Meral Akşener: Erdoğan'ın Parlamenter Sisteme Döneceğini Düşünüyorum

Meral Akşener: Erdoğan'ın Parlamenter Sisteme Döneceğini Düşünüyorum

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle öğle yemeğinde bir araya geldi. İYİ Parti'nin kuruluşundan bu yana geçen 2 yılı ve Türkiye gündemini değerlendiren Akşener, "Ben iyileştirilmiş parlamenter sisteme sayın Erdoğan'ın geçeceğini düşünüyorum." dedi.

Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Bu parti çok zor şartlarda kuruldu. İl başkanlarını aradığımız süreçte birçok kişi 'Başımıza bir şey gelir mi?' dedi. Kemal Kılıçdaroğlu'na ve partinin kurulması için bize yardımcı olanlara ömrümün sonuna kadar teşekkür edeceğim.

Partimizi kurarken Meclis’te 5 milletvekilimiz vardı. Teşkilatımıza yerel seçimlere nasıl girelim diye sordum. 31 Mart seçimlerine teşkilatlarımız oy birliğiyle seçimlere CHP ile ittifak halinde girme kararı aldı. Sonra ben bunu Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na ilettim ve süreç başladı.

Seçimlerden sonra araştırırsak bir şey gördük. Bütün partilere oy veren vatandaşlarda şehirli hukukun üstünlüğü ve adalet konusunda çok hassas şehirli diyebileceğim kirasını ve faturalarını zamanında ödeyen bir kesim var. Orta tabaka dediğimiz bu kesim sayıca çok.. Ortak notları saydığım hassasiyetler.. İktidardaki partiye oy veren seçmenin de zaman zaman gerekli gördüğü bir uyarıdır. Bu uyarının gerçekleşmesini bekleyen bir seçmen kitlesi vardı. Bu seçmen kitlesinin umudunun tekrar en yüksek noktaya çıktığı seçmenin gerekirse siyasetçinin kulağını çekebileceğini ve eskiden olduğu gibi seçmen velinimettir konusunda siyasetçilerin tutum almasını sağlayabileceklerini anladılar. 31 mart seçimlerinin en önemli noktası budur.
 

"SANDIĞA GİTMEYEN SEÇMEN MAZBATA İPTAL EDİLİNCE İMAMOĞLU'NU DESTEKLEDİ"

31 Mart'ta İstanbul'da, Kadıköy, Bakırköy, Şişli, Beşiktaş gibi CHP'nin her şartta seçim kazandığı ilçelerde 298 bin seçmen sandığa gitmedi. Buna karşılık Bağcılar'da, Esenler'de, Fatih'te genellikle dindar, güneydoğudan gelmiş ve yerel seçimlerde AK Parti'ye oy veren, oralarda da 300 binin üstünde seçmen sandığa gitmedi. Hem bizler hem de iktidar tarafından bunun araştırılması lazım. Sonra 6 mayısta mazbata iptal edilince bu insanlar gittiler sandığa, İmamoğlu'nu destekledi. Bu, bizim siyasi tarihimizde seçmenin verdiği mesajı anlamak açısından çok önemli bir sonuç. Biz buna iyi çalıştık. Biz İYİ Parti olarak bu umudun biz bazı şeyleri değiştirebiliriz inancının pekişmesinde çok önemli bir rolümüz olduğunu düşünüyorum ben. 


 

"PARTİMİZDE DEMOKRASİYİ İÇSELLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORUZ"

Biz otoriteye itiraz ederek yola çıktık, pek çok şeyler yaşadık. Şimdi partimizde demokrasiyi içselleştirmeyi çalışıyoruz. O kadar tek sesli ve tek seçmenli bir siyasi anlayış doğdu ki ülkemizde, hani patron bilir anlayışı işte biz bunu yıkmaya çalışıyoruz.


 

 

YENİ KURULACAK PARTİLERLE İTTİFAK OLUR MU? 

Seçenek rekabeti arttırır. Siyasi alanın renklenmesini sağlamak demokrasiye hizmet eder. Var olan partileri de kendini düzeltmeye yöneltir. Biz partimiz olarak bu partilerin kurulmuş ve kurulacak partilerin oluşmasını faydalı olacağına inandık ama hep bunu da söyledik. Biz rakibiz. Hepimizin bir Türkiye tasarrufu var. Yarının ne göstereceği konusunda bugünden konuşmayı doğru bulmuyorum.

