentisi, Türkiye açısından zamanın daraldığının göstergesi.

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.