Aynı Gemideyiz Ama

Eğer insanların aynı gemide olduklarını hissetmelerini ve birlik beraberlik içinde davranmalarını istiyorsanız gemidekilerin bir kısmını düşmanlar, esirler, forsalar, köleler gibi görmemek zorundasını

Ülke zor günlerden geçiyor. Yetkililer bir ve bütün olmamız gerektiğini söylüyorlar. Kardeşlik söylemleri çok güzel. Aynı gemide olduğumuzu düşünmek ve geminin selamet içinde yoluna devamını sağlamak için çalışmak, el ele vermek zorunda olduğumuza inanmak istiyor herkes. Gemi batarsa hepimizin batacağı bilincindeyiz.
 
Ancak bu konuda pek çok insanın bocaladığını görüyoruz. İnsanlar, “Neye inanacağımızı şaşırdık, bir bakıyorsunuz bizi gemiden atıyorlar; hainlikle, teröristlikle, FETÖ ve PKK yandaşlığıyla suçluyorlar. Aradan bir süre geçiyor, ‘Aynı gemideyiz, gelin kucaklaşalım.’ diyorlar. Kucaklaşma sözlerinin daha havada titreşimleri sönmeden yine gemiden atıveriyorlar.” alınganlığı içinde. Nitekim 23 Haziran seçimi, vatandaşların yarısının yine gemiden atılmasına yol açtı. Gemidekilerin PKK, FETÖ yandaşlığına şimdi de PONTUSLULUK eklendi. Hem öyle böyle değil. Bazılarına göre neredeyse bütün Karadenizliler Pontuslu. Kimi siyasetçi ima etmekle yetinirken, kimileri açık açık Pontuslu Rumi olduklarını söylüyor.
 
19 Mayıs’ı Küçük Asya’da Rum soykırımı ilan eden Yunanistan, uzun zamandan beri bir de Pontus soykırımı iddiasındaydı. Ucu ta Sevr’e uzanan bir de Pontus devleti kurma çabası var. Yunan tezlerine bizzat bizim siyasetçilerimizce bundan daha güzel destek verilemezdi. Uydurma tarihçilerimiz zaten o yoldayken uydurma din adamı hiç durur mu? Milletin birlik beraberlikle coştuğu bir bayram sabahı “Keşke Yunan galip gelseydi.” deyiverir. Yani cami cemaati bile aynı camide (gemide) değil.
 
Eee! Gemiden gemiye fark var. Söz konusu olan hangi gemi ona da bakmak gerek. Mesela dolar milyonerlerinin bindiği şu bilmem kaç kişilik, bilmem kaç katlı lüksün lüksü cruise gemilerinden birinde misiniz? Gerçi o gemilerde bile farklı fiyatlara farklı ayrıcalıklar var. Bir de geminin en kirli, en yıpratıcı işlerinde çalışanları var. Siz hangi kategoridesiniz. Mesela neredeyse devlet bütçesi kadar devlet ihalesi almış, millete küfreden, geminin en lüks süitinde kalan bir müteahhit misiniz, yoksa işi bile olmayan, tesadüfen piyangoda bu seyahati kazanmış, pek az şeyden yararlanabilen biri misiniz? Hangi kategoride olursanız olun böyle bir gemideyseniz geminin batmasını istemezsiniz. Hayatınız tehlikeye girmesin istersiniz; ama aşağı kategorilerdeyseniz geminin bir biçimde hasar görmesini de pek fazla umursamazsınız. Gemiyi sahiplenemezsiniz.


 
Kölelik çağında köle ticareti yapılan bir gemide yol alan köleler de satıcılarıyla aynı gemide bulunurlar. Ortaçağda gemilerde forsaya bağlanan esirler de gemiyi yönetenlerle aynı gemidedirler.  Kölelerin ve forsaların hiç umudu kalmamışsa, ölümün böyle yaşamaktan daha iyi olacağını düşünür duruma gelmişlerse geminin batmasını istemeye bile başlarlar.
 
Bir geminin yönetiminde olanlar ve onlardan yana olan yolcular, yolcuların diğer yarısını düşman görüyorlar; uyarılarına önem vermeyerek gemiyi tehlikeli sulara sürüyorlarsa bu durumda ne yapılır? Yüksek bir şelaleye doğru hızla yol alan gemide düşman görülenler, diğerleriyle aynı gemide olduklarını düşünerek bu tehlikeli gidişe boyun mu eğmelidirler? Aynı gemide olmak, birbirini dinlemeyi, kararları ve önlemleri birlikte almayı gerektirmez mi? Elbirliği böyle olmaz mı? Herkes bana uysun, benim dediğim olsun, kimse itiraz etmesin, bunun adı da elbirliği olsun, denebilir mi?
 
Sözün özü, eğer insanların aynı gemide olduklarını hissetmelerini ve birlik beraberlik içinde davranmalarını istiyorsanız gemidekilerin bir kısmını düşmanlar, esirler, forsalar, köleler gibi görmemek zorundasınız. Gemi çok lüks olmasa bile gemideki konfor kişilerin gemiye katkısına uygun düşecek bir adaletle paylaşılmalıdır.
 
Gerçekten bir ve bütün olacağımız, vatanı ve milleti hep birlikte yükselteceğimiz mutlu ve müreffeh günlere ulaşmak dileğiyle.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.