Tarihi buluşmanın tüm ayrıntıları!

Tarihi buluşmanın tüm ayrıntıları!

"Öncelikle her ikinize medeni davranışlarınız için teşekkür edip babalar gününüzü kutluyorum." diyerek tarihi yayını başlatan İsmail Küçükkaya, her iki adayın da babalar gününü kutlayarak "Her ikinizin partilerinin genel başkan yardımcıları bir araya geldiler. Önce sayın Uğur Dündar konusunda anlaşıldı ancak kendisi sosyal medyada linç yediği için katılamadı. Her soru için 3’er dakika süre verilecek, toplam oturum süresi 2 saat olacak. Kimse kimsenin sözüne müdahale etmeyecek." ifadelerini kullandı.
 

Küçükkaya daha sonra söz hakkını Yıldırım ve İmamoğlu'na verdi.
 

İstanbul adaylarının açıklamaları şöyle:

Binali Yıldırım: "Evlatlarım geldi babalar günümü kutladı. Bana hediyeler almışlar çok güzel bir an oldu benim için."

Ekrem İmamoğlu: "Öncelikle bu yayın hayırlı olsun. Demokrasi için tarihi bir an yaşıyoruz. İsterdik ki 31 Mart öncesinde olsun ama kısmet bugüneymiş. Sayın Yıldırım’a da teşekkür ediyorum. Bizi dinleyenler böyle bir şeye şahitlik ettikleri için şanslar. Sayın Yıldırım’ın babalar gününü kutluyorum. Ülkedeki tüm babaların babalar gününü kutluyorum. Binali Yıldırım ve İmamoğlu birbirlerine babalar günü hediyeleri sundular.

 

"OYLAR ÇALINDI İDDİALARI"

Küçükkaya: "Ben İstanbul’da yaşayan bir vatandaşım. Oyumu kullandım. Demokratik bilince sahip vatandaş olarak oyumu kullandım bu seçime neden gidiyoruz? "

Oyların çalındığı iddialarına ilişkin soruya cevap veren Yıldırım'ın açıklamaları şöyle:

"Sizin oylarınız sayılırken birtakım işler oldu, şaibeler karıştı. YSK’da yenilenmesine karar verdi ama bizim tercihimiz bu seçimin yenilenmemesiydi. CHP bize yardımcı olmadı. Dolayısıyla seçime gitmek mecburiyetinde kaldık. Keşke oyların hepsi sayılabilseydi, biz de İstanbul’u 23 Haziran için yormayacaktık. Bu seçim murdar oldu mu? Bu iddiaların arkasındayım. Seçimde oylar çalındı. Oyların yüzde 10’u sayıldı, 23 binlerden 13 bin 729’a düştü. Geriye kalan yüzde 90 sayılsa sonuçların değişeceği aşikar. Oyların tamamlandı sayılmasını istedik. Oyları kimin çaldığını bulacak YSK’dır. Yolda gidiyorsunuz cüzdanınız çalındı. Polise gidip cüzdanım çalındı dersiniz. Oyların değişmesiyle çalınması aynı şeydir. Sayımlarda da bu ortaya çıktı."

Aynı soruya İmamoğlu, şu şekilde cevap verdi:

"Öncelikle şuradan başlayalım: Biz oyların sayılmasını istedik CHP istemedi yorumu yanlıştır. 31 Mart gecesinde yaklaşık bir saat olamadı ki seçimler kapanalı TV kanallarının bir kısmı. Yüzde 63,84 rakibime yüzde 33 bize gösterdi. AA’dan 2 saattir veri alamıyoruz şeklinde yayın yanıldı. AA Oyların yüzde 98’e getirdiği anda sayın yıldırım seçimleri kazandım diye açıklama yaptı. Ne tesadüftür ki AA o anda veriyi kesti. AKP genel başkan yardımcısı seçimi kazandık şeklinde açıklama yaptı. Ondan 2 saat önce kendi verilerimize göre biz seçimi kazandık dedik. Sonrasında YSK başkanı bizi teyit eden açıklamayı yaptı. İlk tutanak sayısı 24 bin 57: Burada şunu unutmamaları lazım 24 bin 57 ile başlayan süreç 13 bin 759’a indi."

"DÖRT PUSULADAN BİRİ HATALI TARTIŞMASI"

İstanbul'da aynı zarf içinde atılan 4 pusuladan birinin hatalı sayılması tartışmalarına ilişkin İmamoğlu şöyle konuştu:

"Biz seçmen olarak zarfa 4 pusula attık nasıl olur da 3 ü geçerli sayılır biri geçersiz sayılır AA bu veriyi neden kesti? Sayın Yıldırım’ın bir açıklaması yok Bunlar çok öneli sorular. Niçin 12 saat veri verilemedi. O farka maddi hatalar sonrası indi. Sonra sondaj yapacağız dedi AKP yetkilileri ve adımıza artı poy çıktı.

