Zahid Akman'ın intikamı

Zahid Akman'ın intikamı

Eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ile bazı RTÜK üye ve bürokratları hakkında resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanmak, yasaları uygulamamak, denetim görevinin ihmali gibi birçok gerekçelerle suç duyurusunda bulunan RTÜK Daire Başkanı ve Uzman Denetçi Cengiz Özdiker hakkında soruşturma açılarak “işten çıkarma” cezası önerildi.

RTÜK 1. Hukuk Müşaviri Arslan Narin tarafından hazırlanan 10441 sayılı yazıyla Özdiker hakkında soruşturma açılması istendi. Öneri RTÜK’ün 31.07.2009 tarihli toplantısında da 9 üyeden 2’sinin yokluğu ve 2’sinin karşıoyuna karşın Başkan Davut Dursun, Başkanvekili İlhan Yerlikaya ve üyeler Zahid Akman, Taha Yücel ile Hasan Tahsin Fendoğlu tarafından alınan üst kurul kararıyla kabul edildi.

Bunun üzerine soruşturma başlatan Başmüfettiş Adnan Tan, Özdiker’e birbirinden ilginç sorular yöneltti. RTÜK kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Tan, Özdiker’e üst kurul üyelerini ve bazı bürokratları somut bilgilere dayanmadan suçlamasının ve bunu basınla paylaşmasının nedenini sordu. Tan, ana hatlarıyla şu soruları yöneltti:

“Üst kurulun huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozduğunuz, amirinize ve maiyetinizdekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yaptığınız, üst kurul ve teşkilat yöneticileri veya personeli hakkında şeref ve haysiyet kırıcı eleştirilerde bulunduğunuz, yetkili olmadığınız halde basına ve haber ajanslarına bilgi ve demeç verdiğiniz, açıklanması yasaklanan bilgileri açıkladığınız, cezai bir suç isnadı niteliğinde olmak üzere üst kurul teşkilatının diğer görevlileri hakkında uydurma şikâyet ve ihbarda bulunduğunuz iddia edilmektedir. Doğru mudur? Neden böyle üst kurul başkan ve üyeleri ile bürokratlarını hedef alan bir şikâyette bulundunuz? Şikâyet yeri olarak neden cumhuriyet başsavcılığını seçtiniz? Neden basına yansıttınız?”

‘Psikolojik şiddet’

Özdiker’in avukatı Nadire Özkaya, iddiaları müvekkiline karşı sürekli uygulanan “mobbing (işyerinde psikolojik baskı)” sürecinin bir parçası ve husumet örneği olarak değerlendirdi. Özkaya, müvekkilin amacının “kamunun maddi-manevi varlık ve değerleri ile çalışma düzeninin korunması; doğru ve düzgün olmayan, kamu zararı doğuran iş ve eylemlerin de önlenmesi” olduğuna işaret ederek bir kamu görevlisi olarak Özdiker’in, şikâyetinin “hukuka, yasaya ve yönetmeliklere uygun ve suçu bildirme yükümlülüğünün gereği olduğunu” ifade etti.

(Fırat Kozok-Cumhuriyet)
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.