İYİ Parti’li Yokuş: Hükümetten Umudu Kesen Millet, Milli Piyango Kuyruklarında

İYİ Parti’li Yokuş: Hükümetten Umudu Kesen Millet, Milli Piyango Kuyruklarında
İyi Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, Gelir İdaresi Başkanlığı Bütçesinde yapmış olduğu konuşmasında, milletin umudunun tükendiğini, milli piyango ve şans oyunlarına sığınarak, uzun kuyruklar oluşturan vatandaşlara dikkat çekti.
 
Yokuş 2019 yılı Bütçesinin adaletsizliklerine değinerek, emekliye, işçiye, asgari ücretliye % 26 oranında zam yapılmasını hükümetten talep etti. Esnaf ve çiftçilere de konuşmasında yer veren İyi Partili Yokuş’un konuşmasının konuların satır başları şöyle:
 
 
2019 YILI BÜTÇESİNDE VERGİ ADALETSİZLİĞİ VAR
 
“Bu bütçede işçi yok, çiftçi yok, esnaf yok, memur yok, emekli de yok. Çünkü bu bütçede faiz var, vergi var, ceza var, israf var. Daha da önemlisi bu bütçede vergi adaletsizliği var. Yatırım ise hak getire. 16 yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz hala bütçenin % 67.2 si dolaylı vergilerden oluşuyor. Bu süreçte dolaylı-dolaysız vergiler arasında dengeyi bir türlü kuramadınız. Faiz ödemeleri, bütçede üçüncü büyük giderdir. Bir önceki yıla göre % 37 artışla 117 Milyar Liradır.
 
 2019 yılı vatandaşlar için oldukça zor geçecek. 24 Haziran Seçimleri sonrası Türkiye’yi getirdiğiniz nokta ortada. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi dediğiniz “Tek kişinin” yönettiği Türkiye’de 81 milyon vatandaşımız 2019 yılına ümitsiz girmektedir”
 
 
HÜKÜMETTEN UMUDU KESEN MİLLET, MİLLİ PİYANGO KUYRUKLARINDA
 
“Milletin tek umudu Milli Piyangodur. Milli Piyango, yılbaşı çekilişlerinde büyük ikramiye 70 milyon lira.  İstanbul’da meşhur ablanın bilet gişesi önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Vatandaşlar hükümetten umudunu çoktan kesmiş. Ganyan, Spor Toto, Milli Piyango gibi şans oyunlarına koşuyor, her geçen gün şans kuyrukları katlanarak artıyor.
 
“Kriz yok” denilen güzel ülkemizde, enflasyon % 20’nin üzerine çıkmış. Faizler % 25’leri aşmış. Dövizdeki devalüasyon %40’larda. İşsizlik iki haneli rakamlarda. Halk borç batağında. Hele birde kriz olsa vay vatandaşın haline.
 
 
GÖÇMENLER ÜLKESİ OLDUK. HERŞEY SURİYELİLER İÇİN
 
Ülkemiz, göçmenler ülkesi olmuş. Suriyeliler birinci sınıf vatandaşlığa terfi ettirilmiş. Onların dokunulmazlığı var. Onlar yesin biz seyredelim. Benim vatandaşım, hastanelerde muayene ve ilaç parası ödesin, onlar ödemesin. Ülkemizde, 6 milyondan fazla işsiz varken, çoğunluğu Suriyeli 12 ayrı ülke vatandaşı, toplam 1 milyonu aşkın kişi kayıt dışı çalışırken, hükümet seyrediyor.
 
 
ASGARİ ÜCRETLİYE, EMEKLİYE, MEMURA %26 ZAM YAPACAK MISINIZ?
 
“Bu bütçede işçi yok diyoruz. “Var” diyorsanız soruyorum:  Asgari ücretli işçiye 2019 yılı ocak ayında maaşlarına %26 artış yapacak mısınız? Bu bütçede “emekli yok” diyoruz. Eğer siz “var” diyorsanız, soruyorum: 2019 yılında emeklilerin maaşlarını %26 oranında arttıracak mısınız? 1000 TL’nin altında emekli maaşı olanların durumunu düzelttiniz mi?
 
Bu bütçede “memur yok” diyoruz. “Var” diyorsanız soruyorum: 2019 yılı ocak ayında memurların maaşına %26 oranında artış yapacak mısınız?”
 
“Bu bütçede” esnaf yok” diyoruz. Esnaflar için, bütçeye vergi yükünden başka koyduğunuz bir değer var mı?”
 
 
VERGİLER VATANDAŞI PERİŞAN ETTİ
 
“Kış geldi. Doğalgaz- Elektrik dar ve sabit gelirliyi çarpmış durumda. Bir de üstüne insafsızca vergiler geliyor. 2019 yılında toplam vergi gelirlerinin bir önceki yıla göre artışı %20’dir. Gelir vergisinin artışı ise %24’lerin üzerinde. Bu vergiler vatandaşı perişan edecektir. Hükümet, sadece aldığımız nefesten vergi almıyor. Korkarım yakın gelecekte her vatandaşa hava soluma vergisi getirebilir.
 