Sonra YSK kesin sonucu açıkladı. Bu zarfta 4 oy var. Muhtarlık seçimi, ilçe belediyesi meclis üyesi, ilçe belediye başkanlığı seçimi, hepsi pırıl pırıl, sadece büyükşehir belediye başkanlığı seçimi şaibeli. Bu olacak şey değil. Buna kimse inanmaz. 31 Mart’ta bu seçim anamızın ak sütü gibi helaldir. Bu çaldılar lafı olmaz. Bunu AK Partili, MHP’li CHP’li üyeler mi söylüyorsunuz? YSK’nın raporunda çaldılar raporu yok. Ama meydanlarda çaldılar sözü var."

Yıldırım'ın konuya ilişkin cevabı ise şöyle:

"Aradaki fark nihai fark. Nihai fark 13 bin 729, Ekrem bey ilk sonucu akşam 9'da yaptı. 9 puan öndeyiz diye açıklama yaptı. Eldeki verilere göre seçimi kazandık dedik rakam vermedik. Bu hata değildi. AA niye yayını kesti bu benim işim değil. Bizim müşaitlerimiz var onlardan veriler geliyor. Bu 4 pusula meselesi aldatmacadır. İtiraz edilen büyükşehir belediye başkanlığı oyu. İlçeler için de itirazlar vardı. CHP neden Sancaktepe'ye itiraz edip tamamen saydırdı? Bu işi çarpıtmanın anlamı yok. Zarf aynı ama oylar ayrı sayılıyor. Bu tek pusulada tüm oylar yok."

- "Yeni bir seçime gidiyoruz. Bu seçim neyin seçimi? Bu seçim manası ne sizin açınızdan? İki kampanya yürüttünüz. Kampanyanızda değişiklikler var 31 Mart’a takılmayalım."

"Elimizde il seçim kurulunun müracaatı var. Aynı zamanda YSK’ya götürdük. İl bizden daha bilir onlar ret kararına uydu. Tamamına sayımını CHP asla kabul etmedi. Tamamı sayılsaydı sonuç değişecekti. Bunu Maltepe’de gördük. 39 ilçeye yayarsanız sonuç açık ara bizde olacaktı.

"Bütün şüpheler yolsuzluklar kalksın istedik. İstanbul halkını düşünerek istedik. Bir hafta süremiz var. Söylemlerimizde değişiklik yok. 31 Mart öncesi kampanyamı izlediyseniz organik bir kampanya yapacağım dedim, yapmaya devam ediyorum. Biz bir ittifakla seçime gidiyoruz. Bir Cumhur İttifakı ve adayı olarak ben, Millet İttifakı adayı olarak Ekrem Bey gidiyor. Bir tarafta AK parti ve MHP, diğer tarafta CHP ve İYİ Parti, geri tarafta da HDP var."

İMAMOĞLU: “YSK’NIN KARARINDA ÇALMA YOK”

İmamoğlu: "Saat 9 gibi açıklamayı yaptığım doğrudur. Aynen şunu dedik. AA gibi bir garabet vardı. Yaklaşık 1,5 saatin üzerinde AA’nın verileri ile TV kanalları hukuksuz yayın yaptı. 24 bin 507. İşinize geldiği gibi rakamlarla oynamayın İtiraz etmedik demedim, bu CHP’nin işi değil dedim.

YSK gerekçeye göre karar veriyor sayıma göre dediği. YSK’nın kararında çalma yok, sadece sandık kurulu üyelerine göre veriyor. 2019’da yapılan bu yenilenen seçim bir demokrasi mücadelesidir. Ben seçilmiş bir belediye başkanıyım. 16 milyon insanın kul hakkını yiyenlere karşı bir demokrasi mücadelesidir. Beka sorunu var diyenler şimdi İstanbul’a döndü."

İMAMOĞLU: "BU SÜREÇ BİR KURGUDUR"

İmamoğlu: "31 Mart akşamını geçelim dedi sayın Yıldırım, geçemeyiz. 31 Mart ve sonrası çok önemli bir süreçtir. AA’nın veri geçmemesi, Sayın Yıldırım’ın kazandık demesi… Biz tutanaklarla mücadele etmeseydik kazanamazdık.

