Bunlar Nasıl İHL Öğretmeni?

Devletin bir memuru, devletin yasalarına aykırı düşünceleri savunmamalı, devletin düzenine aykırı düşünce ve davranışlarda bulunmamalıdır.

Her topluluktan her tür insan çıkabilir. Dolayısıyla bir topluluktan çıkan olumsuz nitelikteki bir kişiye bakıp, onu topluluğun rol model kişisi olarak damgalamak “O topluluğun tamamı öyledir.” genellemesinde bulunmak son derece yanlış olur.

Bazı meslek grupları çok özeldir. Toplum, bu mesleklerin her mensubunda birtakım iyi temel özelliklerin bulunduğuna inanır, onların her zaman topluma örnek olacak davranışlar içinde bulunacağını düşünür. Buna aykırı bir tavır görüldüğünde şaşkınlık duyulur, normalin üzerinde tepki gösterilir. Askerlik, öğretmenlik, hâkimlik, savcılık, hekimlik, din adamlığı… bu tür mesleklerdendir.

Toplum öğretmenlerin, hele de İmam Hatip Lisesi öğretmenlerinin yüksek ahlâk sahibi; düşünceleriyle çevrelerine ve öğrencilerine rehber insanlar olduklarına inanır. Ne yazık ki birileri sanki bu inancı yıkmak için özel çaba içindeymiş gibi. Neredeyse gün geçmiyor, bir İmam Hatip Lisesinden bir öğretmen çıkıyor, toplumun nefretini çekecek söz ve davranışlarıyla gündeme oturuyor.

Daha Konya’da İmam Hatip Lisesi öğretmeninin beden eğitimi dersinde eşofman giyen kız öğrencileriyle ilgili sapık düşüncelerini dile getiren sosyal medya paylaşımları unutulmamışken Tekirdağ’ın Saray ilçesi İmam Hatip Orta Okulunun Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi öğretmeninin paylaştığı mesajlar düştü gazetelere.

Bu öğretmencik,"Ergenlik çağına ermeyen kızın rahatlıkla sevgilisi olabiliyor ve durum normal karşılanıyor. Ama bu kıza madem bu haltı yiyebiliyorsun evlenedebilirsin dediklerinde her nedense yaşın küçüklüğü ortaya atılıyor hemen. Zina edecek kadar yaşı büyük. Evlenmeye geldi mi yaşı küçük." diyor, çok büyük mantık hatasına düşerek.

Bir öğretmende analitik düşünme yeteneği mesleğinin olmazsa olmazıdır. Öğretmenlerin görevleri öğrencilerine birtakım bilgileri öğretmekten ibaret değildir. Modern eğitim öğretim, öğretmenlerden öğrencilerde analitik düşünme becerilerinin geliştirilmesini bekler. “Kendisi muhtaç-ı himmet bir dede, gayrıya nasıl himmet ede.” örneği, kendisi analitik düşünmeyi beceremeyen birinden öğrencilere ne hayır gelir ki?



“Küçük yaşta bir kız çocuğunun sevgilisinin olabildiği ve bunun normal karşılandığı” iddiası doğruyu yansıtmıyor. Hiç kimse küçük bir kızın bir sevgilisi olmasını ve onunla platonik (sadece duygusal olan, hiçbir fizikî yakınlık görülmeyen) duygular taşımanın ötesine gitmesini normal karşılamıyor, hoş görmüyor. Hatta platonik de olsa küçük çocukların yaşlarına uygun olmayan duygu ve davranışları toplum genelinde hiçbir zaman hoş karşılanmaz. Anne ve babalarımız bu konularda çok hassastırlar. Bu adam ya Türk toplumunu tanımıyor ya da çok sapkın bir ortamda yaşadığı için bütün ülkeyi öyle sanıyor. Toplumda olmayanı var sayıp eğri büğrü mantığını inşa etmeye başlıyor.

Bu öğretmenciğin saçmalamasını “Bütün İHL öğretmenleri de böyledir.” diye genelleyemeyeceğimiz gibi, orta okul düzeyinde seyrek görülen bir örneği de genelleyemeyiz. Küçük bir kızın gönül ilişkisini zina olarak gören bu öğretmencik gibi mantıksızlığa düşerek “Bunu yapan, evlenebilir de.” diyemeyiz.

Adam sonra da bu mantıksızlığı temel alarak “Öyleyse bütün çocuklar küçük yaşta evlendirilebilir.” sonucuna ulaşıyor. Ardından da “Sizi gidiler sizi, sevgiliye, dolayısıyla zinaya evet; ama iş evliliğe gelince hayır, öyle mi?” demeye getirerek, küçük yaştaki kızların evlendirilmelerine karşı çıkanları çelişkiler içinde olmakla suçluyor.

“İnsanlar canlıdır. Kuşlar da canlıdır. Kuşlar uçar. Öyleyse insanlar da uçar.” mantık silsilesiyle bu adamın saçmalaması arasında ciddi bir fark yok.

Bu hasta düşünceli adam, sonuçta dolaylı yoldan olsa da küçük yaştaki kızların evlendirilebileceklerini savunuyor, karşı çıkanları ikiyüzlülükle suçlamış oluyor.

Modern hukuk bir tarafa Osmanlı döneminde hukuku düzenleyen Cevdet Paşa’nın hukuk âbidesi “Mecelle” bile “Su-i misal misal olmaz.” kuralını getirmiştir. Yani toplumda görülebilen herhangi bir kötü durum örnek olarak ortaya konup buna dayalı savunma yapılamaz. “Filan kişi şöyle yaptı, ben de yaptım.” demekle sorumluluktan kurtulunamaz. Dolayısıyla küçük yaşta herhangi bir kız çocuğunun sevgilisinin olması örnek gösterilerek bütün kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilebilecekleri asla savunulamaz.

Devletin bir memuru, devletin yasalarına aykırı düşünceleri savunmamalı, devletin düzenine aykırı düşünce ve davranışlarda bulunmamalıdır. Devlet de buna izin vermemeli, kendi memurunun kendi hukukunu çiğnemesini hoş karşılamamalıdır.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.