Üniversiteliler Ekonomik ve Siyasi Durumdan Memnun Değil

Üniversiteliler Ekonomik ve Siyasi Durumdan Memnun Değil

Haberiniz.com- Türk Eğitim-Sen’in, üniversite öğrencilerinin sosyo-ekonomik yapısı, toplumsal ve siyasal konulara yaklaşımları, eğitimden beklentileri, sosyal ilişki kurma becerileri ve geleceğe bakışları üzerine gerçekleştirdiği anket çalışması, üniversitelilerin mutsuz ve umutsuz olduğunu gösterdi.

 

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hanefi Bostan’ın verdiği bilgilere göre, Marmara, Gazi, Dokuz Eylül, Karadeniz Teknik, Atatürk ve Gaziantep Üniversiteleri olmak üzere toplam 6 üniversitede 953 üniversite öğrencisi üzerinde uygulanan ankete katılanların yüzde 59,7’si kadın, yüzde 40,3’ü erkek.

 

Bostan’ın verdiği bilgiler şöyle:

 

Katılımcıların okudukları Fakültelere göre dağılıma baktığımızda en fazla oranın yüzde 29,1 ile Fen-Edebiyat Fakültesi/ İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültelerinde okuyan öğrenciler olduğu, bu oranı yüzde 22,7 ile İktisadi İdari Bilimler Fakültesi/ Siyasal Bilgiler Fakültelerinde okuyanların izlediği görülmektedir. Bu oranları yüzde 21 ile Eğitim Fakültelerinde, yüzde 9,6 ile Mühendislik-Mimarlık Fakültelerinde okuyan öğrenciler takip etmektedir. Ankete katılanların yüzde 17.5’i ise diğer seçeneğini işaretlemiştir. Yüzde 17,5 oranında diğer seçeneğini işaretleyenlerin ise, yüzde 33,1’i Meslek Yüksekokullarında, yüzde 27,8’inin de İlahiyat Fakültelerinde okudukları görülmektedir.

 

Yaş grupları açısından dağılıma baktığımızda orta genç diyebileceğimiz 20-24 yaş arasının yüzde 72,6 ile ağırlıkta olduğunu görmekteyiz. Ankete katılanların yüzde 21,6’sı 15-19 yaş grubu, yüzde 5,2’si 25-29 yaş grubu, yüzde 0,5’i de 30-34 yaş grubu arasındadır.

 

Ankete katılan öğrencilere kendi ailelerini hangi gelir grubuna ait gördükleri sorulduğunda ortaya şu şekilde bir dağılım çıkmaktadır: Ankete katılanların; yüzde 52,9’u kendi ailelerinin orta-orta gelir grubunda, yüzde 12,1’i alt-orta gelir grubunda, yüzde 10,6’sı orta-üst gelir grubunda, yüzde 10,5’i orta-alt gelir grubunda, yüzde 5,5’i üst-orta gelir grubunda, yüzde 5,1’i alt-alt gelir grubunda, yüzde 1,6’sı alt-üst gelir grubunda ve sadece yüzde 1’i ailelerinin üst-üst gelir grubunda olduklarını belirtmişlerdir. Dağılıma bakıldığında öğrencilerin ailelerinin yüzde 74’ünün orta gelir grubunda yer aldıkları görülmektedir.

 

Ankete katılan öğrencilerin ailelerinin aylık ortalama gelirlerini gösteren dağılıma bakıldığında; yüzde 1.1’i 250 TL’den az, yüzde 8.2’si 251-500 TL, yüzde 15.6’sı 501-750 TL, yüzde 22,1’i 751–1.000 TL, yüzde 6.2’si 1.001-1.250 TL, yüzde 17,8’i 1.251–1.500 TL, yüzde 1.6’sı 1.501-1.750 TL, yüzde 13.3’ü 1.751-2.000 TL, yüzde 13’ü de 2000 TL ve üzerinde ailesinin ortalama geliri olduğunu belirtmiştir.

