"Zarrab itiraf etti, Erdoğan çok zor duruma düşecek"

"Zarrab itiraf etti, Erdoğan çok zor duruma düşecek"
Meltem Tv'de Selim Kotil'in sunduğu Akıl Oyunu programına konuk olan Erol Mütercimler gündeme dair bomba iddialarda bulundu.
 


Amerika'da Beyaz Saray'a da devlete de yakın olan Türk medyasında da haber oldu. 'Reza Zarrab itirafçı olacak' diye. Bunun anlamı şu: olmuş demektir, olacak değil. Kamuyu hazırlıyorlar olaya yani cümleye. Daha önce de hatırlarsanız Tayyip Bey buna benzer bir cümleyi Amerika seyahatinden sonra kurmuştu, bu olabilir diye.

İtirafçı olmak ne anlama geliyor? Türkiye'ye yansıması ne olur?

İtirafçı olmak demek; bir kere bir ihbarda bulunacak demektir. Bu paralar, altınlar nasıl becayiş edilmiş, aktarılmıştır. Ne yapılmıştır, ne edilmiştir.

Amerikan sisteminde tutuklanan kişi itirafçı olacağım derse ne oluyor?

"İTİRAF OLMUŞTUR, OLACAK DEĞİL"

Tutuklanan kişi itirafçı olacağını kabul ederse anlaşmaya gidildiğini belirten Mütercimler: "Hapse bile gitmeyebilir. Yatmış oldukları süreye sayılıyor. Böyle bir sistemleri var. Tabi buradaki pazalığın sonucunda eğer bu böyle olacaksa ki bence az buçuk Amerika, medya veya devlet konusunda bilgim varsa ki yıllardır zaten Siyaset Bilimi Uluslararası İlişkiler hocası olarak bunu takip ediyor bunu söylüyoruz. İşimiz bu, bunları izlemektir. Bu olmuş demektir, olacak değil" dedi.

ERDOĞAN ÇOK ZOR DURUMA DÜŞECEK'

Zarrab'ın itirafının sonucunun hem ülke için hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan için ağır olacağını belirten Mütercimler açıklamalarına şu şekilde devam etti;

"Bu durumda hem Türkiye Cumhuriyeti devleti hem de bu ülkenin Cumhurbaşkanı Tayyip Bey epey zorlanacak demektir. Bu şantaja gider mi? Gayet tabi ki bu şantaj zaten. Bu Amerikan sistemi dediğimiz şey; uluslararası ilişkileri nasıl yürütüyor ABD? Şantajla yürütüyor. Uluslararası hukuk hukuk diyoruz ya uluslararası hukuk diye bir şey yoktur. Uluslararası hukuk dediğimiz şey şudur; yazılmıştır, doğru. Milyonlarca sayfadır belki ama egemen olan devlet, başat olan devlet kimse onun ortaya koymuş olduğu eylem biçimi uluslararası hukuktur. Yani burada ne hukuk ne de adalet öyle şeyleri unutunuz. Dolayısıyla şimdi burada Türkiye Cumhuriyeti'ne yani bizim kendi devletimize ki bir vatandaş olarak hiç içimize sindiremeyiz böyle bir şeyi. Nasıl içimize sindiririz, insanlık tarihinin ilk anti emperyalist savaşını biz verrmişiz, bir mazlum ulus olarak kabul ettirmişiz kendimizi, Lozan'da devleti kabul ettirmişiz, siyasal rejim ve cumhuriyeti kurmuşuz ve tam bağımsızlığı kabul ettirmişiz. 2018'e geldiğimizde bir emperyalist güç, aslı İranlı olan ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yapılmış bir şahsiyet eliyle, onun marifetiyle ve onun yapmış olduğu para kazanma yöntemleriyle bu ülke tehdit edilecek. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı onun vermiş olduğu itirafla, itirafçılıkla onun söylemleriyle Amerikan televizyonlarında, gazetelerinde itibarsız kılınacak. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak böyle bir şeyi içimize sindirebilir miyiz? Kabul etmemiz hiç söz konusu bile olamaz. Eğer bu ülkenin Cumhurbaşkanı Tayyip Bey yasalara aykırı bi şey yapmışsa benim kendi topraklarımda kendi bağımsız mahkemelerimde yargılanmalıdır, uluslararası arenalarda değil. Böyle bir şey olabilir mi? Herkes ölümlü, bu ülkenin cumhurbaşkanı da ölümlü. Bugün de ölebilir yarın da vs. Ama orada mahkum edilecek, yargılanacak olan benim devletim. Ben bunu içime sindiremem ve hele böyle bir şantajı kaldıramam. benim anladığım kadarıyla itiraf yaptırılmış, söylenmesi gerekenler söyletilmiş, altına imzası atılmıştır. Ben şunu merak ediyor ve bekliyorum; şimdi bizim karşımıza ne çıkartılacak?"

Şu anda böyle bir süreç neden işliyor?

"EMPERYALİST GÜÇLERE KARŞI HİÇBİR ZAMAN KAZANAMAZSINIZ"

"Benim yorumum şudur: burada bir düzenlemeye gidiliyor, o gidilen düzenlemede Türkiye'nin yapması gerekenleri nasıl yapacağı şeklindeki bir yol haritasını kabul ettirilmeye çalışılıyor. Bunu Barzani konusuyla birleştirirsek; buradan bizim de çok büyük dersler çıkarmamız gerekiyor Barzani olayından özellikle Ahmet Davutoğlu beyefendi bu dersi çıkarmalı. Şu çok net ve çok açık. Emperyalist güçlerle yani dünyanın bu müesses nizamının kurucusu olan güçlerle bir ilişkiye girdiğiniz zaman siz hiçbir vakit kazanamazsınız. Barzani örneği bunu göstermiştir. O sandı ki İsrail'in rüzgarını arkasına aldığında ABD burada yapılan referanduma evet diyecek. Oysa ki hayır ABD zaten bölgeyi düzenlemeye soyunmuştu. Barzani'ye dedi ki; erken davranıyorsun ben bu bölgedeki harita düzenlemesini yaptıktan sonra sen ortaya çıkacaksın. O erken davrandı. Sandı ki israil'in rüzgarıyla bunu yapabilecek ama o da şunu unuttu; Irak meselesinde Kuveyt'in işgali için nasıl o günkü büyükelçi Saddam Hüseyin'e gelip bizim açımızdan sakıncası yok, girebilirsiniz diyerek onu tuzağa düşürdü. Burada da aynı şey söz konusudur. Aynı şey Ahmet Davutoğlu bey döneminde uygulanan dış politikayla da aynı tuzaklara biz düştük. Reza Zarrab bu tuzakların bir aktörüdür."
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Doğan1 hafta önce
yukarıdaki yorum çok mantıklı geliyor .! yukarıda bir dinleyici var ,oda süper güç ; ben dünyanın ağasıyım benim dediğim olur.!
[email protected]/com1 hafta önce
bence erol mutercimler bilerek degil temenni ederek konusuyor. klasik muhalefet partisi davranisi. gerceklesmeyecek beklenti ama hayali teselli verici
vatandaş1 hafta önce
sevmesekde her zaman cumhurbaşkanımızın yanındayız haclılara yedirmeyiz