17 Ağustos Depremi Ekseninde İmar Barışı - Affı

17 Ağustos depreminden 19 yıl sonra İmar Barışı olarak adlandırılan esasen imar affı olan bir düzenleme mayıs ayında yürürlüğe girdi.

Bundan tam 19 yıl önce bugün, 17 Ağustos 1999’da Türkiye en karanlık günlerinden birini yaşadı. Saat 03:02’de merkez üssü Gölcük olandeprem 45 saniye içerisinde binlerce can aldı, faciadan sağ kurtulanlara ise ömür boyu unutamayacakları bir acı bıraktı... Bu deprem tarihe 17 Ağustos depremi olarak geçecekti.

1999 Gölcük Depremi, İzmit Depremi, Marmara Depremi ya da 17 Ağustos 1999 Depremi olarak anılan felaketin etki alanı çok genişti.

Başta Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ile civar il ve ilçelerde büyük bir yıkıma sebep olan deprem Ankara'dan İzmir'e çok büyük bir alanda hissedildi.
 
Sonuçta bu felâket Türk milletini, Tarifi imkânsız vedalara, Fedakârlıklara, Acılarave Keskin çığlıkların ardından da asırlar boyu sürecek sedalara Gark etti.

Peki bu vahşetten ne kadar ders çıkardık? Ya da çıkardık mı? Toplum olarak Hiçbir ders çıkarmadığımızı düşünüyorum. Çok çabuk unutuyoruz. İnşaat sektörüyle ilgili birçok tedbir alınmıştı ama şimdi yine birçoğu pasifize edildi. Türkiye’de ilk defa beton kalitesi yükseltildi, perde beton şartı getirildi, yatay düşey taşıyıcının sayısı artırıldı, yapı denetim firmaları kuruldu.
 
Burada özellikle şunu ifade etmek isterim: öldüren deprem değil, binalardır. Deprem ise ölüm ile binalar arasında araçtır. Nitekim İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi(AİHM) kararları da bu yöndedir.
 
“Bu kararlardan ilki 28 Nisan1993 tarihinde yaşanan Hekimbaşı çöplüğünün patlaması ile meydana gelen olayda 39 kişinin yaşamını yitirdiği ÖNERYILDIZ X TÜRKİYE davasına ilişkin karardır. Mahkeme bu kararında: Ülkemizde; kaçak yapılaşmanın hükümetler tarafından teşvik edildiğini, bireylerin beklentiye sokulduğunu; bu politikanın hatalı ve bireylerin yaşam hakkının ihlaline varan sonuçların sorumlusu olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca kamu görevlilerinin kusuru olan olaylarda olayın yeterince soruşturulmadığını, sorumluların gereken şekilde yargılanmadığını ve nihayetinde büyük zararlar doğsa da verilen cezaların görevi ihmalden ibaret oluşunu anlaşılmaz bulmuştur.

İkinci karar; 17 Kasım 2015 tarihli 17 Ağustos depremi ile ilgilidir. ÖZELX TÜRKİYE davasıdır. AİHM tarafından verilen ihlal kararında aşağıdaki tespitlere yer verilmiştir:
‘...Mahkeme, Sözleşme’nin 2. maddesinin, devlete yalnızca, kasten ölüme sebebiyet verilmesini engelleme zorunluluğu getirmediğini, aynı zamanda, kendi yargı yetkisi altında bulunan kişilerin hayatını korumaya yönelik gerekli tüm tedbirleri alma yükümlülüğü de getirdiğini hatırlatmaktadır. Mahkeme, bu yükümlülüğün, yaşam hakkını söz konusu edecek nitelikte, kamuya özgü olan ya da olmayan her türlü faaliyet bağlamında geçerli olduğu şeklinde yorumlanması gerekse bile, yaşam hakkının doğal bir afet ile tehdit edilmesi durumunda da geçerli olduğunu hatırlatmaktadır…”
 
“17 Ağustos depreminden 19 yıl sonra İmar Barışı olarak adlandırılan esasen imar affı olan bir düzenleme mayıs ayında yürürlüğe girdi”

“Söz konusu düzenlemeye bakıldığında; 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıları kapsadığı; bu tür yapılara verilecek Yapı Kayıt Belgesinin yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu; yapının depreme dayanıklılığı hususunun malikin sorumluluğunda olduğu görülmektedir.