 

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 63,5’İ KREDİ YA DA BURS ALIYOR

 

Ankete katılan öğrencilerin büyük çoğunluğu öğrenim kredisi ya da burs almaktadır. Ankete katılan öğrencilerden üniversite öğrenimleri süresince herhangi bir kuruluştan öğrenim kredisi ve/veya burs aldıklarını belirtenlerin oranı yüzde 63,5 iken; herhangi bir kuruluştan öğrenim kredisi ve/veya burs almadıklarını belirtenlerin oranının ise yüzde 36,5 olduğu gözlenmektedir.

 

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 77,1’İ ÖĞRENİM KREDİSİ ALIYOR

 

Öğrencilerin üniversite öğrenimleri süresince öğrenim kredisi ve/ veya burs aldıkları kurum/kuruluşların dağılımına bakıldığında; öğrencilerin yüzde 77,1’i Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumundan öğrenim kredisi aldığını, yüzde 13,7’si Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonundan burs aldığını, yüzde 4,5’i çeşitli vakıflardan burs aldığını, yüzde 2’si üniversitelerin vermiş olduğu burs hizmetinden faydalandığını, yüzde 1.5’i de özel şirketlerden burs aldığını belirtmişlerdir.

 

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 23,8’İ AYLIK 151-250 TL İLE GEÇİNİYOR

 

Ankete katılan öğrencilerin yüzde 0,9’u 50 TL’den az, yüzde 9,3’ü 51-150 TL, yüzde 23,8’i 151-250 TL, yüzde 23,4’ü 251-350 TL, yüzde 15,1’i 351-450 TL, yüzde 12’si 451-550 TL, yüzde 15’i de 551 TL ve üzerinde aylık ortalama harcama miktarları olduğunu belirtmişlerdir.

 

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 10,1’İ GELİR GETİRİCİ BİR İŞTE ÇALIŞIYOR

 

Çalışmaya katılan öğrencilerden üniversite öğrenimleri süresince gelir getirici bir işte çalışanların oranı yüzde 10,1 iken; gelir getirici bir işte çalışmadıklarını belirtenlerin oranı yüzde 89,9 olarak gözlenmiştir.

 

Öğrencilerin üniversite öğrenimleri süresince çalıştıkları iş türlerini gösteren dağılıma baktığımızda; ilk sırada yüzde 23,4 oranı ile özel ders vererek ek gelir elde ettiklerini belirtenler yer almaktadır. Bu oranı, yüzde 17 ile satış/pazarlama, yüzde 10,6 ile fuar ya da tanıtım organizasyonları, yüzde 8,5 ile anketörlük, yine yüzde 8.5 ile reklam işlerinde çalıştıklarını söyleyenler izlemektedir. Bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı yüzde 31,9’dur. Diğer seçeneğini işaretleyenlerin ise yüzde 25’i kamu sektöründe, yüzde 16,7’si otel görevlisi olarak çalıştıklarını belirtmişlerdir.

 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN YÜZDE 33’Ü ARKADAŞLARI İLE KİRADA, YÜZDE 17,1’İ DEVLET YURDUNDA, YÜZDE 10,2’Sİ DE ÖZEL YURTTA KALIYOR

 

Öğrencilerin yüzde 33.4’ü üniversite öğrenimi sırasında ailesinin yanında kaldığını, yüzde 33’ü arkadaşları ile birlikte kirada kaldığını, yüzde 17.1’i devlet yurdunda kaldığını, yüzde 10.2’si özel yurtta kaldığını, yüzde 1.9’u da tek başına kirada kaldığını söylemiştir. Bu soruya diğer cevabını verenlerin oranı yüzde 4.3’tür. Yüzde 4,3 oranında diğer seçeneğini işaretleyenlerin ise yüzde 80 gibi büyük bir oranı üniversitelerin yurtlarında kaldıklarını ifade etmişlerdir.

