Aylin Nazlıaka: Mansur Yavaş açık ara önde, Ankara'yı alacağız

Aylin Nazlıaka: Mansur Yavaş açık ara önde, Ankara'yı alacağız
Eski CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ile yaklaşan yerel seçimleri konuştuk. CHP’ye geri dönmek istediğini pek çok kez ifade eden Nazlıaka, bu düşüncesinden vazgeçmiş görünmüyor ve PM’den kendisi için bir af çıkacağına inanıyor.

Bir dönem Etimesgut adaylığı için de adı geçen Nazlıaka, hem o süreci anlattı hem de Mansur Yavaş ile ilgili anket sonuçlarını paylaştı. İşte, iktidardaki AK Parti’ye ve ortağı MHP’ye sert eleştirilerde bulunan Nazlıaka ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi... 

RÜMEYSA TEKSAN/ ANKARA

Etimesgut için CHP’den aday olacağınız konuşuluyordu. Olmadı. O süreç nasıl gelişti, adaylığınız neden olmadı?

Aslında Etimesgut meselesi, benim dışımda gelişen bir süreç oldu. Orada vatandaşlarla bir anket yapılıyor, ‘burayı kim yönetsin?’ diye soruluyor. O aşamada benim de adım zikrediliyor.

“ANKETTE AÇIK ARA BİRİNCİ ÇIKTIM”

Bunun üzerine CHP Genel Merkezi’nin yapmış olduğu ankete beni de dâhil ediyorlar. Ankette açık ara birinci çıktım. Bunun üzerine adaylaşma süreci üzerinden yürüyen ciddi bir kamuoyu çalışması oldu. Partililerimizden beni epeyce arayanlar, bu yöndeki talebini dile getirenler oldu. Bu noktada, Etimesgut’ta benim iletişim içerisinde olduğum ekiplerim var.
 


Ön seçimde açık ara farkla birinci olarak çıkmıştım zaten oradan. Özellikle kadınlar ve gençler o süreçte destek olmuşlardı. O ekiplerle tekrar yan yana geldik. Bir takım proje çalışmaları yaptık. Etimesgut’un her mahallesi için bir proje oluşturduk. En temel projemiz ise Etimesgut’u markalaştırmaktı. Çünkü oradaki insanlara ‘nerelisin?’ diye sorduğumda ‘Eryamanlıyım, Elvankentliyim, Bağlıcalıyım’ diyor. Hiç kimse ‘Etimesgutluyum’ demiyor. Benim uzmanlık alanım aslında kurumsallaşma, markalaşma, insan kaynakları. Böyle olunca dedik ki biz Etimesgut’u markalaştırırız. Sadece bununla da kalmayız, orada öyle etkinlikler öyle güzel hizmetler yaparız ki sadece Ankara’nın değil Türkiye’nin de Dünyanın da gözünü çevirdiği bir yere dönüştürürüz. Çünkü uluslararası sanat, spor gibi her türlü etkinlik için de çok güzel bir takım hedefler koymuştuk. Dolayısıyla ankette açık ara birinci çıkmamızdan sonra, bizim aday olacağımızla ilgili bu yaygın kanaat nedeniyle bir çalışma yapmıştık. Fakat sonra genel merkezin kararı çok farklı oldu. Biz de tabii bu karara saygı duyacağız.

“ÖZHASEKİ İLE ANKARALILAR ARASINDA DOKU TUTMADI”

Genel merkezin kararı demişken, Celal Çelik aday gösterildi. Siz Celal Çelik’i nasıl buluyorsunuz? Sizce şansı var mı Enver Demirel’in karşısında? Enver Bey güçlü bir aday, orada kabul görmüş bir isim ki Celal Bey’in adaylığının açıklamasında geç kalındı. Kendisi de böyle olduğunu ifade etmişti.

Öncelikle Ankara seçimiyle ilgili genel gözlemimi söyleyeyim. Ankara’da ciddi bir Mansur Yavaş rüzgarı esiyor. Ankara gerçekten bir değişim istiyor. Uzun yıllardır Ankara’yı aynı zihniyetin yönetmesi ve daha sonrasında o zihniyetin görevden istifaya zorlanarak görevden alınması ve yerine başkasının atanması fakat atanan kişinin de aday gösterilmeyip Ankara dışından bir kişinin aday gösterilmesi Ankaralıların çok içine sinmedi. Özhaseki ile Ankaralılar arasında doku tutmadı.
 


