Onur Öymen'den geri adım yok

Onur Öymen'den geri adım yok

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, "Söylenmemiş bir lafı siz nasıl söylenmiş gibi söylersiniz? Alevi isyanı mıdır, Dersim isyanı? Atatürk Alevilerle mi savaştı, bunu nasıl söylersiniz?" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, NTV'nin, "Dersim İsyanı" ile ilgili, tepkilere neden olan sözlerine ilişkin sorularını yanıtladı. Alevilerin Atatürk'e bağlı insanlar olduğunu söyleyen Öymen, "Yani benim bir silahlı ayaklanmayı Atatürk'ün müzakere yöntemiyle değil de mücadele yöntemiyle çözdüğünü söylemem niçin Alevileri rahatsız etti. Bunu anlamış değilim. Ben onu söylerken, Aleviler aklımdan geçmiş değil, Alevilere karşı, incitici hiçbir şey söylemedim" diye konuştu. Sözleriyle, Atatürk'ün izlediği politikanın AKP'nin politikasına hiç benzemediğini ifade etmeye çalıştığını belirten Öymen, "Bunu söylemekle, bir takım gerçeklere aykırı bir şey mi söylemiş olduk. Atatürk'ün zor döneminde Silopi'deki gibi bir olay oldu mu? Bunu anlatıyoruz ve ya AKP'ye diyoruz ki ne yapacaksanız söyleyin ama Atatürk'ün arkasına saklanmayın. Atatürk'e sahip çıkmasa mıydık? CHP'nin iktidarda olduğu bir dönemde Atatürk Cumhurbaşkanı, Celal Bayar Başbakan, Fevzi Çakmak Genelkurmay Başkanı bunlar devlete silahla baş kaldıran gruplarla mücadele etmişler, bu ayaklanmaları bastırmışlar. Yani müzakere mi etselerdi bunlarla, açılım mı yapsalardı?" dedi.

'Yaşanan acıları ağzıma almadım'

Öymen, Dersim olaylarına işaret ederek, silahlı çatışmalarda üzücü olayların, herkesi ceğini, herkesin bundan rahatsız olacağını ifade ederek, Genel Kurul'da yaşanan acı olayları 'ağzına almadığını' belirtti. Öymen şöyle devam etti: "Bir tek insan ölse bunun ızdırabını taşırız. Biz orada aşırılıklar varsa bunları hiçbir zaman olumlu bulmayız. Ben orada bunları ağzıma almadım. Genel Başkan da söyledi. Teröristle müzakere edilmez, mücadele edilir. Benin söylediğim bundan ibaret. Bunu Alevilere karşı bir söylem gibi takdim etmek sizce doğru mu? Söylenmemiş bir lafı siz nasıl söylenmiş gibi söylersiniz? Alevi isyanı mıdır, Dersim isyanı? Atatürk Alevilerle mi savaştı, bunu nasıl söylersiniz? Alevileri tahrik ediyorlar. Bu tepki gösteren Alevi kardeşlerimizden hangisi acaba benim konuşmamı okumuştur? "

'Kılıçdaroğlu doğru söylemiş'

Öymen, CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun "gereğini yapmalı" sözlerine de yanıt verdi. Öymen, "Çok doğru söylemiştir ve ben de gereğini yapıyorum. CHP'nin görevi Atatürk'e sahip çıkmaktır. Sadece harf, şapka inkilabı değil, Atatürk'ün yaptıkları bir bütündür. Yaptığı en önemli işlerden biri de cumhuriyete sahip çıkmaktır, cumhuriyete karşı yapılan ayaklanmaları engellemektir. Türkiye'de ne zamandan beri Atatürk'ün yaptıklarına atıfta bulunmak bir suç haline geldi? CHP'lilere düşen görev Atatürk'ün arkasında durmaktır" diye konuştu.

'İncinsen de incitme'

Öymen, Alevi vatandaşlar incindiyse onlardan "özür dilediğini" ifade ederek, "Onların hatıralarını canlandırmak istemedim. Onlarla ilgili en küçük bir imam bile olmadı, en küçük bir incitici sözüm olamaz. Ama onlar beni incitse de ben incinmedim çünkü Alevilerin ünlü sözdür; 'incinsen de incitme' derler. Onun için ben onları incitmek istemiyorum" diye konuştu.

Öymen gereğini yapmalı

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in 10 Kasım'da TBMM'de yaptığı konuşmadaki ''Dersim isyanıyla ilgili'' sözlerini değerlendirirken, ''Yara kanamıştır. Bu süreçte yapılması gereken tepkileri dikkate almaktır. Tepkileri dikkate alması gereken sayın Onur Öymen'dir ve gereğini yapmak zorundadır. Gereğini yaptığı zaman hem CHP'yi, hem CHP'deki parlamenterleri ve CHP'lileri rahatlatmış olacaktır'' dedi.

Kılıçdaroğlu, hafta sonu annesinin cenaze törenine katılmak için geldiği Tunceli'de, CHP İl ve Merkez İlçe Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, 10 Kasım'da TBMM Genel Kurulu'nda Öymen'in CHP Grubu adına söz alarak bir konuşma yaptığını hatırlattı.