Yüz binlerce insanın hakkı var burada. Maddi hatalar düzeltilir ama bu seçimin bir içtihatı yok. Bu süreç bir kurgudur. Bu süreçte tek bir cümle edilmemesi büyük sıkıntıdır. AA verileri işlerine gelmediği için kesti. 23 Haziran’da biz demokrasi mücadelesi veriyoruz. İstanbul’da temiz bir belediyecilik mücadelesi veriyoruz. 23 Haziran’a kadar şunu söylüyorum. AK Partili kardeşlerimden de oy istiyorum."

YILDIRIM: “BAKANLAR SEÇİM SONUCU MU BELİRLEYECEK?”

Yıldırım: "Bu seçime beraber girdik. Biz seçim sonrası hukuk mücadelesi vererek hakkımızı aradık. İlk kez seçim tekrar olmadı. CHP direnmeseydi seçimin tekrarı olmayacaktı. Biz oy sayımından çıkan farkı görünce rahatlıkla söyleyebilirz. Biz birbirimize yakın oy aldık. 13 bin 729 fark çıkmış Birbirimize yakın almışız.

Ben 10 kazanıyorum Ekrem Bey 2 kazanıyor. Bu adil seçim mi? Ben AA ile görüşmedim. Benim görevim değil AA’nın veri akışı. Biz eldeki verilerle seçimi takip ettik. AA’nın konusu ayrı. Ben bakanlarla her zaman görüştüm. Bunun ima edilmesi yanlış. Bakanlar seçim sonucu mu belirleyecek?

Ben bunu saatlerce anlatabilirim. Biz 25 yıldır İstanbul’a çok hizmet yaptık. 1994’te kişi başına 14 litre su veriliyordu, şimdi 101 litre su veriliyor. Istranca’dan su getirildi. Melen’den, Sakarya’dan İstanbul’a su getirildi. İstanbul’da gelecek 40 yılın suyu var. Yeşil alan şu anda 60 milyon metrekare. 3 milyon 450 bin ağaç dikilmiş. Şu anda 6 bin 500 otobüs var. Bu sene sonu açılacaklarla 376 kilometre metro olacak. Su indirimi bizde de var. Bizim vaadimizde var. Su önergesi AKP önergesi ile kabul edildi. Ekrem beyin önerisi değil bizim önergemiz çıktı."

İMAMOĞLU: “HESAP YAPMAYI BİLMİYORSUNUZ DEDİLER”

İmamoğlu: "Bu sürece farklı bir cevap vermeyeceğim. Ben yalan konuşmam. Sürece dair tamamen tutanaklara göre konuşuyorum. Esas fark geçersiz oylardan. Yanlış kampanya yürüttünüz. Bizde az sizde fazla geçersiz oy oldu. Biz 18 günde vaadettiklerimizi tek tek yerine getirdik. Hesap yapmayı bilmiyorsunuz dediler. 25 yıldır yaptıkları. Elbette yapacaksınız… Evet 94’te seçildiniz. Sayın Cumhurbaşkanı seçildi. Ama bizim yaptıklarımızı kendine yormanızın mantığı yok. Ulaşım indirimi, su indirimi bizim vaadimiz. Alkışlasalardı daha makbuldü. Benim yazımla geçti."

YILDIRIM: "KAYBETTİK Mİ DİYECEKTİK?"

İmamoğlu'nun 31 Mart gecesi AA'nın yayın kesmesine ilişkin sorusuna Yıldırım, şöyle cevap verdi:

“AA’nın yayın kesmesinin sebebini AA’nın yetkilileri açıklamalı, ben sorumlusu değilim. 25 tane belediye kazandı AK Parti. Belediye meclisinin 180’ni millet ittifakı 130’unu kazandı. Kaybettik mi diyecektik? Büyükşehir belediyesinde 50 fazla üye kazandık. 39 belediyenin 25’ini Cumhur İttifakı kazandı. İBB meclisinde 180 üye kazandık. Çoğunluk cumhur ittifakında. Sonuç buyken kaybettik mi diyecektik. Afişler partimiz tarafından asıldı. Bu gayet normal bir şey. Onlar da sonradan astılar.”

"VERİ KOPYALAMA TARTIŞMASI"

Yıldırım'ın İBB'deki veri kopyalamasına ilişkin sorduğu soruya ise Ekrem İmamoğlu şöyle cevap verdi:

"Öncelikle şunu söyleyeyim: Burada kendi cümleleri ile hatırlatıyorum. Bir belediye başkanı belediye başkanı ile ilgili tüm incelemeyi yapabilir. Tekrar izah ediyorum. Bu veri yedekleme işidir. Veri kopyalaması yapılır ve yedeklenir. Mazbatanın bize verildiği gün milat kabul edilerek verilen korunması bu. Kaldı ki yapamadık, yetişmedi. Mahkeme kararı hukuksuz bir karar. Veri yedekleme gibi basit bir işi başka bir yere taşımak. Veri kopyalama işinin riski yoktu. Sayın Yıldırım’a süreci daha iyi analiz etmesini dilerim, talep ederim. Veriler yine İBB bünyesinde saklanacaktı."

