“Saray demek zulüm demek!”

“Saray demek zulüm demek!”

Partisinin MYK toplantısı sonrasında konuşan CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 KARTAL’DA YAŞANAN FACİA

Kartal’da yaşanan olay hayli acı bir olay. 25 yıldır AKP tarafından yönetilen İstanbul’da yandaşa rant dağıtma politikası hayatı tehdit eden bir noktaya geldi.

Rant uğruna imar affı ilan edenlerin, “sabrımız taştı” demeye hiç hakkı yok. Sabırların taşması için illa insanların ölmesi mi gerekiyordu. Vatandaşımız kentleri yağmalayan bu anlayışa 31 Mart’ta yanıt verecektir.

EKONOMİK KRİZ

Derinleşen ekonomik kriz rakamlara net bir şekilde yansıyor. 2018’de protesto edilen senet miktarı yüzde 48 arttı.

Bu artış son 13 yılın rekoru. Karşılıksız çek tutarında da rekor artış yaşandı. Bankalarda takibe düşen krediler 100 milyarı geçmiş.

Borçlarını ödeyemediği için intihar eden çiftçiler, iş insanları, esnaf atanamadığı için intihar eden öğretmenler… Yandaşlar ballı maaşlarla Saray’a atanırken, KPSS’de birinci olan bir kişi öğretmen olarak atanmıyor.

Millet bunları yaşarken Saray ve damadı ‘dengelenme’ masalı anlatıyor. Milletimiz seçimde dengeleyecektir.

Cumhurbaşkanlığı’nın tüm imkanlarını kullanarak partisinin propagandasını yapan zat kibir abidesi olduğunu Sivas’ta göstermiştir. Kadro isteyen işçilerimizi azarlamıştır. Pazarların yangın yeri olmasını eleştirenlere ‘mermi fiyatı’ ile yanıt vermeye çalışmıştır.

Bugüne kadar hiçbir iktidar Mehmetçiğin giydiği parkayı, attığı kurşunu kendi beceriksizliğinin bahanesi yapmamıştır. Bugün domates, biber fiyatını mermi fiyatına endeksleyen bir iktidar vardır. Şimdi sıra askerimize geldi. Bir de hal çeteleri.. Bu pahalılıktan Erdoğan hariç herkes sorumlu. Erdoğan her zaman yaptığı gibi pahalılıktan şikayet edenleri dış güçlerin hizmetinde olmakla suçladı. Bunların kibiri arttıkça milletten kopuyorlar.

Ne söylerlerse millet bunları kabul ediyorlar sanıyor. 17 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP Genel Başkanı şimdi de fesli tarihçilerden öğrendiği yalan yanlış bilgilerle açıklamalar yapıyor.

ERDOĞAN’A IMF YANITI

IMF ile ilk stand by anlaşmasını CHP imzaladı. İlk anlaşmayı Cemal Gürsel döneminde yapılmıştır. Gürsel de CHP’nin Genel Başkanı olmamıştır. Hepimizin bildiği çok da iyi hatırladığı bir süreç var IMF ile son anlaşmayı yapan o mektubu Washington’da gönderen hükümetin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.IMF ile iş tutma konusunda tecrübeli olan Erdoğan bugün hızlıca ülkemizi IMF kapılarına götürmektedir.

ERDOĞAN’IN HALCİLERE YÖNELİK AÇIKLAMALARI

Bu kriz ekonomide izlenen sıcak para politikasının sonucudur. Bu krizden halcileri, esnafı suçlamak çözüm değildir. Ne yapacaklar halcileri bacaklarından halin kapısına mı asacaklar. bu nasıl bir üslup. Hiç kıvranmasınlar sorumlu 17 yıldır bu ülkeyi yöneten iktidar ve onun politikalarıdır.

Yaşanan krizi kutuplaştırarak, sorun yokmuş gibi yaparak aşmak mümkün değildir. Yeniden üretimin önünü açmak gerekir. Aksi halde milletimizin sıkıntıları daha da artacaktır. Biz bunu sağlayacak çözüm önerilerini geçtiğimiz yılın Ağustos ayında önerdik. Dikkate alınmadı. Saray milletin sözünü duymuyor. İktidar milletten koptukça kopuyor.

Ülkenin tüm kaynaklarını havuz çetelerine talan ettiren kadrolar, 2023 masalları anlatıyor. Bugün mutfaktaki yangın büyükdükçe milletin gelecekten umudu kalmadı. Filmi 25 yıl geriye sardılar. Tutturdular 1994.. Ne var kriz var, millet çok büyük sıkıntılar içinde en sonunda yerel yönetim seçimleri yapılmış milletimiz de kendilerine bu sıkıntıyı çektiren kadrolara ceza vermiş. İlk defa haklılar. Sonlarını görüyorlar. Milletimiz 1994 ruhuna geri döndü, o gün nasıl ceza kestiyse, 31 Mart’ta bunlara aynısı yapacağından şüphemiz yok.

