29 Mart'ı bilen isimden ilginç seçim tahmini

29 Mart'ı bilen isimden ilginç seçim tahmini

29 Mart seçim sonuçları sonuncusu olmak üzere, yıllardır seçim sonuçlarını doğru bilen A&G Araştırmanın sahibi Adil Gür, süren erken seçim tartışmaları konusunda çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Adil Gür’ün değerlendirmeleri şöyle:

 

2010 SONBAHARI DAHA YÜKSEK İHTİMAL, 2010 BAHARINDA BASKIN SEÇİM YÜKSEKÇE BİR İHTİMAL

 

“Erken seçim bekliyorum. Hatta 2010 baharında baskın seçim olması da yüksekçe bir ihtimal. Ancak daha ziyade 2010 sonbaharında bir erken seçim gerçekleşeceğini düşünüyorum. Yani, şu an için 2010 sonbaharında erken seçim olması daha kuvvetli bir ihtimal.

 

ERKEN VEYA BASKIN SEÇİM OLACAĞINI 4 ANA OLGUDAN ÇIKARIYORUM

 

Erken veya baskın bir seçim gerçekleşecek olmasını 4 ana faktörle açıklıyorum.

 

KÜRT AÇILIMI OY KAYBETTİRDİ

 

Hükümet, farkındaysanız, Kürt açılımı meselesini artık ağzına almıyor. Bunun dışında Başbakan’ın da Anayasa değişikliği düşünmediklerini açıklamış olması da Hükümetin Kürt meselesini seçim sonrasına bırakmayı planladığını gösteriyor. Hükümet açılım tartışmalarının AK Parti’ye zarar verdiğini ve oylarını düşürdüğünü ve bu konunun riskli bir konu olduğunu gördü. Bu nedenle bu konuyu taze güç toplayacağını umduğu seçim sonrasına bırakmayı planlıyor. Ayrıca, ufak projelerle sonuç alınabilecek bir konu değil bu. Örneğin PKK’nın dağ kadrosuna af gibi bir şey olmadan teröre karşı etkili sayılabilecek bir sonuç almak mümkün değil. Ve, AK Parti bir seçimle taze kan kazanmadan bu konuda artık ilerlemeyecek. Kürt meselesinde sonuç alıcı radikal bazı adımları seçim olmadan atmayı çok riskli buluğdu için, önce seçimi bekleyecek.

 

EKONOMİK GÖSTERGELER 2011 VE 2012’DE DAHA KÖTÜ OLACAK

 

İkinci ana faktör ekonomik durum. Ali Babacan’ın geçenlerde yaptığı açıklamalardan da görülüyor ki, Hükümet 2011 ve 2012’deki ekonomik göstergelerin 2010’dakinden daha iyi olmayacağını, hatta daha kötü olacağını görüyor. İşsizlik buna çok iyi bir örnek. Hükümet, bu durumda, ekonomik tablo daha da kötüleşmeden seçime gitmeyi uygun buluyor.

 

MUHALEFET SEÇİME HAZIRLIKSIZ

 

Üçüncü ana faktör ise, muhalefetin durumu. Şu anda seçime hazır tek parti AK Parti. MHP de biraz olsun hazır seçime ama özellikle Ana Muhalefet Partisi CHP seçime çok hazırlıksız. CHP henüz il kongrelerini ve ancak bundan sonra yapabileceği büyük kongresini yapmadı. AK Parti ise, il kongrelerini tamamladı ve 3 Ekimde büyük kongresini yapacak. AK Parti 3 Ekimdeki kongresinde partisini seçim sürecine götürecek ve onu bu süreçte yönetecek kadroyu belirleyecek. Parti kongreleri partileri diri tutma ve taze kan taşıma anlamında çok önemli. AK Parti bunu 3 Ekimde yapmış olacak. Deniz Baykal’ın, “Erken seçim olacağını sanmıyorum” demesi (Baykal’ın Gazeteport’a yaptığı açıklamayı sormamız üzerine-SU) onun açısından bir handikap. Bir ana muhalefet partisinin seçime her zaman hazırlıklı olması gerekir. CHP ise, en azından kongreler manasında seçime çok hazırlıksız

 

DİĞER PARTİLER KURULUŞ AŞAMASINDA

 

CHP ve MHP dışında kalan diğer partilerin durumu da bundan farksız değil. DP ve ANAVATAN henüz birleşme sürecinde. Abdüllatif Şener’in Türkiye Partisi ile Mustafa Sarıgül’ün Türkiye Değişim Hareketi henüz oluşum ve hazırlık aşamasında, TDH henüz parti haline gelmedi bile. Tüm bunlar AK Parti’nin kendisi açısından avantaj olarak gördüğü durumlar.

 

HÜKÜMET İMF’DEN ALACAĞI PARAYLA HAZİNEYİ RAHATLATARAK, PİYASADA SICAK PARA DOLAŞIMI SAĞLAYACAK

 

Dördüncü faktör ise, İMF ile anlaşma. Hükümet 7-8 Ekim tarihlerindeki toplantıda İMF ile anlaşırsa, bu da başlı başına bir erken seçim göstergesi olacak. Hükümet İMF’den alacağı 15-20 Milyar Doları iç borç ödemeleri için kullanarak, Hazine’nin iç borç yükünü azaltacak ve böylelikle piyasada dolaşan sıcak parayı artıracak. Piyasada dolaşan sıcak paranın artması ise, krizin etkilerinin hissedilmesini azaltacak.

 

ERKEN VEYA ZAMANINDA SEÇİM, AK PARTİ’YE DESTEK SEÇİM SÜRECİNDE HIZLA AZALACAK

 

Seçimin baskın, erken veya zamanında olması seçim sonuçlarına etki etmeyecektir. İster baskın, ister erken veya isterse zamanında olsun, seçmenin AK Parti’ye desteği seçim sürecinde hızla azalacak.

 

SEÇMEN ARTIK AK PARTİ’YE KIZGIN, BU KIZGINLIK SEÇİM SONUCU SÜRPRİZİ YARATABİLİR

 

Çünkü seçmen artık AK Parti’ye kızgınlık noktasına geldi ve bıçak kemiğe dayandı. Seçmenin AK Parti’ye kızgınlığının sebebi ise şu; seçmen Ocak 2008’de şikayet etmeye başlamıştı. Bu dönemde daha henüz küresel kriz konuşulmuyordu. Küresel krizin etkileri 2008 Eylül’ünde konuşulmaya başlandı. Hükümet seçmenin ekonomiye ilişkin şikayetleri 0cak 2008’de bariz bir şekilde duyulur hale gelmiş olmasına rağmen, önce Türban yasası, kapatma davası, Anayasa değişiklikleri, ardından da Kürt meselesi gibi konularla uğraştı. Bunlar seçmeni günlük yaşamında ilgilendirmeyen konular. Seçmen AKP’yi kendi gündemi olan ekonomi gündemi için bir şey yapmak yerine, gündemi bu konularla işgal ettiğini düşündüğü için AK Parti’ye kızgın. O nedenle seçim ne zaman olursa olsun, bu kızgınlık seçim sonuçlarına yansıyacak. Hatta seçmen sırf bu kızgınlık nedeniyle şu anda oy vermeyi düşünmediği partilere oy verebilir. Bundan dolayı da bir dahaki genel seçimlerde ortaya beklenmedik sürpriz seçim sonuçları çıkabilir.”

(Gazeteport)  
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.