İmamoğlu'nun açıklamalarına cevap Yıldırım cevap vermek isterken İsmail Küçükkaya müdahale etti. Durum kısa süreliğine yayında gerginliğe neden olurken Küçükkaya'nın müdahalesinin ardından yayın reklama girdi.

Reklam arasının ardından söz başlayan Yıldırım, veri yedekleme olayına ilişkin şöyle konuştu:

"Vatandaşlarımız bilsin teknoloji ile aram iyidir. Veri yedekleme ayrı kopyalama ayrı iştir. Veriler iki yerde yedekleniyor. Bu bir güvenlik meselesidir. Yedeği mutlaka vardır. Benim söylediğim cümlenin sadece ön kısmını Ekrem Bey ifade etti.

Niye kopyalama ihtiyacı hissediyor? İstese maiyetindeki insanlar alıp getirir. Bunu ifade etmek istedim. Kaldı ki mahkeme kararını da tanımıyor gibi. Onun ilgisiz dediği Eyüp’ten seçilen İBB meclis üyesi avukat. Bu veri kopyalaması FETÖ taktiğidir. Dışardan 3 tane uzman da görev yaptı. Devletin memuru dururken kozmik odalara müdahale edemezsiniz. Sonuç elbet kabul edilir. Bu sefer belki Ekrem Bey itiraz edecek. Umarım itiraza gerek olmaz."

İMAMOĞLU: “FETÖ UYGULAMALARINDAN ANLAMAM TECRÜBEN YOK”

Yıldırım'ın ardından söz alan Ekrem İmamoğlu'nun açıklamaları şöyle:

“Seçimlere itiraz haktı. Bu hakkı kimsenin yok sayma hakkı yoktur ama uydurma gerekçelerle itiraz etmeyiz. Tutanaklar üzerinde bir sıkıntı görürsek itiraz hakkımızı kullanırız. İtiraz sürecinde algı diye tarif edilen şey karşı tarafın yaptığı uygulama. Çaldılar diyorlar, kim yaptı diyorum cevap veremedi Sayın Yıldırım. FETÖ uygulamalarından anlamam tecrüben yok. Veri kopyalama masum bir iştir. Ben eminim ki Sayın Yıldırım da bunu biliyordur. 23 Haziran’da seçim Allah’ın izniyle güvenli olacak ve itiraza gerek olmayacaktır.”

“ORDU’DA YAŞANAN VIP KRİZİ”

İmamoğlu: “Trabzon ziyaretim, sonraki, Karadeniz’de ilçeleri gezmem miting değil bayramlaşma çağrısıydı. Hem doğduğum şehir Trabzon’da hem de Giresun’da vatandaşlarla buluştuk. Bu süreç bir tuzakla noktalanmak istendi.

Benim VIP derdim yok. VIP sürecinin çok daha netleşmesi gerek demek ki… Geçenlerin hattı hesabı yok. Beni karşılayanlar, yollayanlar bir şey organize ediyor. Trabzon’da VIP’den geçtik, Ordu’dan neden geçemedim anlamadım. Ben ne söylediğimi biliyorum. Bu konu İstanbullunun konusu değil. İstanbullunun konusu seçimler. Vali beye hakaret etmedim. Basitleşmiş demek hakaretse hakaret… Başka kelimeler kimseyi rahatsız etmiyor anlamadım. Bana “Pontus” dediler onu dediler bunu dediler…"

Yıldırım: "İzmir seçimi çok geride kaldı. 17/25 Aralık’ın gölgesinde bir seçim yaptık ve orada tarihimizin en yüksek oyunu aldık. Burada tamamlanmış bir seçim yok, kazanan bir belediye başkanı yok, olsaydı seçim yenilenmezdi. Ekrem Bey çarpıtmayı alışkanlık haline getirdi. "Soruları İsmail beyden aldı" dedi. Ben almadım dedim, siz de dediniz. İBB israfın içinde dedi. Sayıştay raporları yalanladı. En yakın arkadaşı Fatih portakal bile Ordu işi olmadı. Dedi. Düşündü taşındı basitlik diye bir iş uydurdu. Vali’den özür dilemesi gerekir demiştim. Şimdi milletten özür dilemeli çünkü millete yalan söyledi. Ben İstanbul’a güveniyorum. Biz çok hizmetler yaptık daha fazlasını yapacağız. İstanbul Türkiye’nin özeti. Türkiye’de 81 vilayet var İstanbul’da hepsinin dokusu var."

