“Cezaevlerinde 100 kişiden 65’i tutuklu, 35’i mahkûm”

“Cezaevlerinde 100 kişiden 65’i tutuklu, 35’i mahkûm”

Herkes yargı reformundan bahsediyor. Karıştırmamak lazım. Hukukun üstünlüğüne evet ama üstünlerin hukukuna hayır. Bizden önce yargı bağımsız değildi Bağımsızdan ziyade bakımsızdı.

 

 

Doç. Dr. Hüseyin Çelik, AKP'nin Tanıtım ve Medya'dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü. Kendisine Balyoz planından yargı reformuna, cemaatin hükümete baskı yaptığı iddialarından demokratik açılıma kadar merak edilen tüm soruları sorduk, önemli yanıtlar aldık. İşte, AKP hükümetlerinde önce Kültür Bakanı ardından da Milli Eğitim Bakanı olarak görev yapan Hüseyin Çelik'in merakla okuyacağınız açıklamaları.

HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE EVET, ÜSTÜNLERİN HUKUKUNA HAYIR!

- Anayasa değişikliği nasıl olacak?

Türkiye'nin acil meseleleriyle ilgili, Başbakan'ın da söylediği gibi az sayıda maddenin bulunacağı bir mini paket olacak. Temennimiz referanduma gitmeden, Meclis'te çözülmesi.

- Partinizin oy kaybettiği konuşuluyor. Bu dönemde referandumdan korkmuyor musunuz?

Ben AKP'nin oy kaybettiği görüşünde değilim. Bir siyasi parti kendisi için intihar olabilecek bir şey yapmaz. Referandumu bir risk, tehlike olarak görmüyoruz. Parlamento içinde gerekli desteği bulamazsanız halkın iradesi ile değiştirilir anayasa.

- Öncelikli konu yargı reformu mu?

Yargı reformu bunlardan biri. Herkes müsterih olsun, AKP kendi yargısını oluşturmaya çalışmıyor. Bugün eğer cezaevlerindeki her 100 kişiden 65'i tutuklu, 35'i mahkûmsa bunun kabul edilebilir yanı var mı? Yıllarca cezaevinde yatıyor, dava sonunda devlet pardon diyor!

ADALETİN KİMYASINI DÜZELTECEĞİZ

- Ergenekon davasında da en çok eleştirilen durum bu.

O kişi bu kişi değil. Herkes yargı reformundan söz ediyor. Karıştırmamak lazım. Hukukun üstünlüğüne evet ama üstünlerin hukukuna hayır. Bizden önce bağımsızdan ziyade bakımsız yargıydı. Bugüne kadar adaletin fiziki altyapısını düzelttik şimdi kimyasını düzelteceğiz.

- Adalet Bakanı, 'yönetime hukuk üstü müdahalelerde bulunan bağımsız bir yargı, bağımlı bir yargıdan daha kötü sonuçlar doğurabilir' sözüyle neyi kastetti?

Bakanımız yargının bağımlı olmaması gerektiğini söyledi. Politize olmuş yargı kesinlikle saygıdeğer olmayı hak etmez. Türkiye'de bunlar maalesef oluyor. Meclis'te 411 milletvekili kılık kıyafet konusunda anayasa değişikliği yaptı. Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesi olmaz dedi. Türk milleti bu 11 kişi gibi mi düşünüyor?

- Anayasa Mahkemesi üyelerinin şahsi görüşü değil bu. Onlar da anayasaya göre karar vermiyor mu?

Sana göre hukuk bana göre hukuk! Böyle olunca hukuk mukuk kalmıyor. Guguk oluyor. Bizim yargımız maalesef statükocu.

GAZETECİ İLE SİYASETÇİ MÜTEMMİM CÜZ'DÜR

- Başbakan'ın köşe yazarları ile ilgili sözleri basın özgürlüğüne müdahale değil mi?

Köşe yazarları Başbakan'ı eleştiriyorlar. Bazen de Başbakan onları. Başbakan kendisi de söylüyor, 'maalesef zaman zaman öfkeleniyoruz' diyor. İşin içinde öfke olmaması lazım. Sitem boyutunu aşmaması lazım. Çünkü basın ile siyasetçiler birbirinin mütemmim cüzüdür.

- Her dönem Başbakanlar eleştirilir. Özal'ı hatırlayın. O niye bu kadar kızmadı?

Hiçbir Başbakan'a da bu kadar hakaret edilmedi. Sayın Başbakan bunları dava ediyor ama yargının siyasallaşması orada da devreye giriyor. Hakaret değil, ağır eleştiriye girer diyorlar.

HÂKİM BEY

Hüseyin Çelik yargı reformuna duyulan ihtiyacı, şair Abddurahim Karakoç'un 'Hakim Bey' şiiriyle anlattı. Gene tehir etme üç ay öteye. Bu dava dedemden kaldı Hakim Bey Otuz yıl da babam düştü ardına Siz sağ olun o da öldü Hakim Bey

CUMHURBAŞKANI GÜL İYİ BİR ORKESTRA ŞEFİ

- Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında bir rekabet var mı?

Her ikisini de yakından tanıyorum, Sayın Gül de Sayın Başbakan da ülkesi için yapılması gerekeni yapan insanlardır. Onun bunun tahrikiyle ve dedikoduyla hareket etmezler. Herkesin söylediğinin aksine devlette ahenkli bir işleyişin olduğunu düşünüyorum. Sayın Cumhurbaşkanı iyi bir orkestra şefidir. Kurumların başındaki insanlar arasında yüzde yüz görüş birliği olması gerekmiyor. Onların bir araya gelmesi ve onları bir araya getiren insanların da farklı seslerden armoni çıkarabilmesi çok önemlidir.

- Balyoz'u nasıl değerlendiriyorsunuz?

Son zamanlarda olup bitenleri hayırlı görüyorum. TSK içinde darbe heveslileri çıkabilir. O kurumu toptan suçlamamak gerekir. Ancak o kurumun başındaki insanlar yanlış insanlara sahip çıkmamalı, onları himaye etmemelidir. Bizim iki arkadaşımız çıktı, asla onaylamayacağımız şeyler söylediler, onları disiplin kuruluna sevk ettik. TSK'da böyle yapmalı, çürük elmaları temizlemeli.

- Büyükanıt'ın kaleme aldığı ve dönemin Milli Eğitim Bakanı olarak sizi de hedef alan 27 Nisan bildirisi muhtıra mıydı, değil miydi?

Sayın Büyükanıt'ın operasyon kendisine uzanır korkusuyla bugün 'Muhtıra değildi' dediği söyleniyor ama o, o gün de aynı şeyi söylüyordu. Olaydan iki gün sonra kendisiyle iki saat on dakika görüştüm, “Biz sadece TSK'nın hassasiyetini ortaya koymak istedik' dedi. Bugün emekli olduğu için o insana haksızlık edilmesini istemem. Ancak bize göre muhtıraydı, gereğini yaptık.

- Nasıl bir havada görüşmüştünüz Büyükanıt'la?

Medeni bir ortamda, hoş sohbet ettik. Bol çaylı, kahveli, samimi bir ortamda konuştuk

aksam.com.tr
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.