Mansur Yavaş açık ara farkla önde götürüyor. Biz eğer 31 Mart’a kadar herhangi bir hata yapmazsak, bu şekilde çalışmaya devam edersek ve son anda YSK’nın bir gazabına uğramazsak, çünkü sandıklara bu defa hakikaten sahip çıkacağız. Çok iyi çok örgütlü bir çalışma yapılıyor.

"ANKARA’YI ‘BOŞKENT’ OLMAKTAN ÇIKARACAĞIZ"

Ankara’yı alacağız. Ankaralılar hak ettikleri gibi yönetilecekler. Ankara halka rağmen değil, halkla birlikte yönetilecek. ‘Boşkent’ olmaktan çıkartılıp yeniden ‘Başkent’ olma kimliği Ankara’ya iade edilecek. Burası Cumhuriyet’in bütün aydınlanma devrimlerinin adeta laboratuvarı gibi işlev görmüş olan ve kadın-erkek eşitliğinden tutun da pek çok devrimin tüm Türkiye’ye buradan yayıldığı bir merkezdi. Şimdi yeniden bu fonksiyonuna, kurucu değerlerimize döneceğiz. Yeniden Cumhuriyet’i ve Atatürk ilke ve devrimlerini şaha kaldıracağız.

 "ETİMESGUT İÇİN ELİMDEN GELEN KATKIYI SUNACAĞIM"

Dilerim bu etki, bu rüzgar Etimesgut’ta da eser. Böyle olmasını arzu ediyorum, bunu için de elimden gelen katkıyı sunacağım. Çünkü bizler kişisel bir takım hedeflerle hareket etmiyoruz. Bizim ülkesel hedeflerimiz var, partisel hedeflerimiz var. Bunun için ‘Ben aday gösterilmedim çekileyim kenara, ankette pek de varlık gösterememiş olan birisinin başarısızlığını bekleyeyim’ gibi bir hareket bizimle bağdaşmaz. O yüzden biz yine yapmamız gerekenleri yapacağız. Sahada olacağız, şu anda da sahadayız aslında. Ankara’da ilçe ilçe sahada olmayı sürdüreceğim. İktidarın şu anda yaygın bir düşünceye dönüştürmeye çalıştığı gibi bir beka sorunu değil belki ama gerçekten de çok önemli bir seçim. Çok belirleyici bir seçim olacak. Bu aşamada hepimizin elini taşın altına sokması gerekiyor. Ben zaten gövdemi taşın altına sokarak siyaset yaptığım için süreci yine aynı istek ve azimle sürdürüyor olacağım.

“ARADAKİ OY FARKI HİLEYLE HURDAYLA KAPATILACAK GİBİ DEĞİL”

Buradan hareketle şunu da sormak isterim. YSK’nın yeni aldığı bir karar var, her sandık için fazla oy pusulası basılacak. Nasıl değerlendirirsiniz? Bir de Celal Çelik ile ilgili elinize gelen bir anket, bir yoklama var mıdır?

Öyle bir anket yok ama Ankara geneliyle ilgili epeyce anket görüyoruz. İlk sorunuzla bağdaştırarak cevap vereyim, Ankara ile ilgili elime geçen tüm anketlerde Mansur Yavaş epeyce önde gözüküyor. Bu nedenledir ki AKP Genel Başkanı son dönemlerde anketlere güvenmediğini çokça dile getirmeye başladı. Anketler ve anket sonuçları işlerine gelmediği için birdenbire anket firmalarını ve anket sonuçlarını itibarsızlaştırma çabası içerisine girdiler. Aslında bu onların genel siyaset yapış biçimi. Bugün Recep Tayyip Erdoğan, ne zaman CHP’nin adını ağzına alacak olsa, arkasından ‘çöptür, çamurdur, çukurdur’ gibi ifadelerle özdeşleştirmeye çalışıyor. Her söz sahibine aittir. O yüzden bu konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmaya gerek olduğunu düşünmüyorum.