Yıldırım'ın açıklamalarına cevap veren Ekrem İmamoğlu: "Sayın Yıldırım yanlış bilgilendirilmiş galiba. “Yalan söylemiştir” cümlesini üstüne basa basa ifade etmiştir. Bu kesinlikle kibirli bir cümledir. Ben İsmail Küçükkaya demedim ama Binali Bey ısrarla “İsmail Küçükkaya” dedi. Benim oradaki ifadem nettir. Yalan söylemiştir cümlesini kötü söz sahibinindir diyerek iade ediyorum" dedi.

YILDIRIM’DAN 'VAKIFLARA YARDIM' SAVUNMASI

İBB'nin vakıflara yaptığı yardım iddialarına cevap veren Yıldırım, şöyle konuştu:

"Sayıştay raporunu siz gördünüz mü İsmail Bey? Raporda öyle bir rakam yok. Bu yalan. Yalan olduğu İBB tarafından açıklandı. Memurların açıklamaları yer almaz. Birçok yazılı açıklama yapıldı ama yeterince bu konu duyurulmadı. Öyle bir şey yok. O TV programında biz düzeltmeyi yapınca doğru değilmiş deyip geçiştirdi.

Değerli arkadaşımızın bu konularda daha ilkeli olmasını beklerim. Bu meselelerin doğru olmadığı ortaya çıktı. Bu konularda konuşmaktan zul duyarım. Ben İstanbul’u konuşma isterim. Belediyeler vakıflara nakdi kaynak aktaramaz. Sadece bazı gayrimenkuller verildi. Bu vakıflar yurtlar yapıyor, öğrencilere destek yapıyor. Yaptıkları iş kamu yararı. Nasıl FETÖ gençlerin beynini yıkayıp 15 Temmuz belasını yaptıysa bu vakıflar bu işleri tersine çeviriyor."

İMAMOĞLU: "İSTANBUL'UN EN BÜYÜK SORUNU YOLSUZLUK"

İmamoğlu: "İstanbul’un en büyük sorunu yoksulluk ve israf. Belki birilerinin canını acıtıyor ama kul hakkı meselesini unutmamamız lazım. Sayıştay denetimi raporunu isterse sayın Yıldırım’a iletirim. Sayın Yıldırım yanıltılmış olabilir, kendisine bilgi verenleri gözden geçirsinler. İstanbul her yere cevap yazan afişler asıyor. Bunu kim asıyor. 23 hazirandan sonra kim gelirse cevabını ona verir. Sadece İBB’ye ait, iştiraklar hariç, bin 810 araç var. 7 personele bir araç düşüyor. Bunu gibi israfı engelleyeceğiz.

Benim FETÖ ile uzaktan yakından hiç temasım yok. Ben siyaset öncesi de eleştirdim. Sayın Yıldırım talihsiz bir laf söyledi vakıflarla ilgili. İBB yurt yapamıyor mu? Esas olan devlettir. Tabi ki vakıflarla iş birliği yapılabilir. Anlık yapabilirsiniz. Ama yurdu belediye yapacak. Bizim vaatlerimiz arasında var. Hepimizin evine kadar girme konusunda işleri oldu. Bu nedir ya? İBB olarak okullara destek verip yurtlar yapacağız. İşimiz bu… Belediye başkanlığımda bir binanın boş olduğunu gördük, kapısını kırarak teslim adlık. Biz devletine inanan, güçlenmesine inana bir anlayıştan geliyoruz. Temiz vakıflarla çalışacağız."

YILDIRIM: “DETERJANLA YIKAYARAK MI KARAR VERECEĞİZ”

“Temiz vakfı deterjanla yıkayarak mı karar vereceğiz. Temiz vakfın kararını kim verecek? Belediyeler bu kuruluşlara nakdi destek olamaz. Vakıflara destek olmak yanlış bir şey değil. Sizin yapamadıklarınızı yapıyorlar. İnsanları bir araya getirip kaynaşmasını sağlıyorlar. Burada algı operasyonuna gerek yok. Zaten belediye açıklamasını yaptı. Memnun oldum FETÖ açıklamasına 15 Temmuz’da yakından yaşadık bunu. Bu FETÖ ile mücadele devam edecek ama hukukun içinde kalarak devam edecek. Bizi ilgilendiren ihanet kısmıdır. Onlar da mahkemelerde hesap veriyorlar.”

