Özel Röportaj: İlham Tohti İnisiyatifi Başkanı Enver Can Haberiniz'e Konuştu

Özel Röportaj: İlham Tohti İnisiyatifi Başkanı Enver Can Haberiniz'e Konuştu
İlham Tohti İnisiyatifi Başkanı Enver Can Haberiniz.com’a İlham Tohti’nin son durumunu anlattı. Can, ayrıca Çin’in Doğu Türkistan Politikası ve Uygur halkının yaşadığı baskı hakkında da bilgi verdi.

-Enver Bey Türkiye’ye hoş geldiniz. Siz merkezi Almanya’da olan ve Uygur Türklerinin hakları için mücadele eden ve şu anda Çin’de hapishanede olan İlham Tohti’nin serbest bırakılması için çalışan, İlham Tohti inisiyatif grubunun başkanısınız. Bize kısaca, önce İlham Tohti’nin siyasi mücadelesiyle, sonra bugün ki durum ve sizin yaptığınız çalışmalarla ilgili bilgi verir misiniz?

Enver Can:

 “Hay hay efendim, teşekkür ederim. İlham Tohti, Doğu Türkistan’ın Artuş vilayetinde dünyaya gelen bir Uygur akademisyendir. Ve hatta hapse atılana kadar Pekinde,  Milletler Üniversitesinde doçent olarak görev yapmaktaydı. İlham Tohti hocamız, Doğu Türkistan’daki durumu inceleyerek bizim, Doğu Türkistan halkının temel hakları için mücadele vermiş ve Çin Anayasası’ndan bulunan, Uygur Özerk Bölgesi’ne vadeliden hakların tatbik edilmesini istemiş, Çinliler ile Doğu Türkistanlılar arasında dostluk, birlik ve karşılıklı saygı bazında birlikte yaşamalarını ileri sürmüş ve aynı zamanda barışı, istikrarı ve Çin devletinin terakkiyatını istemiş, buna rağmen Çin devleti, İlham Tohti hocamızın bu güzel fikirlerinden istifade ederek, barış ve istikrarın sağlanması için çalışacağına, 2014 senesi 15 Ocak tarihinde İlham Tohti’yi yakalayarak hapsetmiş ve müteakiben de iki günlük göstermelik bir mahkeme sonucunda sözüm ona bölücülükle itham ederek müebbet hapse mahkûm etmiştir. Bunu müteakiben bütün dünya da böyle bir barışsever, insan sever insanın fikirlerinden istifade edilmesi yerine, onun müebbet hapse hükmedip mahkûm edilmesi, dünyada çok tenkitlere ve reaksiyonlara yol açmıştır. Birleşmiş Milletler, Batılı demokratik ülkeler, STK’lar başta olmak üzere binlerce ilim adamları ve insanlar O’nun serbest kalması için çağrılarda bulunmuşlardır. Bendeniz, Enver Can olarak ve bir Uygur Türkü olarak ben de arkadaşlarımla birlikte, mademki hocamız hapiste ve Çin tarafından burada çürütülmek isteniyor, biz bunu dünyaya tanıtmaya çalışalım. O’nun fikirlerini dünyaya tanıtmaya çalışalım, O’nun serbest kalması için çalışalım ve ödüllere aday gösterelim arzusuyla çalışma başlattık. Geçen dört seneden beri önemli neticeler elde ettiğimize inanıyorum.

En son 2019 senesinde Avrupa Konseyi tarafından ”Václav Havel İnsan Hakları Ödülü” ve geçen Aralık ayının 18’inde de Avrupa Parlamentosu tarafından her sene verilmekte olan “Sakharov Hür Düşünce” ödülüne layık görülmüştür.  Bu konudaki çalışmalarımızı devam ettireceğiz. İnşallah en kısa zamanda böyle bir barışsever kahramanımızın serbest kalması için hep birlikte çalışmayı arzu ediyoruz.”

-Çok teşekkür ediyoruz vermiş olduğunuz bilgilerden dolayı. Peki, Pekin hükumeti barışçıl bir mücadeleyi savunan ve yine Çin anayasasının Uygur Türklerine, Doğu Türkistan’a vermiş olduğu hakların sadece uygulanmasını isteyen bir kişiye böyle sert ve hukuksuz bir uygulama içerisinde olarak acaba neyi hedefliyor? Bazı Uygur gruplara radikal olma suçlamasını yönlendiriyorlar ama söz konusu İlham Tohti olunca, böyle bir suçlamada bulunmaları da söz konusu değil. Sadece mevcut anayasal hakların uygulanmasını talebeden bir kişi. Yani bu bölücülük ithamının temelinde neler var?
 
Enver Can

“Efendim o bölücülük ithamının temelinde hiçbir esas yoktur. Bence, hepimizin bildiği gibi Çin Komünist Partisi 1949 senesinde Doğu Türkistan’ı işgal ettiğinden bu yana, Doğu Türkistan halkını asimile etme politikası yürütmektedir. Mesela o zaman sayıları 200-300 bini geçmeyen Çinli göçmen sayısı şu anda Doğu Türkistan’da 10 milyonu çoktan geçmiştir. Nüfusun çoğunluğunu teşkil etmektedir. Ve son yıllarda da Çin’in batıya yayılma politikası ve bu modern zamanevi İpek Yolu dediğimiz yeni girişiminde Doğu Türkistan halkının orada bulunmasını, batıya-dünyaya yayılma politikasına bir engel olarak görmektedir. Dolayısıyla bu asimile etme politikasını hızlandırmıştır. Bugün Çin’in gayesi, açıkça söyleyenler var bunu Çin yönetiminden; oradaki Doğu Türkistan halkını tamamıyla yok etmektir.”
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.