KHK ile İhraç Edilen OHAL Mağdurları Ne Yapmalı?

701 sayılı KHK ile ihraç edilmiş 18 bin 632 kişi de Komisyon başvurusu yaptı. Komisyonun kararını bekledikten sonra bu karara karşı yargı yoluna başvurmak mümkün.

Binlerce kişi 15 Temmuz’dan sonra görevlerinden ihraç edildi. İhraçların bir kısmı için Fettullah Gülen Terör Örgütü (FETÖ) ile bağlantılı olduğu gerekçesi ile soruşturma başlatıldı. Ancak büyük bir kısmı için hiç bir soruşturma başlatılmadığı halde, önlem niteliğinde açığa alma kararı yerine, doğrudan ihraç kararları verildi. İhraç edilenler arasında FETÖ ile bağlantılı olmayan isimler de vardı. Bir kısmı basına yansıdı, yansımayanlar da var. Geçen Ay Olağanüstü Hal kapsamında (OHAL) 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)08.07.2018 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlandı ve 18 bin 632 kişi daha işsiz kaldı. Rakamlar dehşet verici. Tarikatlara, cemaatlere teslim edilen ülkenin acı tablosu gibi. Ancak 18 bin 632 kişinin hepsi cemaatçi mi? İhraçlardan sonra bazı isimlerin alakası olamayacağına dair çevremden gelen ortak bir ses var. Benim dahi ismen bildiğim kişiler var ihraç listesinde. İktidarın eylem ve işlemlerine dur diyen sosyal medya paylaşımları dışında bir eylemi görünmeyen kişiler. O günden beri haber sitelerine yansımış başka isimler de oldu. Bu listeleri kim hazırlıyor, hangi kriterlere göre hazırlıyor, belli değil. İhraç kararında ismi geçenlerin bir kısmı dışında ihraç edilen kişilerin, neden ihraç edildiğine dair gerekçe yazılı değil. İktidar partisinin taraf olmayanı bertaraf etme eğilimi düşünüldüğünde, olası sonuçları kederli görünüyor.


 
İktidarın uzun süre yol arkadaşı olan FETÖ’NÜN ne kadar tehlikeli olduğunu her plâtformda dile getirmeye gayret eden biri olarak, yapılan bütün bu işlemlere mesafeli yaklaşıyorum. Normal bir hukuk devletinde olması gereken, bu kişiler ile ilgili, önce tek tek soruşturma yürütmek ve soruşturma sonucuna göre karar vermektir. Bu süre içerisinde açığa alma tedbiri uygulanabilecekken, doğrudan yok etmeyi tercih etmek nereden baksan adaletsizliktir. Peki; olağan hale gelen OHAL’i.
 
 
OLUR DA KALDIRIRLARSA, İHRAÇ EDİLENLER NE YAPABİLİR?
 
