“Yedek” Sözcüğü Üzerine Düşünceler

Anayasal bir kurum, Anayasada yer alan bir konuda anayasanın ruhuna aykırı uygulamalar içindeyse hak sahiplerinin Anayasanın ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurma hakkı doğar.

Türkçe sözcüklerin genellikle gerçek, yan ve mecaz anlam olmak üzere birden çok anlamları vardır. Bununla birlikte, daha az sayıda da olsa bazı sözcüklerin kesin ve gerçek tek bir anlamları vardır. “Yedek” sözcüğü de bunlardan biridir. “Asıl olanın herhangi bir nedenle kullanılamaması durumunda onun yerini almak üzere hazır bulundurulan” anlamındadır. TDK Türkçe Sözlük’te “Gerektiğinde kullanılmak için bir şeyin el altında bulundurulan benzeri ya da eşi, ihtiyat” karşılığı veriliyor.
 
Herhangi bir şeye yedek denmişse, aynı anda aslıyla birlikte kullanılamaz. Bir şeyin ya aslı ya da yedeği kullanılır. Bir şey aynı anda aslı ile birlikte kullanılmak zorundaysa ona yedek denemez, o da asıllardan biridir.
 
Arabaların yedek lastiği, yedek anahtarı vardır. Arabanızın lastiği patladığında onu söker yerine yedeğini takarsınız. Araba anahtarınız kontakta takılıyken bir de yedek anahtarı takmaya çalışmazsınız.
 
Her takımın oyunda yedi oyuncu bulunduracağı bir spor karşılaşması varsayalım. Takımların saha kenarında yedek kulübesinde dörder yedek oyuncu bulundurmalarına izin verilsin. Oyundaki asıl oyunculardan birini çıkarmadan yedeğini oyuna alamazsınız. Hele hele dört yedek oyuncuyu da oyuna sokup sahadaki takımınızı on bir kişiye çıkaramazsınız.
 
Diyelim ki bu spor dalının farklı kuralları var. Karşılaşmada arzunuza göre oyunda en az yedi, en çok on bir oyuncu kullanma hakkınız var. O durumda oyundaki gelişmelere göre sekiz, dokuz…, on bir oyuncuyu da sahaya sürebilirsiniz. Ancak bu durumda oyuncuların tamamı asıl oyuncudurlar, hiçbirine yedek denemez.


 
“Yedek” sözcüğünün kesin anlamı dikkate alındığında, üyelerin kullanacakları oylara göre karar alınan bütün kurullar için de doğru, mantıklı, akla uygun olan yukarıdaki uygulama geçerlidir. Yasasında, tüzüğünde, yönetmeliğinde yedi kişinin asil, dört kişinin yedek üye olarak belirtildiği bir kurulda yedek üyeler de oy kullanmış ve karar on bir üye ile alınmışsa; “yedek üye” kavramı ortadan kalkmış, üyelerin tamamı asıl üye statüsü kazanmış demektir.
 
Yasa koyucuların Türkçeye hâkim olmadıkları, sözcükleri anlamları dışında kullandıkları düşünülemez. Pek çok yasal düzenlemede “asıl” ve “yedek” sözcükleri kullanılmaktadır. Hepsinde de yedekler, ancak asıl olan yoksa onun yerini alabilmektedirler. Aksi takdirde yasada “yedek” sözcüğünün kullanılmasına gerek duyulmazdı. On bir üyenin de oy kullanabilmesi için yasal mevzuatın hiçbir bölümünde yedek sözcüğünün hiçbir biçimde geçmemesi gerekir. Hukuk bir yana Türkçe bize bunu söylüyor.
 
Yasa koyucu bir yasada “yedek üye” sözcüğünü kullanmışsa şu ya da bu biçimde yorumlarla bu sözcükler Türkçedeki anlamları dışına çıkarılamazlar.  Çıkarılırsa aklı ve mantığı zorlamak, minareye kılıf uydurmaya çalışmak olur. Böyle zorlama yorumlara dayanılarak alınacak kararlara gerekçe oluşturmak da beyhudedir. Hukuka inanç bir kere sarsılmışsa artık yapılanlar en doğru şeyler de olsa vicdanlarda kabulü güçleşir.
 
Yasalar, bir ihtiyacı karşılamak üzere çıkarılırlar ve bu ihtiyacı en iyi biçimde karşılayacak biçimde düzenlenirler. Yasada ön görülemeyen ve sonradan ortaya çıkan durumlarda içtihat yoluna gitmek gerektiğinde, yasanın ruhu diyebileceğimiz çıkarılış amacına uymak esastır.
 
Anayasal bir kurum, Anayasada yer alan bir konuda anayasanın ruhuna aykırı uygulamalar içindeyse hak sahiplerinin Anayasanın ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurma hakkı doğar.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.