haber baslik ustu

Sanatın insan bedeninde ki etkilerini ölçüyor

Sanatın insan bedeninde ki etkilerini ölçüyor
“Nasıl bir formda sanat yapalım ki, insan vücudunu da sanat boyutunun içine alalım ve insan bedeninde ki değişimleri ölçebilelim?” sorusundan yola çıkan Çağdaş Sanatçı Berkan Karpat; ses, sanat ve bilimsel çalışmaları birleştirerek, sanatın insan bedeni üzerindeki etkilerini, seyircilerin vücudunda oluşan titreşimlerle ölçüyor.



Çağdaş sanat çalışmaları hakkında bilgi veren Karpat; “Sanatın ham maddesinden biri de SEStir. Biz sesi işiterek alıyoruz. Fakat teknolojinin bize sunduğu olanaklarla farklı formlarda da sesi duyabiliyoruz. Belli bir melodi olmadan konuşma biçimiyle söylenen müzikli anlatımları yani resitatifleri, direkt tekstleri vücuda veriyoruz. His olarak vücudun titreşimini ölçüyoruz. Deneysel sanat çalışmalarımızın sonucunda insan vücudundan oluşan titreşimlerin öncesini ve sonrasını, kan değerlerini karşılaştırarak değerlendirdik. İnanılmaz etkileyici sonuçlar aldık. Harmonik, melodik forma girdiğiniz an, vücutta ki kan hücreleri, hormon hücreleri, harmonik bir şekilde değişiyor” dedi.



Hint Şifa Mantralarının, Kuran Ayetlerinin İnsan Bedenine Etkisini Ölçümlüyor

Eserlerini bilimsel sanat olarak ifade eden, sonuçların hem kendisi için, hem sanat, hem de bilim için bir kaynak oluşturduğuna dikkat çeken Berkan Karpat “Hint şifa mantraları, Japon sağlık önerileri ve bilgi talimatları okunması gibi farklı sesler karşısında vücuttaki kan hücrelerini ölçtüm. Eseri dinlemeden önce kanlarını ölçtüğümüz ziyaretçilerin proje kapsamında ilk kez üretilen minik hoparlörleri ağız içine yerleştirdik. 45 dak. boyunca, sesi beyinde duyabilecek şekilde ziyaretçiye dinlettik. Huzur verici ve rahatlatıcı hal sonrası ölçtüğümüz değerler arasında farklılıklar gözlemledik. Farklı kişilere dinlettiğimiz Hindu mantralarında kişiden kişiye farklılıklar gösterirken,  Kuran ayetlerinde ise durum farklıydı çünkü Kuran ayetlerini dinlettiğimiz kişilerde aynı etkiyi gözlemledik.” 

Son yıllarda özellikle su ve tasavvuf konularına odaklanmış olan sanatçı, sanatın şifa etkisi üzerinde durdu ve şöyle konuştu; “Sanat ve şifa arasındaki bağlantı aslında çok eski bir temastır. Fakat bu unutuldu, kayboldu. Vücudun deformasyonu sanatı daha çok ilgilendirdi. Ben bunun tam tersini savunuyorum. Modern bir şekilde, estetik boyutuyla sanatın şifaya yeniden temas etmesi lazım.



Münih’te ses getiren bir sanatsal çalışmaya daha imza atan Berkan Karpat, bir benzerini de Türkiye’ye getirmeyi planladığı bu heyecanlı projeyi şöyle anlattı: Projemin üçüncü bölümü olarak düşündüğüm ‘Yusuf’un Şifa Gömleği’ni İstanbul’da gerçekleştirmeyi planlıyorum. Hz. Yusuf’un şifa ayetiyle babasına (gözleri açılsın diye) yolladığı gömlekten esinlenerek planladığım bu projede, suyun içinde kullanılmak üzere plastik materyalden heykel tarzında bir gömlek struktür inşa edeceğim. İçinde sıvı bir malzeme olacak. Giydiğin anda nefesinle temas edecek ve Kur’an temas ettikçe giyen kişinin kan hücreleri de değişecek. O gömleğe girdiğin anda senin farklılığın başlayacak ve seni nereye götürdüğünü deneyimleyeceğiz. Beni son derece heyecanlandıran bu projeyi İstanbullu sanatseverlerle buluşturacağız.”

Deneysel Sanat çalışmalarına Almanya’da Deutsches Müzede sürdüren Berkan Karpat, Kuran Ayetleri ile ilgili çalışmalarını İstanbul’da sergilemeyi planlıyor ve bu konuya ilgi duyan sanatseverlerin ilgisini, desteğini bekliyor.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.