 

ÖĞRENCİLERİN ÖĞRENİM GÖRDÜKLERİ ÜNİVERSİTEDE OKUDUKLARI BÖLÜMLERİ TERCİH NEDENİ: ÜNİVERSİTENİN EĞİTİM KALİTESİ

 

Öğrencilere öğrenim gördükleri üniversitelerde okudukları bölümleri tercih nedenini de sorduk. Buna göre ankete katılanların yüzde 31.6’sı tercih ettiği üniversitenin eğitim kalitesi olduğunu belirtirken; yüzde 21.4’ü mezunların kolay iş bulması, yüzde 10.6’sı ailesinin isteği, yüzde 8.4’ü oturulan şehre yakınlık, yüzde 4.3’ü de oturulan eve yakınlık cevabını vermiştir. Bu soruya diğer cevabını verenlerin oranı yüzde 23.6’dır. Diğer seçeneğini işaretleyenlerin yüzde 33.1’i kendi ideali olduğu için, yüzde 28’i de mecburiyetten okuduğu bölümü tercih ettiğini belirtmiştir.

 

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 68,2’İ AÇIK OTURUM/KONFERANS VE PANELLERE KATILIYOR

 

Ankete katılan öğrencilerden yüzde 68,2’si açık oturum/konferans ve panellere katılabildiklerini belirtirken; yüzde 31,8’i açık oturum/konferans ve panellere katılamadıklarını ifade etmişlerdir. Üniversite öğrencilerinin katıldıkları açık oturum/konferans ve panellerin konularına göre oluşan dağılıma bakıldığında; öğrencilerin yüzde 34’ü ekonomi, yine yüzde 34’ü iç ve dış politika, yüzde 15,2’si güzel sanatlar, yüzde 3,3’ü iç ve dış güvenlik konularında organize edilen açık oturum/konferans ve panellere katıldıklarını belirtmişlerdir. Bu soruya yüzde 13,5 oranında diğer seçeneğini işaretleyenlerin ise; yüzde 39,1’inin tarih, yüzde 14,5’inin felsefe, yüzde 8,7’sinin kişisel gelişim konularında düzenlenen açık oturum/konferans ve panellere katıldıkları gözlenmiştir.

 

ÖĞRENCİLER ARAŞTIRMA/DÖNEM ÖDEVİ HAZIRLARKEN EN ÇOK İNTERNETTEN FAYDALANIYOR

 

Üniversite öğrencileri araştırma/dönem ödevi hazırlamada en çok nereden faydalanıyorlar? Bu soruya öğrencilerin yüzde 56,6’sı araştırma ya da ödevlerini internetten faydalanarak hazırladıkları cevabını vermiştir. Bu oranı yüzde 33,3 ile okul kütüphanelerinden yararlanarak hazırladıklarını belirtenler takip etmektedir. Araştırma/dönem ödevi hazırlamada halk kütüphanelerinden faydalandıklarını belirtenlerin oranı yüzde 7, kişisel kütüphanelerinden faydalandıklarını belirtenlerin oranı ise sadece yüzde 2,3 olarak gözlenmiştir.

 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN EN ÇOK İZLEDİKLERİ KÜLTÜR/SANAT ETKİNLİĞİ YÜZDE 76,8 İLE SİNEMA

 

Ankete katılan üniversite öğrencilerine en çok izledikleri kültür/sanat etkinliği sorulduğunda; ilk sırada çok yüksek bir oran ile yüzde 76,8 ile sinemaya gittiklerini belirtenler yer almaktadır. Tiyatro etkinliklerini takip edenlerin oranı yüzde 9,8, konser etkinliklerini takip edenlerin oranı yüzde 8,2, sergi etkinliklerini takip edenlerin oranı yüzde 3,6, opera-bale etkinliklerini takip edenlerin oranı ise yüzde 1,2 olarak gözlenmiştir.