İktidar partisi OHAL’i devam ettirerek seçim kararı verdi. Seçim çalışmaları sırasındaOHAL’i seçim sonrası kaldıracağını bildirdi. Açıklamalara göre 18 Temmuz’da OHAL kaldırılacaktı. Söyledikleri gibi OHAL kalkar mı yoksa 8. kez uzatırlar mı yönünde OHAL’in kalkma ihtimaline dair ümitvardım. Öyle ki hukuk devleti olmaktan uzaklaştığımız, kararları denetleyecek mekanizmaların süratle yok edildiği tek adam yönetiminde bu soruya cevap vermek zor. Olur da kaldırırlarsa: Evet yanlış okumadınız, OLUR DA KALDIRIRLARSA dedim. 19.07.2018 tarihinde 730 Gün sonra OLAĞAN ÜSTÜ HAL (OHAL)8. Kez uzatılmadı. Ancak 25.07.2018 Tarihli Resmi Gazete de Yayımlanan7145 Sayılı Takiye Kanunu ile adeta sevincimiz kursağımızda kaldı. Yani OHAL; Olağan hal oldu. OHAL KHKları ile mağdur olanlar OHAL’in uzatılmadığı Haberlerini duyar duymaz, Biz Avukatların Ofislerinde alıyorlar soluğu. Ben de Bir Avukat olarak onları tam ve etkili biçimde aydınlatabilmek adına üşenmeden yürürlükten kaldırılan 1402 Sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile 7145 Sayılı kanunu okuyup karşılaştırdım; Karşılaştırmam sonucunda edindiğim izlenimi paylaşmadan önce Dertleşmek isterim sizlerle: Biz Avukatların ofisinin Levhası hukuk ve “DANIŞMANLIK” Hizmetleri şeklindedir. Ama ne Hikmetse oradaki “DANIŞMANLIK” kısmını görmez kimse. Eş, Dost, Tanıdık ayağına gelir; Çayını – Kahvesini içer, lâf arasında soracağını sorar, netice de alacağını alır gider. Kısacası Orada ki “DANIŞMANLIK” ibaresi tamamen Levha da dekor görevi dışında bir işe yaramaz çoğumuzda. Hatta bazısı o kadar utanma duygusundan yoksundur ki; Çayı – Kahveyi de beğenmeyip, o konuda da akıl vermekten imtina etmez.
 Neyse; konuyu çok dağıttıkJ) Ama zaten söylenecek çokta farklılık yok. Zira; Her iki Kanun da bir biri ile benzer nitelikte.( 1402 Sayılı Kanun:Madde 3 a, b, c, d, e,f, g h, 7145 Sayılı Kanun: Madde 1, 8, 9 Bu benzerliğin en temel göstergesinin sadece bir kısmı.)  1402 Sayılı Kanunda Başrol Sıkıyönetim Komutanındayken, 7145 Sayılı Kanunda da Vali ve Kaymakamlarda.
 
 
İHRAÇ EDİLENLER NE YAPABİLİR?
 
Aslında olması gereken KHK’lar ile OHAL süresince geçerli olan düzenlemeleri yapmaktı. Ancak iktidar KHK’larla kamudan ihraç edilenler için “bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmezler, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler” şeklinde düzenlemeye gitti ve bu KHK’ların büyük çoğunluğu yasalaştı. Bu durumda OHAL kalktıktan sonra ilk yapılacak iş Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sı ve Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelere aykırı bu maddeler ile ilgili öncelikle Anayasa Mahkemesi’ne başvuru olacaktır. Tabi hükümetin OHAL’i kaldırıp, olağan döneme geçişi sırasında önceki ihraç kararlarının olağan dönemde değişikliğe uğramamasını amaçlayan düzenlemeler yapması mümkün. Ancak bunlar için de, yine iptal başvurusu yapılabileceği kanaatindeyim. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararından sonra gidilebilir.
 
OHAL süresince AİHM’ne doğrudan başvuru yapanlar için Mahkeme iç hukuk yollarının tüketilmesi kararını verdi ve davaları reddetti. AYM ise, OHAL KHK’ları oldukları gerekçesiyle inceleme yapamayacağından hareketle yapılan başvuruları reddetti. İdare Mahkemeleri de işlemin bir idari işlem olmadığı gerekçesi ile açılan davaları reddederek dava masraflarını hak arayanlara yükledi. Komisyon kurulmasından sonra ise İdare Mahkemeleri dosyanın doğrudan Komisyona gönderilmesi şeklinde karar verdi. Bu sebeple ihraç kararı sonrası mahkemeye başvurmuş olanların, OHAL kalktıktan sonra Mahkemelere ya da Komisyona yeniden başvuru yapmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Fakat, iki buçuk yıl önce kurulan Komisyonun, şunun şurasında 8 ay önce başvuruları incelemeye başladığı ve bu sürede 100 binin üzerinde ihraç kararının yaklaşık 8 binini incelediğini düşünürsek, Komisyona başvuranlar için durum pek de iç açıcı değil. 701 sayılı KHK ile ihraç edilmiş 18 bin 632 kişi de Komisyon başvurusu yaptı. Komisyonun kararını bekledikten sonra bu karara karşı yargı yoluna başvurmak mümkün.
 
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.