2017 yılından itibaren, vergisini düzenli ödeyen mükelleflere %5 vergi indirimi getirdiniz. Asgari ücretlilerin gelir vergisinin ikinci dilimi olan % 20’ye yükselmesi nedeniyle, asgari ücreti 1603 lirada sabitlediniz. Doğru da yaptınız. Ancak, aynı işlemi memurlar ile kadrolu işçilere neden yapmadınız?”
 
 
VERGİ YÜKÜ, MEMUR MAAŞLARINI DÜŞÜRÜYOR
 
“Bugün bütün memurların, aldıkları ücrete göre vergi dilimlerinden dolayı, maaşları azalıyor. Memurlar ile diğer kadrolu kamu işçileri de vergilerini düzenli ödüyorlar. Kayıp kaçakları yok. Neden memurların gelir vergilerini yüzdelik dilim kapsamındaki, birim matrahından dolayı düşen gelirlerini telafi edecek bir düzenleme yapmıyorsunuz?
 
 Bugüne kadar bütün maliye bakanları “Biz memurları enflasyona ezdirmedik, onlara enflasyon kadar zam verdik” dedi. Kâğıt üzerinde doğru. Ancak memurun cebine giren hep eksik. Bugün her yıl sözleşmeli memurlar ile diğer memurların tamamı, vergi dilimleri matrahı yüzünden yıllık enflasyonun %3-4 oranında gelir kaybına uğruyorlar. Bu nedenle ülkeyi yönetenlerin “Biz memurlarımızı enflasyona ezdirmiyoruz.” Sözü havada kalıyor.”
 
 
EMEKLİLER ARASINDA AYRIMCILIK YAPILIYOR
 
“2008 yılında 5510 sayılı SGK kanunu yürürlüğe girdiğinde hükümet: “SSK, BAĞ-KUR ve Emekli Sandığını bir çatı altında toplayarak, çalışma hayatında norm ve standart birliği sağlıyoruz.” diye vatandaşa müjde verdi. Ancak aradan 10 yıl geçti, ne çalışanların ne de emeklilerin norm ve standart birliği sağlandı. Sözler ve vaatler havada uçtu gitti. Hükümet, uzun zamandır emeklileri ikiye ayırdı.  Memur emeklileri ve diğer emekliler diye.
 
Memur emeklilerine, çalışan memurların artışı kadar, zam yapılırken, diğer emeklilere ise  ( SSK ve BAĞ-KUR ) farklı oranda artış yapılıyor. Artış oranları farklı farklı. Emekliler arasında maalesef ayrımcılık yapılıyor.
 
“Sayın Cumhurbaşkanımızın maaş artışı, 2019 yılında %26 olacak. Ya asgari ücretlilerin zam oranı ne olacak? İşçiyi taşerondan kadroya geçirdiniz. Çok da doğru yaptınız. Yüzbinlerce işçinin maaş artışı, 2020 yılı sonuna kadar her yıl 4+4 yani % 8 olacak. Bunun anlamı enflasyon ne kadar artarsa artsın bu işçiler her yıl %8 artış olacak demektir. Hükümet olarak “Yüksek hakem kurulu böyle karar vermiş. Kaderlerine razı olsunlar”  mı diyeceksiniz?”
 
ESNAF VE ÇİFTÇİLERİMİZ ZOR DURUMDA

Esnaf ve çiftçilerimizin durumu, hepinizin malumudur. Çiftçilerimiz %100’e varan gübre, tohum, ilaç ve yem girdileri nedeni ile burunlarından soluyorlar. Çiftçilerimiz ve besicilerimizin feryadına, Tarım Bakanı ve hükümet kulaklarını tıkamış durumda. Esnaf siftah yapamamaktan, sattığı malın yerine mal koyamamaktan şikâyetçi. Her yıl on binlerce esnaf, iflas ediyor. 2014-2018 yılları arası iflas eden esnaf sayısı 430 bini geçmiş. Her yıl 100 binden fazla esnaf iflas ediyor. Sosyal kesimlerin feryadını duyan hükümet yok, meslek odaları yok, borsalar yok. “Korku dağları bekler.” Diye bir söz var. Sendikalar, Sivil Toplum Örgütleri ve Meslek Odaları, kör- sağır olmuş durumdalar. Daha da ötesi dillerini yutmuş, ahraz olmuş durumdalar.”
 
 
MEMURİYETTE LİYAKAT ORTADAN KALKTI
 
“Memurlar “Devletin görünen yüzüdür. Memurların yüzü gülmez ise devletin de yüzü gülmez.” Bugün ülkemizde en mutsuz ve de huzursuz sosyal kesimlerin başında, devlet memurları gelmektedir. Sebebi ise, sadece aldıkları ücretler değildir. Onun ötesinde kamu da AKP iktidarı ile birlikte, yerle yeksan edilen liyakat, tecrübe ve birikimin yerine yandaş, cemaatdaş, akrabadaşların almasıdır. Hak, hukuk ve adalet kamuda rafa kaldırılmıştır.
 
