Devlet sırrını artık Erdoğan belirleyecek

Devlet sırrını artık Erdoğan belirleyecek

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiası üzerine Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda yapılan aramalar, nelerin devlet sırrı olup olmadığı, bu kapsamdaki belgelerin soruşturma aşamasında incelenip incelenemeyeceği tartışmasını yarattı.

AKP hükümeti, tartışmalar üzerine TBMM Adalet Komisyonu’nda bir yıldır bekleyen Devlet Sırrı Yasa Tasarısı’na hız verme kararı aldı. Devlet sırrının belirlenmesinde tamamıyla iktidarda bulunan hükümete yetki veren tasarıyla, AKP’nin kendi hükümetler dönemine zırh getirmek istediği, önceki hükümetler döneminde devlet sırrı kapsamında olan bilgi ve belgeleri ise tartışmaya açtırmak istediği belirtiliyor. Tasarı, şu düzenlemeleri öngörüyor:

- Devlet sırrı, “Açıklanması veya öğrenilmesi, devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek, anayasal düzeni ve dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek ve bu nedenlerle niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgi ve belgelerdir” biçiminde tanımlanacak.

- Bilgi ve belgelere devlet sırrı niteliğini verme yetkisi, Başbakanlık Müsteşarı’nın başkanlığında Adalet, Milli Savunma, İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları müsteşarlarından oluşan Devlet Sırrı Kurulu’na ait olacak. Başbakan, Genelkurmay Başkanı, bakanlar, Milli Güvenlik Kurulu, kendi görev alanlarına ilişkin bilgi ve belgelerin devlet sırrı olarak belirlenmesini kuruldan isteyecek.

Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ise bakanlıklar aracılığıyla kurula öneride bulunulacak. Cumhurbaşkanlığı’na ait bilgi ve belgelerin niteliğini Cumhurbaşkanı takdir edecek. Tasarının yasalaşması durumunda, daha önce devlet sırrı kapsamında nitelenen bilgi ve belgeler için Devlet Sırrı Kurulu’nca yeniden sır niteliğinin verilmesi gerekecek.

- Kurulun bilgi ve belgelerin nitelenmesine ilişkin kararlarına karşı açılan davalarda nihai olarak görüş bildirmek üzere başbakanın başkanlığında Adalet, Milli Savunma, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarından oluşan Devlet Sırrı Üst Kurulu oluşturulacak.

- Türkiye’nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı antlaşmaların gizliliğine ilişkin hükümleri saklı olacak. Bu antlaşmalara ilişkin gizlilik derecesi verilmiş bilgi ve belgeler, niteliğine göre devlet sırrı olarak veya diğer gizlilik derecesine sahip kabul edilecek.

- Mahkemelerce talep edilen devlet sırrı niteliği taşıyan bilgi ve belgeler, Devlet Sırrı Kurulu’nca gerekçesi belirtilmek suretiyle verilmeyebilecek.

- Devlet sırrı niteliğindeki bilgi ve belgeleri ilgili kamu kurum ve kuruluş mensupları, görevin gerektirdiği haller dışında alamayacak ve saklayamayacak.

- Devlet sırrı kapsamındaki bilgi ve belgelerin korunmasına ilişkin hükümlere aykırı hareket edenler, Türk Ceza Yasası’nın 258. maddesi uyarınca 4 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabilecek. Suçun basın, yayın ve internet yoluyla işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında arttırılacak.

(Emine Kaplan-Cumhuriyet)

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.