"Sen Mozaikistan'ın Başbakanı mısın?"

"Sen Mozaikistan'ın Başbakanı mısın?"

 

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türk milletinin mozaik değil ‘mermer’ olduğunu belirterek, “Başbakana sormak lazım o zaman sen nerenin Başbakanısın? Mozaikistan Başbakanı mısın sen? Dolayısıyla sayın başbakanın bu ifadeleri aslında biraz içi boş teneke gibi” dedi.
Vural Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kongrede yaptığı konuşmada saydığı isimler ve Türkiye’nin mozaik olduğuna ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Vural, “Eğer mozaik olarak görürseniz, zenginlik olarak göremezsiniz. Zenginlik bir bütünlük, toplulukta birliği sağlamaktır. Biz Türk Milletinin mozaik değil, bir mermer olduğunu düşünüyoruz. Binlerce yıl boyunca her türlü devlet ve ülke adamının yeşerttiği manevi iklimiyle oluşturduğu, sosyolojik bir vaka olarak görüyoruz. Sayın Başbakan millet kavramını anlayan birisi değil ki bunu ifade edebilsin. Başbakana sormak lazım o zaman sen nerenin Başbakanısın? Mozaikistan Başbakanı mısın sen? Dolayısıyla sayın başbakanın bu ifadeleri aslında biraz içi boş teneke gibi” diye konuştu.

“BAŞBAKANIN MASKELİ SİYASETİ MEVLANA’YA UYMAZ”

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasında dizelerine yer verdiği Mevlana’nın ‘ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol’ sözünü hatırlatan Vural, Başbakan’ın “Zamanı geldiğinde papaz elbisesi giyerim” dediğini belirterek “O zaman başbakanın kullandığı bu maskeli siyaset Mevlana’ya uymaz. Hoca Ahmet Yesevi, ‘kimsenin kalbini kırma çünkü kalbi kırmak Allahu Tealayı kırmaktır’ diyor. Bakın şehitlerimize kelle diyen, çiftçimize ananı al git diyen işadamları, öğrencilere ağza gelmeyecek laflarla saldıran, muhalefete saldıran bir kimse, milletin kalbini kıran bir kimse Yesevi'yi nereden anlar...”dedi. Vural, “Bizim milliyetçiliğimizde Bilge Kağan da vardır, Alparslan da vardır, Osman Bey de vardır, Atatürk de vardır, Şeyh Edebali de vardır, Hacı Bektaş da vardır. Biz buyuz, biz bir bütünüz. Bütün, bir mozaik değildir. Bütün, herkesin bu bütüne vücut verdiği ve bu bütünde vücut bulduğu sosyo- ekonomik, sosyolojik bir kimliktir. Türk Milleti böyle var olmuştur” diye konuştu.

“BAŞBAKAN YÖRELERİN ADLARINI DEĞİŞTİRMEKLE MEŞGUL”

Başbakan’ın siyasi duruşunun ne Hoca Ahmet Yesevi ne de Mevlana’yla ilgisinin olmadığını belirten Vural, “Kendisinin muhafazakar siyasetinin, ırkçı siyasete doğru yöneldiğini herkes görüyor. Dedekorkut'u, Atatürk'ü, Çanakkale şehitlerini unutanlar, Sankaryos'u Sakarya yapan, İkonya'yı Konya yapanlar varken, Sayın Başbakan bu ülkenin yörelerinin adını değiştirmekle meşgul” dedi.

“BAŞBAKAN AYRILIK DİYOR BİZ BİRLİK TARAFTARIYIZ”

Vural, demokratik açılımla birlikte siyasette yaşanan ‘bölücülük’ tartışmalarını da değerlendirdi. Asıl bölücü düşüncenin ‘milleti 36 etnik gruba bölmek ve sürekli farklılıkları gündeme getirmek’ olduğunu söyleyen Vural, “Kimdir bölücü olan. Bölücü düşünceleri topluma demokrasi adı altında pazarlayan kimdir? O bakımdan Sayın Başbakan bu millete kategorik bölücü bir kimlikle bakmaktadır. Bu siyaset yeni bir siyaset değildir. Biz birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır diyenlerdeniz. Sayın Başbakan ayrılık diyor, biz birlik taraftarıyız” dedi.

“TRUVA ATINA BİNMİŞLER”

Kendilerinin bir siyasal zihniyeti deşifre ettiğini, bu siyasal zihniyetin Türk milleti ailesinin arasına fitne ve fesat sokmak isteyen bir zihniyet olduğunu da savunan Vural, “Karşımızda bir derin koalisyon vardır, bu koalisyon içinde ikinci cumhuriyetçiler, bölücüler, yabancılar herkes beraber Truva atına binmişler. Bazıları fikirle, bazıları siyasi kimlikle bu Truva atının içindedir. Truva atı içerisinde olup bu milleti dışarıdan fethedemeyenlere karşı içeriden fethedilmesini sağlamak isteyenleri, gafilleri deşifre etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“İKİSİ DE ADAY OLABİLİR”

Vural, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Erdoğan’ın hedefinin Çankaya Köşkü olduğu yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Seçimlerin 7 yılda yapılacağını söylüyorlardı, şimdi 5 yıl diyorlar. Belki ikisi de aday olur mu bilmiyorum, Gül de Erdoğan da aday olabilirler''dedi. Vural, bir milletvekilinin İngiltere’ye giderken vize uygulamasına tabi tutulmasına yönelik bir soruya ise “Ülkelerin çoğu diplomatik pasaporta vize uyguluyor. Bu vize uygulaması AB'ye girse bile devam edecektir. Çerçeve anlaşmasında vize ve pasaport zorunluluğu konulabileceği kabul edilmiştir. Hükümetin vize meselesini masaya yatırmasında, mütekabiliyet esasına göre vize uygulamalarını yapmasında fayda görüyoruz. İngiltere'den gelen diplomatik pasaportlulara vize uyguladığını sanmıyorum” karşılığını verdi.

(ANKA)
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.