 

ANKETE KATILAN ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 84,5’İ TÜRKİYE’NİN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK VE SİYASİ DURUMDAN MEMNUN DEĞİL

 

Üniversite öğrencilerine yönelik uyguladığımız anket çalışmasında öğrencilerin toplumsal ve siyasal konulara yaklaşımlarını da ele aldık. Buna göre çalışmaya katılan üniversite öğrencilerine ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi durumundan memnuniyetleri sorulduğunda; öğrencilerin çok büyük bir oranı, yüzde 84,5’i memnun olmadıklarını ifade ederken, yüzde 15,5’i memnun olduklarını belirtmişlerdir.

 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN YÜZDE 43,4’Ü TÜRKİYE’NİN AB’YE KATILMASI, YÜZDE 56,6’SI TÜRKİYE’NİN AB’YE KATILMAMASI GEREKTİĞİNİ İFADE EDİYOR

 

Ankete katılan üniversite öğrencilerine “Türkiye Avrupa Birliğine üye olmalı mı?” sorusunu da yönelttik. Buna göre öğrencilerin yüzde 56,6’sı Türkiye’nin AB’ye katılmaması gerektiğini söylerken, yüzde 43,4’ü Türkiye’nin AB’ye katılması gerektiğini belirtmiştir.

 

TÜRKİYE’NİN AB’YE ÜYE OLMASINI İSTEYENLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU EKONOMİMİZİN GÜÇLÜ OLACAĞINI DÜŞÜNÜYOR

 

Türkiye’nin AB’ye üye olmasını destekleyen öğrencilere bunun nedenlerini sorduk. Türkiye’nin AB’ye üye olması durumunda öğrencilerin yüzde 47,1’i ekonomimizin güçlü olacağını ve kişi başına düşen milli gelirin artacağını, yüzde 24,7’si kişisel hak ve özgürlüklerin alanının genişleyeceğini, yüzde 10,7’si Avrupa ülkelerine vizesiz gidileceğini, yüzde 9’u demokrasinin tüm kurum ve kuruluşlarda işletileceğini, yüzde 6,7’si daha iyi koşullarda eğitim verileceğini düşünmektedir. Tablodan da anlaşılacağı üzere öğrencilerin Türkiye’nin AB’ye üye olmasından beklentileri ile Türkiye genelinin bu kuruluşa üyelikten beklentileri birbiriyle örtüşmektedir.

 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İMF VE DÜNYA BANKASI GİBİ KURULUŞLARA SOĞUK BAKIYOR

 

Çalışmaya katılan öğrencilere IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların Türkiye’ye ekonomik yardımları konusundaki düşünceleri de soruldu. Buna göre öğrencilerin yüzde 50,1’i İMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların Türkiye’ye ekonomik yardımlarıyla birlikte, siyasi ve ekonomik müdahalede bulundukları görüşünü belirtmektedirler. Öğrencilerin yüzde 42,8’i de bu kuruluşların Türkiye’yi yoksullaştırıp kendilerine bağımlı hale getirdikleri düşüncesindedir. Ankete katılan öğrencilerin yüzde 6,7’si ise İMF ve Dünya Bankası’nın Türkiye’ye ekonomik ilişkiler çerçevesinde yardım ettikleri görüşünü ifade etmektedir. Dolayısıyla, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşların Türkiye’ye uyguladıkları ekonomik politikaların sonucunda öğrenciler üzerindeki imajlarının olumsuz yönde seyrettiği görülmektedir.

 

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 87,1’İ TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZ HAREKET EDEMEDİĞİNE İNANIYOR

 

Araştırmaya katılan öğrencilere “Türkiye kendisini ilgilendiren siyasi, sosyal ve ekonomik konularda bağımsız olarak hareket edebiliyor mu?” sorusunu yönelttik. Buna göre ankete katılanların; yüzde 87,1’i Türkiye’nin bağımsız hareket edemediğini, yüzde 12,9’u Türkiye’nin bağımsız hareket edebildiğini ifade etmektedir.