İSTANBUL İÇİN PROJELER

Binali Yıldırım: "İstanbul Avrupa'nın 13. Büyük ekonomisi. Gelen turistin 1/3’ü İstanbul’a geliyor. Biz yapacağımız projeler ile 500 bin istihdam sağlayacağız. Tuzla’da 160 biyoteknoloji fabrikası kurularak 50 bin istihdam sağlayacağız. Teknoloji üssü kuracağız. Büyük datanın işlenmesi, yapay zeka merkezi olarak gençlerimiz burada çalışacak. Biz alt yapı getireceğiz, gençler fikirlerini getirecek. Burada 24 bin istihdam sağlanacak. Pendik’te teknoloji geliştirme merkezi kurup 50 bin istihdam sağlayacağız. Atatürk Havalimanı millet bahçesi, fuar ve kongre merkezi olacak. Amacımız 50 milyonluk fuar turizminden istifade edelim."

Ekrem İmamoğlu: "Şunu düzelterek başlamak istiyorum. Ben temiz vakıflara vereceğim demedim iş birliği yapacağım dedim. 15 vakfa 308 milyonluk değeri vermek başka. Bana istediklerini sorabilirler. Bu şehirde 350 bin genç var. Bu şehirde 2 üniversite mezunundan biri işsiz. Burada aşacağımız şey kesinlikle israf.

Bu şehrin parasını israftan çevireceğiz. İBB desteğini eğitim, geçim, sofra destek paketleri yapacağız. 4 aileden biri bu şehirde açlık sınırında. Açlık sınırındaki ailelere 2020 liraya kadar destek vereceğiz. Okullarına yemek getiremeyen ailelerin çocuklarına kumanya desteği vereceğiz. Bölge istihdam ofislerimizde katılanlara iş desteği sunacağız. 12 yaş altına ulaşım ücretsiz olacak."

- Küçükkaya: "Vatanını seven Kürt kökenli bir seçmen olarak size neden oy vermeliyim?"

İmamoğlu: "Ben yoksulluk derken benim vatandaşım diyorum. Partizanlığı bu şehirde sökeceğiz. Partiler bizim için hizmet aracı. Bunu n içinde AK Partili, MHP’li, HDP’li hemşerim de var. Partizanlık büyük sorun bu ülkede. Biz bu milleti eşitlemeye geliyoruz. Barış, özgürlük, eşitlik mahalleden başlar. Sonrasında ilçede, sağlarsak bu şehirde kimsenin sorunu kalmaz. Partizanlığın yok edilmesi için sadece ben değil Sayın Yıldırım da mücadele etmeli."

Aynı soruya Yıldırım şu şekilde cevap verdi:

"16 yıldır ülkede hizmet veriyorum. İnsanların etnik kökeni ve inançlarına bakmayız, herkese aynı hizmeti götürürüz. Kampanyada particilik vardı. Seçim biterse hizmet yaparsınız. Ekrem bey İzmir’e gidip neler yaptığımı gördük. İZBAN’ı CHP ile beraber yaptık. Partizanlık asla bizimle telaffuz edilmez, bunu şiddetle reddederim. Ülkenin her yerine hizmet götürdük. Vatanın her köşesinden İstanbul’a gelmiş, 15 milyon İstanbulluya hizmet için varız. İstanbul’da yapılan hizmet asla israf değildir. BEN İDO Genel Müdürlüğü yaptım. 4,5 yılda İDO’yu kendi sınıfında bir numara yaptım."

YILDIRIM'DAN MAL BEYANI AÇIKLAMASI

Yıldırım: "Mal varlığı beyanında bulunmak keyfi değil, mecbursunuz buna. Memur bile olsanız mal varlığı beyanınız olacak. Ben 16 yıldır mal beyanında bulunuyoruz. Kamuoyuna açıklama diye bir adet yok ama olabilir. Dava konusu oldu mu mahkeme tarafından kabul edilip dosyaya konur. Çocuklarımın koruması gibi durum yok, kamuya açık. Seçim öncesi iddialar gündeme kondu tazminatlar kondu. Biz mal varlığımızla geçmişimizle ilgili hesap verdik, hesap vermeye hazırız.

Biz kamu görevlisi olduğumuzdan mal beyanı vermekle yükümlüyüz. Her yıl yenileyerek veriyoruz. Yeni bir siyasi ahlak, yeni bir süreç. Sorunuzun inceliği burada. Bu bir meslek değil, hepimiz görev yerine getiriyoruz. Erdemli, ahlaklı süreci yönetmek, dürüstlüğümüzü ortaya koymak adına zevkle kabul ediyorum. Bunu beyanında olmak yarınlardaki kaygıları çözüme ulaştırır diye düşünüyorum."