''Sayın Öymen'in yaptığı konuşmada, Dersim isyanına vurgu yapması, PKK terör örgütü ile Dersim isyanı arasındaki bağlantıyı kurmak istemesi, çoğu çevrede gerçekten ciddi tepkiler yaratmıştır'' diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
''Şunun altını özenle çizmek isterim. Dersim coğrafyasında yaşanan olay, bir insanlık dramıdır. Bu bölgede yaşayan insanlar, o dönemin acılarını, o dönemin kaybolan hayatlarını, o dönemin ağıtlarını dinleyerek, bugünlere geldiler. O dönemde yapılan çok ciddi, insanlıkla bağdaşmayan olaylar oldu. Ama bu olaylarla, günümüzde terör örgütüyle mücadelenin bir unsuru, benzeriymiş gibi ifade etmenin doğru olmadığını ifade etmek istiyorum.''

CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, bölge insanının, bu coğrafyada yaşanan olayları, ''Biz kimseye kin tutmayız'' felsefesinin gereği olarak, hiçbir zaman intikam duygusuyla geleceğe taşımayı düşünmediklerini belirterek, ''Acıyı bal eylemiş, bağırlarına taş basmışlardır. Elbette o dönemde yanlışlar, hatalar olmuştur. Ama bunu günümüze taşıyıp, o olayları kaşımak doğru değildir. Yara kanamıştır. Bu süreçte yapılması gereken tepkileri dikkate almaktır. Tepkileri dikkate alması gereken sayın Onur Öymen'dir ve gereğini yapmak zorundadır. Gereğini yaptığı zaman hem CHP'yi, hem CHP'deki parlamenterleri ve CHP'lileri rahatlatmış olacaktır'' diye konuştu.

Onur Öymen'in, Tuncelililer'i üzmek istemediğini söylediğini, ''Eğer üzdüysem özür dilerim'' dediğini anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, ancak tepkilerin dinmediğini kaydederek, Öymen'in bu konuda gereğini yapması gerektiğini bildirdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öymen'in konuşmasını ''Talihsiz bir açıklama'' olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

''Hepimiz üzerimize düşen görevi yaparak, toplumun duyarlılık ve tepkilerinin, beklentilerinin gereğini yapmak durumundayız. Bunu yaptığımız zaman Türkiye'de demokratikleşmenin önünü açmış oluruz. Halkın tepkisine karşı, politikacının duyarlılığının önünü açmış oluruz. Bu çok önemli bir olgudur, önemli bir olaydır. Sayın Öymen'in söylediklerinden daha çok kamuoyunun algılama tarzı daha önemlidir. Eğer kamuoyu sayın Öymen'in söylediklerini farklı algılamışsa, sayın Öymen bunun gereğini yerine getirmelidir.''

Genç'ten Öymen'e çağrı

Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, telefon dinlemeleriyle ilgili muhalefetin eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin hakkında Meclis soruşturması, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında da gensoru önergesi vermeleri gerektiğini söyledi.

Genç, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, geçen hafta Cuma günü yapılan kürt açılımıyla ilgili genel görüşme sırasında konuşturulmamasına tepki gösterdi. AKP'nin kendisini konuşturmamak için her türlü hileye başvurduğunu savunan Genç, oturumu yöneten Meclis Başkanı Şahin'i içtüzüğü bilmemekle eleştiren Genç, "İçtüzüğü sorsan bilmez ama bir madde okumuş" dedi. Şahin'in Başbakan Erdoğan'dan aldığı talimatı yerine getirmek üzere Başkanlık Divanı'nı topladığını savunan Genç, "Oturum sırasında ceza verilir aradan bir hafta geçmiş Başkanlık Divanı topluyor. CHP'lilere ne ceza verileceğini tartışacak. Tayyip Bey'in talimatlarını yerine getiriyor" diye konuştu.

 

'Öymen istifa etsin?'

Genç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in Dersim'le ilgili sözlerini de eleştirdi. Öymen'in konuşması sırasında Dersim'i örnek vermesinin 'şanssız, kınanacak bir söylem' olduğunu kaydeden Genç, AKP'lilerin Dersim'e sahip çıktığını da belirterek, "Tayyip Erdoğan genel görüşmede Diyap Ağa'dan bahsetti. Çok seviyorsa buyursun mezarını yapsın. 1938'de mağdur edilmiş, öldürülmüş kişilerin ailelerine tazminat ödesinler" dedi.

Öymen'in sözlerinin insanları üzdüğü ve kırdığını ancak bu sözlerin partisine mal edilemeyeceğini söyleyen Genç, bir soru üzerine "Atatürk'ün Dersim olaylarında bir günahı yok. Atatürk'ü kötüleyeceğiz de kime sahip çıkacağız Fethullah Gülen'e mi Tayyip Erdoğan'a mı Vahdettin'e mi? Getirip bu işi Atatürk'e bağlamaya çalışıyorlar. Bence bir hata etmiştir, çıkıp hatasının sonucuna katlansın. İstifa etsin, ben olsam ederdim. Siyaset basiret meselesidir. Kaldı ki Öymen de iyi de Başbakan da hergün gaf yapıyor, niye istifa etmiyor. Sayın Öymen ben bir hata ettim der Atatürk'ü hiç karıştırmadan istifa eder" diye konuştu.

'Muhalefet gensoru versin'

Genç, telefon dinlemeleri konusunda ise muhalefete eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin hakkında Meclis soruşturması, Başbakan Erdoğan ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında ise gensoru önergesi vermeleri çağrısında bulundu. Türkiye'nin karanlık bir rejime doğru götürülmek istendiğini söyleyen Genç, Başbakan ve Adalet Bakanı hakkında gensoru önergesi hazırladığını, muhalefetin destek vermesi halinde önergeleri Meclis'e sunacağını kaydetti.

ANKA

 

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.