Ankara’ya geri dönecek olursak, orada oldukça önde görünüyoruz anketlerde. Kiminde 3 puan kiminde 7 puan kiminde 9 puan ama önde olduğumuz kesin. Dolayısıyla, YSK her türlü oyunu yapmaya çalışabilir. İktidar partisi daha önce de olduğu gibi bir takım uygunsuz şeyleri denemeye kalkabilir. Aniden trafolara kedi girebilir falan bütün bunlara karşın, bu aradaki oy farkı hileyle hurdayla kapatılacak nitelikte değildir. Her koşulda Ankara’yı biz alacağız, Ankara sosyal demokrat bir zihniyetle yönetilmeye başlanacak yeniden.

“ER YA DA GEÇ MUTLAKA GERÇEKLEŞECEK”

CHP diyelim… ‘Partiliyim’ diyorsunuz, partiye dönmek istediğinizi de daha önceki açıklamalarınızda belirtmiştiniz. Hâlâ öyle bir niyetiniz var mı? Sizce PM’den af çıkar mı?

Ben çok köklü bir Cumhuriyet Halk Partili bir aileden geliyorum. Dolayısıyla benim savunduğum değerler, taşıdığım ilkeler CHP ile özdeşleşmiş olan ilkeler ve değerlerdir. İhracım sürecinde de demiştim; ‘Beni Cumhuriyet Halk Partisi’nden atabilirler ama benden Cumhuriyet Halk Partisi’ni atamazlar’ diye.
 


Aynı şey hâlâ geçerli. Özellikle bu seçim döneminde bir kez daha gördüm ki halkın gönlünde bizim ayrı bir yerimiz olmuş. CHP ile özdeşleşmiş siyasi bir figür olmuşuz. Onun için elbette ki resmi olarak dönmek önemli ama ben zaten şu anda Cumhuriyet Halk Parti’sinin tam göbeğinde tam bağrında siyaset yapan birisiyim. Genel merkezin de diğer partilerden gelen bunca kişiyi kucaklarken ki bunun yanlış olduğunu da düşünmüyorum, bu kadar kapsayıcı bu kadar kucaklayıcı bir politika güderken kendi öz evladını halkın talebine rağmen dışarıda tutmaya devam edeceğini ben düşünmüyorum. Kısacası, bu er ya da geç mutlaka gerçekleşecek.

Önemli olan burada bizim ülkemiz adına taşıdığımız ülkülerdir, ülkemiz adına verdiğiniz mücadeledir. Bu mücadeleyi her zaman her koşulda sürdüreceğiz bunun içini illâ bir makama, mevkiye, üyeliğe ihtiyacımız yok. Bu bizim yüreğimizden gelen ve aklımızda şekillenen bir mücadeledir. Bunu sonsuza kadar yani son nefesimize kadar vereceğiz.

“MADALET VE HALKINMA PARTİSİ"

Verdiğiniz cevap yalanlama gibi oldu ama ben yine de sormuş olayım. Adınız başka partilerle anıldı. Özellikle İYİ Parti’den aday olacağınız konuşuldu. DSP ile adınız anıldı…

Bunları ilk kez duyuyorum. Hiç asparagas haberlerle zaman kaybetmeyelim bence.

Peki DSP’nin CHP’ye yönelik eleştirileri… Özellikle Önder Aksakal’ın CHP için söylediği ‘Atatürk’ü istismar ediyorlar’ sözü…

AKP’nin ülkemize vermiş olduğu tahribat ortada. Bu kadar büyük bir AKP karanlığı ile mücadele ederken, muhalefetin muhalefete muhalefet etme döneminde olmadığımızı düşünüyorum. Öncelikle eleştirilmesi gereken ve her geçen gün Cumhuriyet değerlerine saldırı içerisinde olan bir AKP iktidarı var ve şu anda bu iktidarın bir parçası haline gelmiş olan bir Milliyetçi Hareket Partisi var.

Açıkçası ben Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını değiştirmeye karar verdim. ‘Madalet ve Halkınma Partisi’ demek daha uygun olacak herhalde. Şu dönem bence bu tip gereksiz yere kamuoyunu meşgul edecek bir takım tartışmalara girmemek gerekir. Önemli olan ülkenin sahip olduğu sorunlara bir an önce çözüm üretmektir.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.