İMAMOĞLU: “İBB’NİN SURİYELİ POLİTİKASI YOK”

İmamoğlu: "Mülteci konusunu iyi yönetemedik. Sadece toplumsal tavırla açıklamak mümkün değil. Güneyde yaşanan insanlık dışı uygulamalar sonrası Türkiye yalnız bırakıldı. Bunu 3,5 yıl önce Fransa’da söyledim. 547 bin katlı göçmen var İstanbul’da ve bunun kayıt dışılar ile 1 milyonu aşıyor. Bu nüfusun yüzde 4’üne tekabül ediyor. İBB’nin bu konuda politikası yok.

Mevcut mülteci insanları, özellikle kadın ve çocukları bir envanter çıkarıp. Koruyacağız. Bu konuda özel bir masa kuracağız. Ben insanlık dışı uygulamalara karşıyım. Ülkemiz adına politika geliştirilmesi konusunda aktif olacağız. Çok dağıldı ülkeye mülteciler. Bu ülkenin sesi olarak güneyimizde yaşanan olaylarda sadece petrolü düşünerek demokrasi çözümüne katkıda bulunmadan bizi yalnız bırakamazsınız diyeceğiz. İstanbul’un sokakları tehdit altında insanlar ekmeğinin elinden alındığını düşünüyor."

YILDIRIM: “BUNLAR GİDECEKLER”

Yıldırım: "Suriye’den bu insanlar ölümden kaçtılar. Biz inancımız gereği misafir ettik. Onlar muhacir. Bunlar geçici koruma statüsündeler. Bunların hepsinin kaydı var. Temel hizmetleri görüyorlar. Uluslararası camia bizi desteklediler ama ellerini taşın altına koymadılar. Bunlar gidecekler.

Afrin Harekatı’nı yaptık, bir kısmını gönderdik. 500 bine yakın Suriyeli gitti. Diğerleri de gidecek. Bu süreçte bazı bölgelerdeki sayı fazla. Burada İstanbullunun huzurunu kaçıran olaylara karışırlarsa tutar göndeririz. Belediyenin bu işi tek başına yapması mümkün değil. Merkezi yönetimle koordineli çalışmalı."

Kadının iş hayatında yer almasına ilişkin soruya Yıldırım şu şekilde cevap verdi:

Yıldırım: "Kadının iş hayatında rol alması son 16 yılda ciddi yol kat etti. Üniversitelerde kadın öğrencilerin sayısı erkeklerden fazla. Kadın öğretmenlerin sayısı erkeklerden fazla. Burada bakmamız gerek ev kadınları. Onların el emeği üretimlerini değerlendirip her aileye aylık bin liraya kadar katkı sağlayacağız. İstanbul’un 300 mahallesinde kreş yok buralarda 955 tane kreş yapacağız. En kadınları çocuklarını bırakacak ve dışarı çıkacak. Tabi bu vaat Ekrem beyde de olabilir. Birçok vaatler hali hazırda yaptığı şeyler var, yeni vaatler var. Mesela Ekrem Beylikdüzü’nde 11 kreş vaadi verip birini yapmış. Öneli olan vaat vermek değil, yerine getirmek. Ben hiçbir vaadi karşılıksız bırakmadım."

İmamoğlu: “Bugün vaat verme pozisyonu bize aittir Sayın Yıldırım’a ait değildir. Onlar 25 yıldır şehri yönetiyorsunuz. Siz 25 yıldır yönetimdesiniz zaten vaat vermek bize yakışır. Siz 25 yıldır yönetirken kadınlar için vaat veriyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Biz insana, kadına çocuğu oturttuk bu zemini. Biz hızlıca 150 kreş açacağız. Bu kadınların söz hakkı ile ilgili.

Kadınların çalışabilmesine fırsat tanımak. 0-4 yaş arası çocukların annelerinin toplu taşımayı ücretsiz yapacağız. İstanbul’da her 10 kadından 4’ü şiddet görüyor. Kadınları desteklemek için özel ekiplerimiz olacak. Çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddetle mücadele için sosyolog istihdam edeceğiz.”

Binali Yıldırım: "Bir kere İstanbul’un yönü, gittiği yerle ilgili bir tanımı yok. Nüfus planlaması ne olacak? İstanbul’un yönünü çizeceğiz. Sonra İstanbul’a 2030 ve 2050 hedeflerini açıklayacağız. Bunlar BM nezdinde de çizilmiş bir yol haritasıdır. İstanbul dünyanın en sıkıntılı metropollerinden biridir. İstanbul’un yeşil alana ihtiyacı var. İstanbul’da kentsel dönüşüm çok önemli bir konu. 25 yıldır bu kenti yönetenler, bu kente ihanet ettik dedi. Yeşil alanların ve özellikle deprem toplanma alanlarının yok edilmesi sorunu var."