 

ANKETE KATILAN ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 69,6’SI TÜRKİYE’NİN SİYASİ, SOSYAL VE EKONOMİK KONULARDA KARAR ALMASINI SAĞLAYAN EN ETKİLİ ÜLKENİN ABD OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

 

Çalışmaya katılan üniversite öğrencilerine “Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik konularda karar almasını sağlayan en etkili ülke/kuruluş hangisidir?” sorusu da yöneltildi. Buna göre; Türkiye’nin siyasi, sosyal ve ekonomik konularda karar almasını sağlayan en etkili ülke’nin ABD olduğu görüşünü belirtenlerin oranı yüzde 69,6, Avrupa Birliği olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 16,6, uluslararası örgütler etkilidir görüşünü ifade edenlerin oranı yüzde 7,1, çok uluslu şirketler olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 6 olarak gözlenmiştir.

 

ANKETE KATILAN ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 37,3’Ü TÜRK CUMHURİYETLERİ İLE BİR ÖRGÜTLENME İÇİNDE YER ALMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYOR

 

Türkiye’nin üyesi olması istenilen uluslararası örgütler hangileridir? Ankete katılan üniversite öğrencilerinin yüzde 37,3’ü Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleri ile birlikte bir örgütlenme içinde yer alması gerektiğini söylerken; yüzde 28,1’i Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olması, yüzde 22,1’i Türkiye’nin hiçbir uluslararası örgütlenme içinde yer almaması, yüzde 11,1’i İslam ülkeleri ile yüzde 0,3’ü de Balkan ülkeleri ile birlikte uluslararası örgütlenme içinde yer alması gerektiğini söyledi.

 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ SİYASETE SICAK BAKMIYOR

 

Araştırmaya katılan üniversite öğrencileri, “mevcut şartlarda, siyasi bir yapılanmada politika yapmayı düşünür müsünüz?” sorusuna yüzde 56,5’i hayır, yüzde 24,2’si evet, yüzde 19,2’si kararsızım şeklinde cevaplar vermişlerdir. Üniversite gençliğinin şu anki şartlarda siyasi bir yapılanmada politika yapmayı düşünmedikleri ortaya çıkmaktadır.

 

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ SİYASİLERİ DÜRÜST BULMUYOR

 

Üniversite öğrencilerine mevcut şartlarda, siyasi bir yapılanmada politika yapmayı neden düşünmedikleri sorusu sorulduğunda; öğrencilerin yüzde 28,6’sı siyasileri dürüst bulmadıklarını, yüzde 27,2’si siyasilerin tutum ve davranışlarının kişileri siyasetten soğuttuğunu, yüzde 21,7’si siyasetin belli kişilerin, grupların tekelinde olduğunu, yüzde 13,7’si Türkiye’de bir genç olarak siyaset yapmanın çok zor olduğunu, yüzde 6,4’ü siyasetin bu ülke için önemini bildiğini ancak siyaset yapmaktan korktuklarını belirtmektedirler. Bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı yüzde 2.4’tür.

 

Anketin sonuçlarından da görüleceği üzere Türkiye’de üniversite öğrencileri ekonomik yönden zor şartlar altında okumakta, kredi ya da burs alarak geçimlerini sağlamaktadır. Üniversite öğrencilerinin toplumsal ve siyasal konulara yaklaşımları ise umut verici değildir. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi durumdan memnun olmayan öğrenciler, IMF ve Dünya Bankası gibi kuruluşlara soğuk bakmaktadır. Öğrenciler siyasileri dürüst bulmadıkları gibi, siyasete karşı da mesafelidir. Üniversite öğrencilerine yönelik yaptığımız bu çalışma, Türkiye’de üniversite gençliğinin fotoğrafını ortaya koymaktadır. Ülkeyi yönetenlerin bu fotoğraftan ciddi dersler çıkarması gerekmektedir. Gençlerimiz; ülkemizin teminatı, geleceğimizin olmazsa olmazlarıdır. Umutsuz, mutsuz bir gençlikle ülkemizin refah içinde, yarınlarımızın aydınlık olacağını düşünmemiz mümkün değildir. Bu nedenle üniversite öğrencilerinin sorunlarına karşı daha duyarlı yaklaşmalı, onların kaygılarına ortak olmalıyız.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.