Halt Eden Arap

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da açıklamalarıyla katkıda bulundu. Ancak yeterli değil. Devletimiz bu edepsizliğin cevabını en şiddetli biçimde ve her alanda vermelidir.

Başlıkta daha ağır sözler kullanmak gerekirdi Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed edepsizinin Twitter hesabındaki paylaşımı için. İsrail’e hizmet aşkıyla, son günlerde ortaya konmaya çalışılan İslâm dayanışmasını parçalama amacını taşıyan, ancak Sion köpekliğine soyunmuş birinden beklenecek bir davranış. Uyduruk bir devletin de olsa dışişleri bakanı kimliğini taşıyan birinden gelmesi bu devletçiklerin nasıl birer sömürge, yöneticilerinin nasıl emir kulu köleler olduğunu da gösteriyor.

Açıklamanın zamanı gerçekten manidar. Son günlerde Kudüs konusu öne çıkmış durumda. Türkiye’nin insiyatif almasıyla İslâm ülkeleri birlikte hareket etmeye davet edildi. İstanbul’da toplanan İslâm İşbirliği Teşkilatı toplantısında önemli adımlar atıldı. Bu dayanışmanın baltalanması emrinin nereden verildiği çok açık.

İslâm dayanışması düşmanı, Siyonist ajanı Abdullah bin Zayed’in Twitter sayfasındaki paylaşımında şu ifadeler yer alıyor. "1916 yılında Türk Fahri Paşa'nın Medinetü'l Münevvere halkının hakkına girdiğini ve onların mallarını çaldığını, onları kaçırdığını, Şam'dan İstanbul'a "Seferberlik" ilan ederek, Medine’deki el yazması eserleri çaldığını biliyor muydunuz? İşte Erdoğan'ın dedelerinin Müslüman Araplarla ilişkisi buydu."

Bu şarlatana Cumhurbaşkanımız cevabını verdi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da açıklamalarıyla katkıda bulundu. Ancak yeterli değil. Devletimiz bu edepsizliğin cevabını en şiddetli biçimde ve her alanda vermelidir. Verilecek cevap aslında bu adamın arkasındakilere, onu kullanan emperyalistlere, ona emri ve görevi verenlere olacaktır. Birleşik Arap Emirlikleri’nin en üst düzeyde özür dilemesi, hatta bu seviyesiz zırzobun görevden alınması sağlanmalıdır.

Rahmetli dedem Ahmet Tevfik Efendi’nin de Alay Kâtibi olarak kolordusunda silah arkadaşlığı ettiği Çöl Kaplanı lâkaplı Fahrettin Paşa Medine’yi müdafaa etmek ve kutsal emanetleri İstanbul’a göndermekle bunların işgalci İngilizlerin eline geçmesini engellemiştir. Aksi halde bu eserler şimdi İstanbul’da Topkapı Sarayı Müze’sinde değil, İngiliz müzelerinde yer alacaktı.

Fahrettin Paşa’nın İstanbul’a gönderdiği eserlerin tamamına yakını zaten 400 yıl boyunca Sürre ALAYLARIYLA İstanbul’dan gönderilmiş olan eserlerdir. Hepsi öz be öz malımızdır.
O günlerde hurma ve deve dışında hangi zenginlik vardı da Osmanlı sömürdü? Petrol Osmanlı’dan sonranın zenginliği. Osmanlı, dinine sevgi ve saygısı dolayısıyla Peygamber Efendimizin akrabaları, hemşerileridir diyerek Araplara saygı göstermiş; “kavm-i necip-i Arap” (Seçkin Arap Kavmi) demiştir. Hicazlıları askerlikten muaf tutmuş, pek çok ayrıcalık tanımıştır. Bugün de halkımız din duygusuyla Araplara sevgi beslemektedir. Arap ülkeleri sınırlarından içeri Suriyeli sokmazken Türkiye beş milyon civarında Suriyeliyi kabul etmiştir. Halen yurdumuzda üç buçuk milyon Suriyeli barınmaktadır. Kendilerine yapılan harcama otuz milyar doları aşmıştır.

Osmanlı devleti, Arap çöllerine, çorak Arap diyarlarına hem Rumeli ve Anadolu’nun kaynaklarını hem Mehmetçiklerin mübarek kanını akıtmıştır. Biraz vefa, biraz Allah korkusu, biraz hakka hukuka riayet, biraz utanma duygusu gerekmez mi?

Rahmetli dedem anlatırdı. Osmanlı zamanında Araplara büyük saygınlık kazandırılmıştı. Bir Arap geçerken oturan bir Yahudi varsa derhal ayağa kalkarmış. Yine bir köy yolunda eşeği üzerinde giden bir Yahudi, bir Arap’la karşılaştığında mutlaka eşeğinden iner, yola yaya devam edermiş.

Nereden nereye… İngiliz’e teslim ettikleri ülkelerinde emperyalizmin, Yahudi’nin sopası sırtlarından eksik olmuyor. Yazık değil mi?

Ne zaman akılları başlarına gelecek, ne zaman emperyalistlerin emellerine hizmetten vazgeçecekler, ne zaman Türk’e düşmanlığın başlarındaki belâların sebebi olduğunu anlayacaklar, ne zaman İslâm kardeşliğine uygun işler yapacaklar? Allah (CC) ıslah etsin, akıl fikir ihsan eylesin, Arap kardeşlerimizi tez vakitte bu tür yabancı ajanlarının yönetiminden kurtarsın.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.