İmamoğlu: "Yeşil alan bir şehir için önemli… Bizim de 20 tane yeşil koridor projemiz var. Silivri’den başlayıp Pendik’e kadar devam ediyor. Biz bütün dereleri ihya edeceğiz. Böylece 37 milyon 500 bin metrekare ilave yeşil alan kazanacağız. Hem derelerin etrafında yürüyüş ve piknik alanları olacak hem de yatayda millet bahçelerine geçiş olacak. Kuzey ormanlarına erişimi bu koridorlarla sağlayacağız. Hem yeşil alan miktarını artırıp hem de depremde geçici barınma alanı olarak kullanacağız. İstanbul’da kişi başına düşen yeşil alan miktarını artıracağız. Dikey yapılaşma şehrin kimliğini ortadan kaldırıyor. Dikey yapılar 22 ilçede yoğunlaşmış, 18’i CHP belediyesi…"

GENÇLERLE İLGİLİ PROJELER

İmamoğlu: “Bu şehir çocuk ve genç kendi. Bu şehrin genç politikası inanılmaz bir öncelik olmadı. Gençlerin eğitimleri bittikten sonra meslek edinmeleri ve hayata katılmalarına kadar takip edilmeli. 75 bin öğrenciye 8 ay boyunca 400 lira öğrenci bursu vereceğiz. 12 kadın 8 erkek yurdunu hizmete geçireceğiz. 10 adet dünya dilleri merkezi kuracağız. E-spor arenaları kuracağız. Bizim gençlerimiz hayalleriniz İstanbul’da kuracak. 350 bin gencin Ekrem abisi olmaya geliyorum. Biz bu kenti vicdanlı bir kent haline getireceğiz. Yaşam becerileri öğrenme köyü kuracağız. Aktif yaşlanma programı kuracağız.”

Yıldırım: “Gençler benim kankam. Gençlere 10 GB internet bedava olacak. Bu en baba müjdem olacak. Bu internetle 500 tane e mail gönderip alabilirler. 1500 sosyal paylaşım yapıp 10 saat Netflix’te film izleyebilirler. Müze ve tiyatrolar bütün gençlere ücretsiz olacak. Öğrencilere kırtasiye desteğini artacağız. Amatör spor kulüplerine 100 bin liralık her yıl destek vereceğiz. Spor tesislerinden gençler ücretsiz yararlanacak. Motosiklerle köprüden geçiş ücretsiz olacak. İşsizlik maaşı alanlara toptu taşıma desteği vereceğiz. Öğretmenler toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanacak. Belediyeler burs veremiyor eskiden veriyordu ama CHP konuyu anayasa mahkemesine götürüp bunu imkansız hale getirdi. Önce bu engelin aşılması lazım.”

İMAMOĞLU: “ULAŞIMDA İSTANBUL’U HALLEDEMEDİLER”

Yıldırım: "Ulaşım benim işim, tevazuya lüzum yok. Türkiye’de 16 yılda bu işi hallettim. Havayolları, tren yolları yaptık. İstanbul’un birinci derdi ulaşım, Marmaray’ı, üçüncü köprüyü yaptık. Biz 2024’e kadar trafikte yarım saat kazanmasını raylı sistemle sağlayacağız. Her yıl 50 kilometre raylı sistem yapacağız. Metroların payı yüzde 48’e çıkaracağız. Bu en önemli projemiz. Bunu kolayca yapabiliriz. Yakın zamanda Marmaray’ın banliyö hattını Gebze’den Halkalı’ya genişlettik. Metrobüs güzergahında otonom ve akıllı araçlarla değiştirip hattı rahatlatacağız."

İmamoğlu: "Biz ulaşım için bütün aktörlerle beraber çalışacağız. Biz taksicinin minibüsçünün köprüleri ücretsiz kullanması için girişimlerde bulunacağız. Sayın Yıldırım ulaşımda "Türkiye’yi halletti" dedi saygıyla karşılıyorum ama İstanbul’u halledemediler çünkü İstanbul dünyanın en sıkışık ikinci kenti. İstanbul’da ulaşımda geçen süre ortalama 91 dakika. Raylı sistem 15 yılda 170 kilometreye erişebildi. Deniz ulaşımı yüzde 10’lardan yüzde 3’lere düştü. Buna önemle yaklaşıyoruz. Metrobüs hattında yerli ve temiz ulaşım sağlayacağız."

 

Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.