Yargıtay Başsavcılığı da izlendi

Yargıtay Başsavcılığı da izlendi

Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu hakkında soruşturma gerekçe yapılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da bir ay boyunca “teknik araçlarla” izlenip, ses ve görüntü kayıtlarının alındığı ortaya çıktı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, izleme kararını “örgütün (Ergenekon) amacı doğrultusunda kamuoyunda infiale sebep olabilecek nitelikte eylemler gerçekleştirebilecek kadar tehlikeli olması” gerekçesine dayandırdı. Telekomünikasyon İletişim Başkanı (TİB) Fethi Şimşek Yargıtay’ın dinlenemediğini savunurken, Adalet Başmüfettişliği’nin belgeleri, telefonun dinlendiğini ve verilerin “kopyalanarak imha” edildiğini ortaya koydu.

Yargıdan büyük tepki

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin ile Eminağaoğlu’nun dinlenmesine yargı topyekûn tepki gösterirken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da “izlemeye” alındığı anlaşıldı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Adalet Başmüfettişliği’nin yürüttüğü soruşturma gerekçesiyle Yargıtay Savcısı Eminağaoğlu’nun telefonlarının dinlenmesine karar verdi. Kararda, “Örgütün (Ergenekon) amaçları doğrultusunda kamuoyunda infiale sebep olabilecek nitelikte eylemler gerçekleştirebilecek kadar tehlikeli olması da göz önüne alınarak, başka yöntemlerle suçluların ve eylemlerinin ortaya çıkartılmasının mümkün bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir” denildi.

Kararda, Eminağaoğlu’nun Yargıtay Birinci Başkanlığı’na kayıtlı telefonunun da 3 ay süreyle dinlenmesi, kayda alınması sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararlaştırıldı.

Kararın, “Tedbirin türü ve kapsamı” bölümünde ise bir skandala imza atıldı.

Buna göre Eminağaoğlu’nun kamuya açık yerlerdeki faaliyetleri ve işyerlerinin de teknik araçlarla izlenmesi, ses veya görüntü kaydının alınmasına karar verildi.

Eminağaoğlu, Yargıtay Savcısı olarak görev yaptığı için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve duruşmalara çıktığı Yargıtay binası da “işyerleri” kapsamına giriyor. Mahkeme kararında teknik araçla yapılacak izlemenin süresi 4 hafta olarak belirlendi.

Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın odalarının arasında yalnızca bir oda bulunuyor. Dolayısıyla Eminağaoğlu izlenirken, Başsavcı Yalçınkaya başta olmak üzere Yargıtay savcılarının bina içerisinde yaptıkları konuşmalar da dışarıdaki teknik araçlarla izlenmiş oldu.

‘Dinlenemeyen’ kayıtlar silindi

TİB Başkanı Fethi Şimşek, düzenlediği basın toplantısında Yargıtay santralının özelliği nedeniyle dinleme işleminin gerçekleştirilemediğini ve hiçbir sesin intikal etmediğini savunmuştu. Adalet Başmüfettişi Mehmet Arı imzasıyla 22 Aralık 2008 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda, “3124162433” numaralı (Yargıtay’a ait) telefon hakkında verilen dinlemenin sonlandırılması isteniyor.

Adalet Başmüfettişliği’nin yazısına göre bu telefon ile ilgili olarak, İstanbul 10., 11. ve 13. Ağır Ceza mahkemelerinden dinleme kararları alındı. Dinleme kararları mahkemelerce, 14 Ekim, 3 Kasım ve 2 Aralık 2008 tarihlerinde verildi.

Bilirkişilerin TİB’de yaptığı inceleme sırasında Yargıtay Birinci Başkanlığı’na ait olan telefonun 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 3 Kasım 2008 tarihli kararı uyarınca dinlendiği saptandı. Başkaca da kayda rastlanmadığı belirtildi.

TİB kayıtlarında neden çıkmadığı anlaşılamadı

Bilirkişiler dinleme kayıtlarını, 21 Ekim 2008 ile 6 Mart 2009 tarihleri arasında sorgulamıştı. Bilirkişilerin sorgulama yaptığı tarihin kapsamına diğer mahkeme dinleme kararlarının da girmesine karşın TİB kayıtlarında neden çıkmadığı anlaşılamadı.

Bu noktada, Adalet Başmüfettişliği’nin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gönderdiği 22 Aralık 2008 tarihli belgedeki “... belirtilen telefonlara ait tüm verilerin ayrı bir veri taşıyıcısına kopyalanması ve bu telefonlara ait (Yargıtay) olan ve TİB KDM programı üzerindeki tüm verilerin imhasının yapılarak tutanağının tanzim edilmesi” bölümü önem kazandı.

Başmüfettişliğin yazısına göre Yargıtay Birinci Başkanlığı’na ait telefondan elde edilen veriler kopyalanarak imha edilmişti.

Oysa TİB Başkanı Fethi Şimşek, Yargıtay’ı dinleyemediklerini savunmuştu. Şimşek’in iddia ettiği gibi “ses alınamayan” telefondan verilerin nasıl elde edildiği ve hangi amaçla başka bir veri taşıyıcısına kopyalandığı soruları yanıtsız kaldı. Başmüfettişliğin yazısı, “hiçbir sesin intikal etmediği” savunmasının da gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu.

(İlhan Taşçı-Cumhuriyet)
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.