Bu durumda 17 Ağustos depreminin 19. yılında bahsi geçen İmar Barışı denilen Yasa ile yukarıdaki afetlere karşı eksikliklerimiz olarak tespit edilen hususların düzeltilmesi bir yana daha da geriye gidildiğini görmekteyiz.”



“BU TÜR YAPILARIN DOĞA İLE DE BARIŞMASI ANLAMINA GELMEYECEKTİR”

Ülkemizin kaçak yapılaşmayı teşvik eden, bireyleri imar affı yasa beklentilerine sokan, afet riski taşıyan binaların artmasına ilişkin devlet politikalarını terk etmesi gerekirken, ülkemiz için bu yönü ile AİHM tarafından hak ihlali kararları verilmişken, 17 Ağustos depreminden 19 yıl sonra 2018 yılında yeniden imar barışı adı ile çıkan imar affı, afet risklerine karşı alınacak tedbirler yönünden kaygı vericidir.
 
Bu bağlamda; OfisimE çeşitli saiklerle yolu düşen ilgili – ilgisiz herkesin Tarafıma sıkça yönelttikleri: “Avukat Bey, bu îmar affı nedir? Bundan kimler yararlanacak? Yararlanmanın koşulları nelerdir?” sorularının yanıtlarını paylaşmak isterim naçizane.

Yapı Kayıt Belgesi 31 Aralık 2017'den önce yapılmış yapılar için verilecek. Belge için müracaatlar 31 Ekim 2018'e kadar yapılacak, belge bedeli ise 31 Aralık 2018'e kadar ödenebilecek. gerektiği durumda Bakanlar Kurulu başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatabilecek.
Yapı Kayıt Belgesi için müracatlar, yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden "Yapı Kayıt Belgesi Formu"nun doldurulmasıyla veya kurum ve kuruluşlara yapılabilecek.

Müracaatların e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, formun eksiksiz olarak doldurulması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra Yapı Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan yapı belgesi, talepte bulunan yapı sahibince e-Devlet kanalıyla alınabilecek.

Başvuru kurum ve kuruluşlara yapılmışsa, Yapı Kayıt Belgesi Formu müracaat sahibinin beyanına göre eksiksiz doldurulup Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılması sağlandıktan sonra form sistem üzerinden onaylanmak üzere müdürlüğe gönderilecek. Daha sonra bir örneği talepte bulunan yapı sahibine verilecek.

Uygulama kapsamında her yapı için sadece bir Yapı Kayıt Belgesi düzenlenecek.

Ödemeler nasıl yapılacak?

Düzenleme kapsamında Yapı Kayıt Belgesi bedeli, yapının bulunduğu arsanın 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'na göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, konutlarda yüzde 3, ticari kullanımlarda yüzde 5 olarak belirlendi.

Yapı Kayıt Belgesi bedeli, yapının bulunduğu arsanın emlak vergi değeri, ilgili belediyeden temin edilen arsa ve arazi asgari metrekare birim değerleri esas alınarak hesaplanacak.

Buna göre, tarımsal amaçlı basit binalar için metrekareye 200 lira, 1-2 katlı binalar ve basit sanayi yapıları için metrekareye 600 lira, 3-7 katlı binalar ve entegre sanayi yapıları için metrekareye bin lira, 8 ve daha yüksek katlı binalar için metrekareye bin 600 lira, lüks binalar, villa, alışveriş kompleksi, hastane gibi yapılar için de metrekare başına 2 bin lira, güneş enerjisi santrallerinde (GES) ise megavat başına 100 bin lira esas alınarak hesap edilecek.

Söz konusu bedel, yapının bulunduğu arsanın emlak vergi değeri ile binanın toplam yapı alanı dikkate alınarak hesaplanacak yapı yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden, konut ve ticari olarak tek kullanımlı veya karma kullanımlı olup olmadığı gözetilecek. Karma kullanımlı yapılarda konut ve ticari olarak kullanılan alanların arsa oranları ayrı ayrı dikkate alınarak, konutlarda yüzde 3, ticari kullanımlarda yüzde 5 katsayısıyla çarpılacak.