Biz Cumhur İttifakı'nı MHP ve AK Parti olarak görüyorduk. Görüyoruz ki Vatan Partisi de varmış. Yani 3 siyasi grubun yer aldığı bir ittifak. Ama büyük ve küçük ortağın ilişkisine bakarsak kader birliği yapılmış. İki tarafın da seçmeninin itirazı olsa da liderlerin görmezden geldiği duygusal bir birliktelik bu.


 

"ERDOĞAN'IN PARLAMENTER SİSTEME GEÇECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

Millet İttifakı'na bakarsak, Millet İttifakı bir güç birliği, bir katolik nikahı değil. Daha rasyonel Türkiye'nin taleplerine uygun ve başarı odaklı bir ittifak ve ya işbirliği. 31 marttan sonra seçmene baktığınız zaman bu ittifakın devamı konusunda bir irade var, çevrenizde de görüyorsunuzdur. Ben iyileştirilmiş parlamenter sisteme sayın Erdoğan'ın geçeceğini düşünüyorum. Zaman söyleyemem ama benim okumam böyle. Sayın Erdoğan'ın Türkiye'nin bu nefes alma problemini gördüğüne inanıyorum. Saray sayın Erdoğan'ı kapattı, steril bir hale getirdi. Çünkü saray öyle bir şeydir ki kendisine ait bürokrasi ve kültür yaratır, hayat tarzı yaratır, tabiri caizse paralel evren yaratır, koparsınız. Uzun zamandır sayın Erdoğan'ın vatandaşla hasbihal ettiğinizi gördünüz mü? Koptu gitti. 31 mart ve 23 haziran seçimlerine en çok AK Parti'nin çalışması gerektiğini bu yüzden söylemiştim.


 

DEMİRTAŞ TİYATROSU FOTOĞRAFI

Biz insanların tercihlerine karışmayı kendimize yakıştıramayız. Kim nereye ziyarete gider bizi ilgilendirmez. Sayın İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu'nun eşi ziyaret eden konumda olduğuna göre dolayısıyla bir tiyatro izlemeye gitmişler bunu bir siyasi sonuç olarak bakabilir miyiz bilmiyorum. Benim en son bildiğim sayın Kılıçdaroğlu'nun HDP'nin PKK ile mesafe koymadığı sürece CHP ile herhangi bir iletişiminin bulunmayacağı şekildeydi. CHP liderinin beyanatı bu. Bu da değişmedi için aileler üzerine konuşmayı doğru bulmuyorum.


 

YENİ AKİT ANKARA TEMSİLCİSİ HACI YAKIŞIKLI'NIN TİYATRO SORUSU ÜZERİNE

Bak hacı bey kardeşim. Ben bunları söylemedim. Ben dedim ki siyasilerin eşleri tiyatroya gitmiş. Ben megri megri de hiç emine hanımdan bahsettim mi ben? Hayır. Bizim HDP'ye yönelik tutumumuz belli, kalkıp seçimde İçişleri Bakanı Meral Akşener'i, Temel Karamollaoğlu'nu Kandille sözleşme imzaladı derse, işte ondan sonra o şirinleştirmeler ortaya çıkar. Ben kadınların özne olduğu, doğru eğri onu tartışmıyorum kadınların özne olduğundan konuşmamaya özen gösteriyorum. Gitmişler ne yapalım? Tekrar söyleyeyim. Emine Erdoğan hanımefendinin eylemleri ve tutumlarıyla ilgili 2002'den beri bir kelime ağzımdan duydunuz mu hayır? Siz davet edilseydiniz gider miydiniz? Hayır. Ben bir kurumsal yapıyı temsil ediyorum, bir partinin genel başkanıyım. ben gitmezdim, haa eşim davet edilse o gider miydi, hayır gitmezdi.


 

ERKEN SEÇİME NASIL BAKIYOR? TEKRAR CUMHURBAŞKANI ADAYI OLACAK MI? İTTİFAK ADAYINI DESTEKLER Mİ?

Benim kişisel olarak inatlaşmak huyum yok. Türkiye'de samimiyetle söylüyorum, 25 yıllık siyasi geçmişimde netice itibariyle bakan, milletvekili oldum, meclis başkan vekili oldum, bu milletin tecevvühüne nail olmuş olarak görüyorum. Şimdi referandumda başlayan süreçte itibaren ben kendimi borcunu ödeyen bir insan olarak konumlandırdım. Bunu hamasi bir şey olarak görmeyin, tutum olarak görün. İnatla ben, "ben ben ben" deme yönüm yok. Bu milletin hepimizin nefes almaya ihtiyacı var. Bu seçmenin tekrar mutsuz olmasına sebep olmayız. Ama samimiyetle inanıyorum ki sayın Erdoğan'ın duygusal rasyonellikten uzak sistemin içinde o gerçekçi yani ortaya çıkacak. Buna inanıyorum ve iyileştirilmiş güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçeceğiz diye düşünüyorum. Bu şahsi fikrim.


