Erdoğan: Bizim ortak tarihimizde Asr-ı Saadet var

Erdoğan: Bizim ortak tarihimizde Asr-ı Saadet var
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin New York kentinde Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi'nce düzenlenen etkinlikte ABD'deki Türk, soydaş ve Müslüman toplumuyla bir araya geldi
Birleşmiş Milletler 74'üncü Genel Kurulu görüşmelerine katılmak üzere ABD'de bulunan Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesince Hilton Midtown Otel'de düzenlenen etkinlikte ABD'deki Türk, soydaş ve Müslüman toplumuyla buluştu.
On yıllardır vatan hasretiyle yürekleri kavrulan Filistinlilerin, "İlim Çin'de de olsa alınız" tavsiyesine uyup eğitim için binlerce kilometre uzaktan Amerika'ya hicret eden öğrencilerin, mücadeleleriyle, asaletleriyle, vakarlarıyla Müslüman kimliğini şahıslarında sembolleştiren hanımların da bugünkü buluşmada yer aldığı ifade eden Erdoğan, "Bizler birbirini Allah için seven, burada sırf Allah'ın rızası için toplanan insanlarız. Rengimiz, dilimiz, kültürümüz ayrı olsa da bizler aynı dine inanan, aynı Peygambere, aynı mukaddes kitaba tabi olan bir topluluğuz. Pasaportlarımız, ülkelerimiz ayrı olsa da yönümüz bir, kıblemiz birdir. Çünkü bizler 1,7 milyarlık İslam ümmetinin parçalarıyız. Aramızdaki farklılıklar asla kardeşliğimize, muhabbetimize mani değildir. Binlerce kilometre ötede olsak da kalplerimizin rotası aynıdır” dedi.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim ortak tarihimizde Asr-ı Saadet var, Bağdat, Endülüs var, Afrika'nın, Asya'nın, Orta Doğu'nun muhteşem medeniyetleri var. Bizim ortak tarihimizde tüm insanlığın yolunu, ufkunu aydınlatan Buruniler, Farabiler, Mevlanalar, İbn-i Sinalar var. Hiç kimse bizim binlerce yıllık kardeşliğimize leke süremez. Şii-Sünni, siyah-beyaz, Arap, Türk, Kürt, Farisi diyerek kimse bizi bölemez. Her gün 5 kez Kabe'ye yönelen, aynı yaratıcıya inanan, aynı duaya 'amin' diyen yürekleri hiç kimse birbirine düşüremez. Kardeşlik hukukumuzu gözettiğimiz sürece, aramızdaki şu muhabbeti diri tuttuğumuz müddetçe, emin olun, hiçbir sorunumuz çözümsüz değildir. Bunun için hangi kökenden, hangi ülkeden olursa olsun, Amerikan Müslümanlarının aynı ortak paydada buluşması gerekiyor. Sizlerin arasındaki koordinasyon, birlik ve beraberlik ne kadar sıkı olursa, Allah'ın izniyle sıkıntılarımızı çözme becerimiz de o kadar artacaktır. Yoksa son iki asırda birçok defa şahit olduğumuz gibi, başkalarının bizim için yazdığı reçeteleri takip etmekten kurtulamayız. Biz hakkımızı aramazsak, biz onurumuzu savunmazsak, kimse bize onları lütuf olarak vermeyecektir."
Erdoğan "Amerikan İslam toplumunun giderek daha örgütlü hale geldiğini, iş birliği içinde hareket etmeye özen gösterdiğini müşahede ediyorum." Dedi ve kongre üyelerinin de Müslümanları daha görünür ve etkin şekilde temsil yolunda attıkları adımları memnuniyetle karşıladığını söyledi.
Erdoğan ayrıca "İnşallah Türkiye olarak biz de sizlerin yanında olmayı sürdüreceğiz." İfadelerini kullandı.  2016’da açılışını yaptıkları Diyanet Amerika Merkezi'nin, sadece Türklerin değil, Amerika'daki tüm Müslümanların iftihar kaynağı olduğunu söyleyen Erdoğan, merkezin kısa sürede Amerikalı Müslümanların buluştuğu, kaynaştığı, kardeşliklerini tazelediği bir mekana dönüştüğünü söyledi. Erdoğan, "Böyle bir ihtiyacı giderdiğimiz için kendimizi bahtiyar sayıyoruz. Arzumuz ve temennimiz, Müslümanlara yakışan bu tür merkezlerin sayılarının tüm Amerika genelinde artmasıdır" dedi.
ABD'deki Müslüman toplumunun 11 Eylül terör saldırılarının ardından oldukça çetin bir sınav verdiğini ifade eden Erdoğan, "Bizim ülkemizde darbe dönemlerinde şahit olduğumuz baskı, adaletsizlik ve ötekileştirme politikalarının bir benzerini sizler de burada tecrübe ettiniz. İbadethanelerin tehdit kaynağı olarak görüldüğü, insanların sırf isminden, dış görünüşünden, kılık kıyafetinden, inancından, sakalından, baş örtüsünden dolayı horlandığı sıkıntılı günler yaşadınız. Bu haksızlıklara karşı mücadelenizi yürütürken hiçbir zaman hukuktan, meşruiyetten, demokrasi zemininden ayrılmadınız. Rabbimiz mukaddes kitabımızda 'Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır olabilir' buyuruyor. Her imtihan, doğru değerlendirildiğinde aynı zamanda bir imkandır. Mevla, 11 Eylül sonrasındaki o sancılı dönemi Amerikalı Müslümanlar açısından, eşsiz ilahi rahmetiyle hayra tebdil etmiştir. Müslümanlar, hayat alanlarının daraldığı bu dönemde sivil toplumun ve siyasetin imkanlarının farkına vardılar. Birlik ve beraberlik içinde oldukları zaman neleri başarabileceklerini bizzat şahit oldular. Kamuoyunu doğru bilgilendirmek noktasında mevcut medya kanalları dışında kendi iletişim araçlarına sahip olmanın önemini idrak ettiler. Bu imtihan dönemi eksiklerimizle beraber güçlü taraflarımızı da göstermiştir" diyerek sözlerini sürdürdü.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.