Ayrıştırmaya Devam mı?

YSK’nin hem önceki yıllardakilerle çelişkili kararları hem farklı partilerin itirazları üzerine aldığı kabul ve red kararlarında gözlenen çifte standart, gerginliği artıran hususların başında geliyor.

Seçim bitti. Ortamın sakinleşmesi, herkesin işine gücüne bakması beklenirken gerginlik artıyor. YSK’nin hem önceki yıllardakilerle çelişkili kararları hem farklı partilerin itirazları üzerine aldığı kabul ve red kararlarında gözlenen çifte standart, gerginliği artıran hususların başında geliyor.
 
Seçimde millet; kavga, tehdit, hakaret istemediğini açıkça ortaya koyduğu halde kavga dilini kullanmaktan vazgeçemeyenler var. Kazananlar, kendilerine oy vermeyenleri cezalandıracaklarını, onlara hizmet götürülmeyeceğini açık açık ilan ediyorlar. Kaybedenler, seçilenleri çalıştırmayacaklarını, engelleyeceklerini söylemekten hiç çekinmiyor.
 
Türk siyasetinde kemikleşen ve milleti ikiye bölen ayrıştırıcı zihniyetin bundan böyle deva bulacağına duyduğumuz inanç gitgide solmakta, umudumuz kırılmaktadır. Malum medya milleti bölme ateşini körüklemede her geçen gün yeni zirvelere tırmanıyor. Sosyal medyada fanatiklerin paylaşımları konunun tuzu, biberi.
 
Bütün dünyada siyasetçiler, genel olarak faydacıdır (pragmatist). Farklı düşünseler bile gelecekteki oy kazançlarını ya da kayıplarını göz önüne alarak konuşurlar. Bizde ayrıştırıcılığın gazına gelen bazı siyasetçilerin kendilerini kaybettikleri, gelecekte oy kayıplarına yol açacağı kesin aşırı sözler söyledikleri görülmektedir.


 
Adam; semt semt, mahalle mahalle sandık sonuçlarını inceleyeceklerini; kendilerine oy verenlere her türlü hizmet ulaştırılırken oy vermeyenlerin cezalandırılacağını, hiçbir hizmet alamayacaklarını kutlama için toplanan kalabalığa yaptığı ayak üzeri konuşmada haykırıyor.
 
Biraz aklı olsa dilini tutmayı bilir. Bizim “Yağmasan bile gürle.” diye bir sözümüz var. “Bize oy vermeyenlere de en güzel hizmetleri ulaştıracağız, başarımızı görerek gelecek seçimde bize oy vermeye gönüllü olacaklar.” dese ne kaybeder? Sanırım ortaya böyle bir başarı koyamayacağının; ancak milleti bölerek, birbirine düşman ederek kazanmayı sürdürebileceğinin farkında.
 
Başkasına oy verenlerin bir kısmı başarılarını görürse sonraki seçimde sana oy verebilir. Onlara hizmet götürmeyerek, en azından bunu dile getirerek bu ihtimali yok ediyorsun. Sana oy vermeyenleri barış mümkün olmayan düşmanlar ilan ediyorsun. Evet bazı kayırmalar, bazı ihmaller olabilir; ama pratikte şehrin bazı bölümlerine hiç hizmet götürmemek mümkün mü?
 
Seçilenleri çalıştırmayacağız, her türlü engellemeyi yapacağız.” demek, ülke ve millet sevgisiyle bağdaşır mı? “Çalışanı çalıştırmayacağız.” demenin etik yanı var mı? Onun yerine, “Bu bir bayrak yarışıdır. Bayrağı teslim alanların daha yükseğe taşımaları için her türlü yardım boynumuzun borcu, ancak denetleyicileri olacak; yanlışa yönelmelerine, milleti zarara sokmalarına asla izin vermeyeceğiz.” deyiverseler, karşı tarafın da sempatisini kazanmaz, daha çok sevilmezler mi?
 
Muhalefetin kazandığı belediyelerin çok fazla borçlarının bulunmasını onların başarılı olamayacaklarına, maaş bile ödeyemeyeceklerine delil göstermek yanlış olmamış mıdır? Bu belediyeler nasıl bu kadar borç batağına saplanmışlardır? Hesapsız harcamaları denetlenmemiş midir? Bu belediyeler muhalefete kaybedilmese bu borçlarla hizmete nasıl devam edeceklerdi? Bunlara sağlanan imkânlar niçin muhalefet kazanınca onlara sağlanmayacaktır? Vatandaş bütün bunları sormayacak mıdır?
 
Seçimin FETÖ ve PKK darbesi olduğunu söylemek, günü kurtarmaya yeter mi? FETÖ ile mücadelenin sulandırıldığı, tabanda yer alan ve gözden çıkarılanlarla sınırlı kaldığı, asıl gücü oluşturan kaymak tabakanın ve siyasi ayağının kayırıldığı; gücünü, etkinliğini, konumunu koruduğu anlamına gelmez mi?
 
Bugün seçimlerde darbe yaptığını iddia etmek; FETÖ’nün, birlikte yürünen dönemde “Ölülerinizi bile kaldırarak oy kullandırın.” emirleri uyarınca geçmiş seçimlerde ve referandumlarda da benzer şerleri işlediğini kabul etmek olmaz mı?
 
Milletimizin sağduyusunun siyasetçilere ve fanatiklerine de yansımasını ummaya devam edelim. Millet eninde sonunda herkesi hizaya sokar.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.