Ayrıca, ayrımcılık sadece siyasi ve ideolojik olmaktan öteye geçmiş, sendikal ayrımcılığa, mezhep ve meşrep ayrımcılığına kadar uzanmıştır. 15 yılı aşkın bir süredir iktidarın uygulamalarını bizzat yaşamış biri olarak, bunları açık bir yüreklilikle söylüyorum. Kamuda örgütlü Türk-İş’e, Türkiye Kamu-Sen’e, DİSK’e, KESK’e, ve Kamu-iş yöneticilerine bir sorun, Kamuda işçi ve memur ayrımcılığını. Millet olarak, 15 Temmuz ihaneti sonrası yaşadığımız acıların tek sorumlusu, siyasi iktidardır. Liyakat, tecrübe ve ehliyet yerine cemaat ve yandaş tercihinin bir sonucudur.”
 
 
YENİ KAPI RUHU, İSTANBUL BOĞAZININ SULARINDA KALDI
 
“Fetö ihaneti sonrasında İstanbul, Yeni Kapıdan söylenen bir söz vardı. İstanbul’da milyonlar, tek yürek ve tek ruhta bütünleşmişti. Başka Türkiye yok. Başka Türk Milleti yok. Hepimiz kardeşiz. Ayrımcılık olmayacak, kayırmacılık olmayacak, Türkiye’de birlik olacak” denildi. Ancak, Yenikapı Ruhu, İstanbul’da Boğazın sularında kaldı. “Yenikapı Ruhu” başkente uğramadığı gibi kamu kurumlarının da yanından dahi geçmedi.
 
AKP hükümeti, OHAL’in arkasına sığınarak, Anayasayı ve yasaları çiğnedi, 657 sayılı yasayı paspas yaptı. Ülkede ve kamuda korku cumhuriyeti düzeni kuruldu. KHK’lar ile on binlerce çalışanı yargısız infaza tabi tuttunuz. Bugün 17 bini aşkın beraat etmiş kamu görevlisinin işlerine, iadelerinin yapılmaması, zulmün boyutlarını göstermesi bakımından önemli bir sonuçtur.”
 
 
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINDA ÇALIŞANLARINA VERİLEN SÖZLER TUTULMALI
 
“Gelir idaresi başkanlığı çalışanlarımız, kamu hizmetini en iyi şekilde yerine getiren çalışanlardan oluşmaktadır. Maliye bakanlığından yetişme memurlar gittikleri her yerde farkındalık yaratan kamu görevlileridir. Ancak onlara hakları verilmez. Yani Gelir İdaresinde  “Mum dibine ışık verememiş.” Onlar çok çalışırlar az kazanırlar. Gelir uzmanlığı için, özel sınav açılması gerekmektedir. Eski Bakan Sayın Naci Ağbal’ın sözü vardır. Verilen sözler tutulmalıdır. Çünkü devlette devamlılık esastır.
 
Gelir uzmanlığı için, özel sınav açılması gerekmektedir. Eski Bakan Sayın Naci Ağbal’ın sözü vardır. Verilen sözler tutulmalıdır. Çünkü devlette devamlılık esastır.  Gelir uzmanlarına 3600 ek gösterge verilmeli, merkez ve taşra uzmanı ayrımının kaldırılmalıdır. Ankara’da hemen hemen tüm kamu kurumlarının servis imkanı var. Olmayanlara yol ücreti ödeniyor. Gelir İdaresin de Ankara vergi daireleri taşra sayılıyor. Sadece Merkez çalışanlarının servis imkânı var.”
 
“Eğer ülkemizde, ekonomik bir sıkıntı yoksa her şey yolunda ise; Cumhurbaşkanımızın maaşına 2019 yılında yapılacak artış oranında; memura, emekliye, asgari ücretli işçiye, taşeron çalışan işçilere aynı oran da yani %26 zam uygulaması talep ediyoruz.”
 
 
SARAYA BÜTÇE VAR DA VATANDAŞA YOK MU?
 
“Memuruyla, Çiftçisiyle, Emeklisiyle
 
Beraber yürüdünüz, siz bu yollarda
 
Şimdi söylediğiniz “Kriz yok” şarkısıyla
 
Islandı vatandaş zam yağmuruyla
 
Şimdi dinlediğiniz tüm şarkılarda
 
Saraya bütçe var diyor
 
Vatandaşa yok diyor
 
Saraya bütçe var da, Emekliye yok mu? İşçiye yok mu?
 
Memura yok mu? EYT’liye yok mu?
 
Saraya var da Vatandaşa yok mu?”
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.