Ümit Özdağ: "PKK ile hangi anlaşma yapıldı?"

Ümit Özdağ: "PKK ile hangi anlaşma yapıldı?"
Bebek katili Abdullah Öcalan’ın 8 yılın ardından avukatlarıyla görüştürülmesini İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, AKP’nin 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul’u kaybetmesinin ardından başvurduğu bir süreç olarak değerlendirdi.

HDP’li yetkililerin anlaşma sağlanacağını söyleyerek PKK’lıların açlık grevlerine son vermesini sağladığını dile getiren Özdağ, “Sorulması gereken soru şu: Neyin üzerinde uzlaşıldı ki PKK’lılar açlık grevlerini sona erdiriyorlar?” dedi.

Özdağ’ın açıklamaları şu şekilde:

Kandil’le yapılan görüşmelerin kamuoyuna deklare edilerek ikinci müzakere sürecini başlatmak için görüşme ayarlandı. Bu görüşmeden sonra Öcalan’ın yazdığı ifade edilen ve onunla birlikte kalan üç PKK terör örgütü üyesinin de imzaladığı bir bildiri yayınlandı. Bu bildiri emin olun AKP tarafından onaylanmadan yayınlanacak bir bildiri değil. Bu bildiride Öcalan tekrar uzlaşma kültüründen bahsediyor. Bir görüşme süreci öneriyor ama en önemlisi SDG’den bahsediyor. PKK’nın Suriye’deki yapılanması olan ve Türkiye’nin kabul etmediği bir yapılanma. Kavram olarak bile ağzına almadığı bir yapılanma. Bu mektupla ilk kez SDG’ye de Ankara’nın onay verdiğini görmüş olduk. Bu ilk açıklamanın ardından hala devam etmekte olan ve bu açıklamadan çok önce başlamış olan PKK’lıların hapishanelerdeki açlık grevlerinin yavaş yavaş son bulmaya başladığını da gördük. Aldığımız bilgilere göre değişik HDP’li yetkililer, cezaevlerinde yaptıkları temaslarda PKK’lıları anlaşma sağlandı diyerek vazgeçirmeye çalıştılar. Sorulması gereken soru şu: PKK’lılar neden açlık grevlerinden vazgeçiyorlar? Neyin üzerinde uzlaşıldı ki PKK’lılar açlık grevlerini sona erdiriyorlar?

Benim kişisel analizim PKK, PYD ile üzerinde uzlaşılan henüz tam anlamıyla bir şey yok. Uzlaşılan tek şey, Öcalan ile görüşmelerin devam edeceği. Yasağın formel olarak kaldırıldığının Adalet Bakanı tarafından açıklanmasıyla da bundan sonraki görüşmelerin önü tam anlamıyla açılmış ve görüşmeler meşrulaştırılmış oldu. Peki neden bu müzakere süreci tekrar başladı? Müzakere süreciyle ilgili ön hazırlıkların 2018 senesi içerisinde başladığını görüyoruz. AKP’den değişik heyetler yurt dışı temaslarında bu konuda tartışmalar yaptılar. En son 2018 Nisan ayında Londra’da bir toplantıda tekrar müzakerenin başlamasının doğru olacağı İngiliz muhattaplar tarafından tebliğ edildi. Daha sonra şu meşhur akil adamlardan bir bölümü Londra’ya gitti. Aynı görüş onlarla da paylaşıldı. Bunlar küçük küçük hazırlıklardı. Bunlar bugün için küçük hazırlıklardı. Hiç devreye girmeyebilirdi. 31 Mart seçimlerinde İstanbul’un kaybedilmesi sonrasında Erdoğan yeni bir durum değerlendirmesi yaptı. Önce seçimi kaybettiğini kabul etti. Sonra kaybetmediğine inandı ve seçimi yeniletme yoluna gitti. Erdoğan’ın bu seçimde de kaybetme şansı yok. Çünkü Erdoğan bu seçimi kaybederse, partisinden büyük kopmaların olacağını biliyor. İstanbul seçimlerini kaybettiği takdirde bunun erken seçim baskılarına neden olacağını düşünüyor. Ve bundan dolayı seçimlere daha girmeden seçimlerin altyapısını oluşturmaya çalışıyor. Bu stratejinin çerçevesinde Öcalan ile de görüşmeye başladığını görüyoruz. Çok basit bir cümleye sıkıştırırsak ‘biz sizin Suriye’deki varlığınızı kabul ederiz. Bunun karşılığında da İstanbul’u alırız’ merkezli bir anlaşmanın üzerinde görüşüldüğü görülüyor.

Bu anlaşmanın başka kolları da var ama onları gündeme getirmek için henüz erken. İlerleyen günlerde onlar da gündeme gelecektir. Birinci açılım süreci dedikleri PKK ile müzakereler Türk milletine kan, gözyaşı ve hendek çatışmaları çerçevesinde 700’den fazla verdiğimiz şehit. Devletin yıpranması, PKK’nın Doğu ve Güneydoğu’da otoritesinin artması, PKK’nın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yendiğine inanması ve Güneydoğu Anadolu’da bir kısım vatandaşlarımızın da bunu görmesi. 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.