“SARAY DEMEK ZAM DEMEK, ZULÜM DEMEK, ZARAR DEMEKTİR”

Saray’ındaki zat her gün alfabeden bir harf seçip bize hakaret etmektedir. Saray demek tek adam rejimi demek. Biz de bir harf seçelim Saray demek zam demektir, zulüm demektir, zarar demektir. Bu zat bize diklendiği kadar, Merkel’e Trump’a diklense ya… Geçtiğimiz günlerde Trump resmen alay etti.. “Rahibi bırakın dedim, onlar da bıraktılar dedi. Katılımcılar da güldü. Buna karşı Erdoğan meydanlarda ‘dik durmaktan’ söz ediyor. Merkel ve Trump karşısındaki suskunluğun tek bir sebebi var, “Borç alan emir alır.”

ERDOĞAN’A UÇAN SARAY

Saray hediyelere doymuyor, önce Katar’dan uçak geldi. Tank palet fabrikasını ihalesiz 25 yıllığına devredilen şirket seçimlerde kullanılsın diye otobüs hediye etti. Etik kuralların geçerli olduğu ülkelerde şirketler böyle hediyeler veremez. Hediyelerin bir üst sınırı vardır. Yöneticiler de devlete kaydedilecek de olsa bu kadar rahat hediye alamaz. Hele hele bu şirket 25 yıllığına savunma harp fabrikasını alacağı konuşuluyorsa bu hediyeler asla kabul edilmemelidir. Gelişmiş bir ülkede bu konular hemen rüşvet olarak sorgulanır. Rüşvetin hesabı sorulur. Hesabı soracak parlamentonun sesi kısılır, yargı etkisizleştirilirse bu olur.

TANK PALET FABRİKASI

Erdoğan mitinginde “Şu anda bu alımı yapan firma yüzde 50 Katar, yüzde 50 Türk ortaklı bir firmadır. Şu anda buraya yaklaşık 40-50 milyar gibi bir yatırım yapılarak bu fabrika elden geçirilecektir” itirafında bulundu. Firma anlaşılıyor ki ihalesiz bir şekilde bu fabrikayı almış. Şunun hesabını soran yok. Şu anda Katar ordusunun eline geçen Cumhuriyet’ten bu yana fabrikanın elinde birikmiş olan deneyim, bilgi Katar ordusunun eline geçiyor. bunları konuşan yok. Herkese ihale yapmadan, AKP başkanı hangi yetkiye dayanarak Türkiye için stratejik önemdeki fabrikayı verebiliyor. Almanya gibi ülkeler kamu yatırım fonu kurmayı düşünüyor, biz ise kamunun elindeki stratejik tesisleri saçıyoruz.

Saray yönetimi dövizin ateşini çıkarmamak için dövizle borçlanmaya çalışıyor. Biz Saray’ın Hans’tan borçlanmak için milletin elindeki son gümüşleri de borç vereceğini söylemiştik. Varlık Fonu iki kuruluşa 1 milyar avroluk, 2 yıl vadeli borçlanma yetkisi verdi. Varlık Fonu bu borçların karşısında Botaş, TPAO, TÜRKSAT, Eti Maden, Çaykur, Türk Telekom, THY, Ziraat Bankası ve Halk Bankası ve turizm arazilerini teminat gösterdi.

Müflis iktidar tanzim satış mağazaları çare olarak sundu. İktidar CHP’nin vaatlerini çalmasına buna alışmıştık. Acımasızca diyerek eleştirdiği dönemin icraatlerini taklit etmesine biz bile şaşırdık. Bu yetmez tarımı bitirdiler. Ülkemizi tarımda üçüncü lige düşürdüler. Her şeyi ithal eder hale geldik. Tarladan sofraya giden zincir dağıldı. Tarladaki yangın sönmeden mutfaktaki yangın sönmez. Bunlar çiftçiyi girdi fiyatlarına hapsetmiş.

TANZİM SATIŞI

2007 bu yana çiftçilere verilmesi gereken desteğin ancak yarısı ödendi. İktidarın her bir aileye 68 bin lira borcu var. Üreticiye hakkını vermeyecekler, kooperatifleri bitirecekler sonra da çıkıp CHP’nin tanzim satış mağazalarından medet umacak. Bunda da sınıfta kalacaklar. Bu da aspirin tedavisi olmaktan ileri gitmez. AKP belediyeciliğinin bu millete verebileceği bir şey kalmamıştır.

CHP aday tanıtım toplantımızı yaptık. 21 yüzyıl belediyeceğini bu ülkeye vatandaşlarımızla birlikte getireceğiz. Kentlerimize huzur getireceğiz. Tıpkı pek çok belediyemizde yaptığımız gibi en yüksek yaşam standartlarını sunacağız. Biz onlar gibi devletin imkanlarını seçimde kullanmadık. Bizim gür bir sesimiz var. Bu sesimizi umut bekleyen her eve ulaştıracağız. Milletimize sesleniyorum düşün peşimize ülkemize baharı getirelim.

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Selami1 ay önce
kaliteli insan işiyle, hayırsız boş insan kişiyle uğraşır. hep öyle uğraştınız zaten tek bir çivi çakmadınız,