Ruhsatsız binaya bedelin tamamı ödenmeden belge düzenlenmeyecek

Yapı malikleri, yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda yapının tamamı için hesaplanan Yapı Kayıt Belgesi bedeline, kendi bağımsız bölümünün kullanım durumuna göre eşit olarak katılmak zorunda olacak.

Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda ise Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamı ödenmeden Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmeyecek.
Bu kapsamda Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen malik, genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına da sahip olacak.

Yapı kullanma izni alındıktan sonra yapılmış aykırılıklarda, aykırılık hangi bağımsız bölüm/bölümler ile ilgili ise o bağımsız bölümlerin maliklerinin kendi paylarına düşen bedeli ödemeleri durumunda aykırılığı olan bağımsız bölüm belirtilerek söz konusu belge düzenlenecek.

Bağımsız bölümünde aykırılık olmasına rağmen kendi payına düşen bedeli ödemeyen ve aykırılığı olan bağımsız bölümünü gösteren Yapı Kayıt Belgesi almayanlar, aynı binada başka bir bağımsız bölüm için düzenlenen Yapı Kayıt Belgesinden faydalanamayacak.

Yapı Kayıt Belgesi bedeli, genel bütçenin ilgili cetveline gelir kaydedilmek üzere, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacak.

Yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecek 

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda olacak.

Belge verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilecek.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları da iptal edilecek.

Belge alındıktan sonra, yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın kullanım maksadı değişiklikleri de dahil olmak üzere tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesisi yapabilecek.

Bunun için Yapı Kayıt Belgesi, mevcut yapının veya yapıların dış cepheler ve iç taksimatı bağımsız bölüm, eklenti, ortak yerlerinin ölçüleri ve bağımsız bölümlerin konum ve büyüklüklerine göre hesaplanan değerleriyle oranlı arsa payları, kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numarası ve bağımsız bölümlerin yapı inşaat alanı ve maliklerini de gösteren ve mimar tarafından yapılan ve ana gayrimenkulün maliki veya bütün paydaşlarca imzalanan ve elektronik ortamda tapu müdürlüğüne ibraz edilen proje, imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edildiğine dair ilgili belediyesinden alınan belge, bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran malik veya maliklerce imzalanmış yönetim planı, Yapı Kayıt Belgesi ile zemin ve mimari proje uyumunu gösteren özel harita mühendislik büroları veya lisanslı harita kadastro büroları tarafından düzenlenmiş zemin tespit tutanağı ile ilgili tapu müdürlüğüne müracaatta bulunulabilecek.

Ancak daha önce Yapı Kayıt Belgesi için ödenen meblağ kadar bir bedelin Bakanlık hesabına yatırılmasından sonra, tapu müdürlüğünce belirtilen işlemler yapılabilecek.
Kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un ek 1'inci maddesinin uygulanmasına da engel teşkil etmeyecek.

İnşaat halindeki yapılar da düzenleme kapsamında

Öte yandan, inşaat halindeki yapılara da 31 Aralık 2017 tarihi itibarıyla bitmiş kısımları için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartıyla Yapı Kayıt Belgesi verilebilecek. Ayrıca Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilecek.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlara izin verilen düzenleme kapsamında belge sahibi yapılarda iş yeri açma ve çalışma ruhsatı da yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilebilecek.

Hazine ve belediyeye ait taşınmazlar üzerindeki yapılar ne olacak?

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazlar Bakanlıkça tespit edilen veya ettirilen rayiç bedel üzerinden doğrudan satılacak.

Bu şekilde yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde 10'u peşin ödenmek üzere 5 yıla kadar taksitlendirilebilecek. Taksit tutarlarına ödeme tarihine kadar kanuni faiz oranının yarısı uygulanacak.

Taşınmazın yüz ölçümü büyük, üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan parsellere ayrılacak, bunun mümkün olmaması durumunda ise taşınmaz hisseli olarak satışa çıkarılacak.

Belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş yapılara ise Yapı Kayıt Belgesi verilebilecek. Böyle bir durumda, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyeye ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan bunlara satılabilecek.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.