 

SEÇİM NE ZAMAN OLUR? 

Kendimi sayın Erdoğan'ın yerine koyuyorum, empati yapıyorum. Elinizde 2023 e kadar bir süre var. Niye seçim yaparsınız? Bu da bir okuma, elimde bir veri yok.


 

"YENİ PARTİLER KONUSUNDA ERDOĞAN KENDİNİ ALACAKLI HİSSEDİYORDUR"

Böyle bir sistemde geçmişe dayalı bilgililerim ışığında Erdoğan alacaklı olmayı sever borçlu kalmayı sevmez. İster manevi ister maddi, manevi borcunu da öder maddi de öder fazlasıyla öder.. Ben alacaklıydım sayın Erdoğan'dan, aile olarak biz alacaklıydık, borçlu oydu ödeyememişti... Bizim partimize ve bana çok rasyonel bir strateji yaptı. Görmedi duymadı tek kelime etmedi. Ama aşağı tarafta inanılmaz bir Akşener şeytanlaştırması oldu. Çok şaşırdığım şeyler oldu. AK Parti bir tarafıyla da bizim evimizde kuruldu. O kadar çok şey biliyoruz ki tehdit amaçlı söylemiyorum. Benim kim olduğumu da sayın Erdoğan biliyor. Şeytanlaştırılmış Meral Akşener bu kadar şeytansa neden bir şey yapmadınız. Saray halkı bunu soruyor. Yahu evim basıldı. Şimdi iki partiyi kuran arkadaşlar da Erdoğan'ın çok yakın arkadaşı. Erdoğan'ı tanıyorsam kendisini alacaklı hissediyordur.


 

"AKP İLE İTTİFAK YAPAR MISINIZ?" SORUSU ÜZERİNE

Siz bu soruyla ‘illet zillet’ diyen küçük ortağı neden huzursuz ediyorsunuz? Ben sayın Erdoğan'ın bugünkü sistemle seçime gittiği vakit seçilemeyeceğini matematiksel olarak biliyorum. Bizim ittifaklar için ön şartımız iyileştirilmiş parlamenter sisteme dönmek şartıdır. Seçim kazanmaya yönelik sorun var. Ben bunun Erdoğan'ı sağduyuya getireceğine inanıyorum.


 

BAHÇELİ'NİN YURTTA SULH KONSEYİ ÇIKIŞI ÜZERİNE 

AKP Nisan 2016'ya kadar MHP içindeki duruma müdahil olmadı.O zaman 4 genel başkan adayıydık. Diyorum ki ben kazanacağım kardeşim. Biz boncuk oynamaya mı çıktık? Bu 15 Mayıs'taki kongre meselesi benim buradaki söylediklerim ilginç bir şekilde 15 Temmuz!'dan sonra başbakan olacağıma çevrildi. İnanılmaz bir sosyal medya yayılması oldu. Böyle durumlarda sesiniz çıkmıyor zaten. Arkadaşlarımız kendi çapında böyle değil dediler ama bu öyle algılandı işlerine geldiği için. Biz bir de 19 Haziran'da bir kongre yaptık, 15 Temmuz'da kalkışma söz konusu olduğunda, kahire öğretisi diyorum bizi yöneten arkadaşlarla ilgili, dış politikada daha gerçekçi hislerden uzak bir politika geliştirin. Atatürk'ün hatta ben Yurtta Sulh Cihanda Sulh'tur o . Bazen yurt barış dünyada barış gibi yani dış politikada bu şablondan gidilmesi gerektiğini söyleyerek gezdim. Sonra bir sabah uyandım ki öyle bir durum olmuş. Benim 15 Mayıs Kongresi için ‘genel başkan olacağım, Başbakan olacağım” sözlerim 15 Temmuz olarak değiştirildi.


 

"NE KADAR UĞRAŞIRLARSA UĞRAŞSINLAR...."

Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar bunu benden çıkaramayacaklar. Bunu da en iyi Sayın Erdoğan biliyor. Amma velakin bir dava var hakkımda 15 Temmuz 2016'dan beri tek şüpheli açılmış bir dava var. Benim aile fertlerim belli, hayatımdaki insan sayısı oldukça az. Bu sırada abim öldü. Velhasıl bütün bu aile fertlerini saysanız 5 kişidir. Bunları 5 dakika bulursunuz. 3,5 yıldır tek bir içine belge bilgi konmamış, iddianame de yok ortada. Böyle bir durum var. 200'e yakın sanığı olan Akıncı Davası'nın iddianamesi biti. Yargılaması biti. Tek şüpheli Meral Akşener'in davasında tık yok. Şimdi 40 günde bir benim adıma dilekçe veriyoruz benim ifademi alın. Yasak var üzerinde, gizlilik var. Tek kişi kardeşim bu iddianame hazırlanamaz mı? Vallahi ağa bizle eğleniyi. Bütün bunlar sulandırmaya dayanan işler. Sürekli bir sakız çevirme işlemi var bu işlem bir süre sonra ilgilerin boynuna geçer. Çünkü bu işler laklaka yapmaya gelmeyecek kadar ciddi işlerdir. Neyin sulandırıldığını anlamakta zorlanıyorum. Biz İYİ Parti olarak bu TRT'deki hanımefendinin okuduğu Yurtta Sulh Konseyi'ni araştırmak için de bir girişiminde bulunduk ama küçük ve büyük ortak tarafından reddedildi. Bir siyasi parti hâkim yerine kendini koyabilir mi!"


 

"STV VE ZAMAN'A KAYYIM ATANDIĞINDA KİM POLİSLE GÖĞÜS GÖĞÜE DÖVÜŞMÜŞ?"

Biz şunu sorabiliriz 17-25 Aralık'tan sonra 1 Kasım'a girerken STV'ye, Zaman'a bu kayyum atama işlemleri olduğunda kimler gitmiş polisle göğüs göğüse dövüşmüş? Şimdi bu dövüşmenin içinde yer alan aktörlerin içindekilere ben FETÖ'cü diyebilir miyim? Diyemem. Çünkü zamanın ruhu. O zaman düşman kuvvet AK Parti. Orada yumruk yumruğa dövüşüyor insanlar. Ve bunlar milletvekilleri,. Demeye çalıştığım şey şu. Sürekli olarak aynı şeye atış yapıp herhangi bir somut, imalı imalı konuştuğunuz zaman bir sulandırırsınız, ciddiyeti ortadan kaldırırsınız, bir bumerang yaratırsınız. O da gelir boynunuza geçer."


 

AHMET DAVUTOĞLU'NUN KURUCUSU OLDUĞU VAKFA KAYYUM ATANMASI SORUSU ÜZERİNE

Devamı gelecektir. Bizim kurulduğumuz dönemdeki atmosfer çok daha sertti. Emniyet müdürlerini, valileri etkiledi. 7 hazirana giderken bir iftira atıldı bana. 4. gün sayın Erdoğan ve hanımefendiyle beraber konuştuk. Sara hanım da aradı sayın Davutoğlu başbakan o sıra. Erkeklerden sadece sayın cumhurbaşkanı aradı. Kendisiyle 35 dk konuştuk. Bu mahkeme sürecini ben kadınlar için takip ettim. Şimdi bir kadın hakim hatta o kadar şaşırıldı ki yani sanık konumunda olan insanlar şaşırdı, iki tarafın da avukatları orada basınla ilgili meselesini siz biliyorsunuz. Ama bir daha benzer bir dil kullanılamıyor. Bu kadın hakim o sabah 8.30'da kaleme sanıkların avukatları müdafaa koydu, hangi arada derede yarım saatlik süreçte okudunuz da karar verdiniz? Bütün bu sanıklar beraat etti. Yazarı hacı beyin gazetesinde bir yazar, onlar manşet etmedi çünkü bu çirkin bir şeydi. Sabah gazetesinden vardı onlar da manşet etmediler o beraat kararını. 


 

Şimdi bu hakim hanım neyin yolunu açtı biliyor musunuz? 'Bir kadın bir kadına yakışmayacak hareketlerinin olduğu, hareketlerin bulunduğu kaseti varmış diye duydum...' Bu artık herkesin karısı, anası içinde söylenebilir benim mücadelem hepiniz içindi. Ama o hakim beraat kararı verdi. Biz işte böyle sert bir süreçten geçtik.

Sayın Erdoğan'ı tanıyorum. Bunları beraat ettir demesi imkansız ama o hakim hanım acaba cumhurbaşkanına yaranabilir miyim diye mi bu kararı verdi?




 







Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.