Harf İnkılabı

1927 nüfus sayımına göre okuma yazma oranı erkeklerde %12.99, kadınlarda %3.67, ortalama %8.61’dir. Harf değişimi sadece bu %8.61’i etkilemiştir, %91.39 zaten ümmidir.

Harf İnkılabı konusu, aradan doksan bir yıl geçmesine rağmen, sonuçsuz ve yararsız olduğu halde hâlâ tartışma konusu yapılabiliyor. Bu tartışmalardan yararlı bir sonuç elde etmek mümkün olsa tartışılsın tartışılmaya da insanımızı bölmek, aralarına kin ve nefret sokmak için vesile kılınması üzücü. Tartışanların böyle bir amacı olmayabilir; ancak ortaya çıkan tablo maalesef o. Üstelik genellikle yanlış, eksik bilgi ve değerlendirmeler söz konusu.
 
Harf inkılabının gerekliliği, Arap harflerinin Türkçeye uygun olmayışı, çok zor öğrenilmesi, harflerin değiştirilmesi ya da ıslahı konusunun çok daha önceden II. Abdülhamit döneminden beri gündemde olması gibi hususları tartışmayı başka bir yazı konusu olarak bir yana bırakarak, “Harf İnkılabı”nın bir gecede toplumu cahil bıraktığı iddialarını gözden geçirelim:
 
Okuma yazma oranları konusunda Osmanlı dönemine ait güvenilir bir istatistik yoktur. %3’ten %10’a kadar değişen rakamlardan söz edilir. Osmanlı dönemi okuma yazma yüzdelerinin içinde Rum, Ermeni, Yahudi toplulukları da vardır. Bunlar, Kiliseleri, sillogları, vakıfları aracılığıyla çok önceden aydınlanmış, eğitimleri hayli yüksek düzeye ulaşmış topluluklardır. En güvenilir istatistik, Cumhuriyet döneminde, 28 Ekim 1927’de yapılan nüfus sayımı verileridir.
 
Atatürk’ün eğitime verdiği önem, Kurtuluş Savaşı’nın en dağdağalı günlerinde 15-21 Temmuz 1921 tarihinde Ankara’da Maarif Kongresi toplamasında görülür. Eskişehir-Kütahya muharebeleri devam etmekte, ordularımız Sakarya’nın doğusuna çekilmektedir.


 
Daha savaş içindeyken başlatılan eğitim öğretim hamlesi, efsane Maarif Vekili Necati Bey’in yönetiminde başarılı sonuçlar vermeye başlamış ve okuma yazma oranı bir miktar yükseltilebilmiştir. Buna rağmen 1927 nüfus sayımına göre okuma yazma oranı erkeklerde %12.99, kadınlarda %3.67, ortalama %8.61’dir. Harf değişimi sadece bu %8.61’i etkilemiştir, %91.39 zaten ümmidir.
 
Balkan ve I. Dünya harbinde okuma yazma bilenlerin şehit olduğunu, oranın bu yüzden düştüğünü öne sürmek gerçekçi olmaz. Evet, erkeklerde oran daha yüksektir ve savaşlarda şehit olan erkekler dolayısıyla ortalamayı yansıtan oran bir miktar düşer. Ancak bütün şehitler okuryazar olmadığı gibi, şehit miktarı genel nüfus ile kıyaslanınca çok büyük bir etkinin olamayacağı da anlaşılır. Kaldı ki kadın nüfusunda da hastalık, açlık, sefalet dolayısıyla ölüm oranları yükselmiştir.
 
Okuma yazma bilen %8.61’e gelince, bunlar da bir gecede cahil kalmamıştır. Eski alfabeyle yazılı kaynaklar yok olmadığı için onlardan yararlanmayı sürdürmüşlerdir. Bunlardan rüştiye ve idadiye gidenler, bu okullarda Fransızca dersi olduğu için zaten Latin alfabesini biliyorlardı. Bunlar hiç sıkıntı çekmemişlerdir. Diğer okuma yazma bilenler de Latin alfabesine aşinaydı. Osmanlı’nın son döneminde Latin alfabesi her yerde görülürdü. Yabancıların işlettiği elektrik, gaz, tren, gemi vb şirketlerin faturalarında, biletlerinde, tarifelerinde hem Arap harfleri hem Latin harfleri kullanılırdı. Dükkân tabelalarında, birçok malın etiketinde, reklam metinlerinde Arap alfabesi yanında Latin alfabesi kullanılırdı. Gazete, dergi ve kitaplarda Arap harfleriyle yazılamayacak, yazılsa da okunamayacak söz ve ibareler parantez içinde Latin alfabesiyle verilirdi.


 
Bütün bunların ötesinde, bir alfabeyle okuma yazma öğrenen insanlar için başka bir alfabeyi öğrenmek son derece kolay ve çabuktur. İkinci bir alfabeyi öğrenmek, hiç bilmeyen birinin okuma yazma öğrenmesi gibi güç değil, birkaç gün, hatta birkaç saatlik bir iştir.
 
Sonuç olarak toplumun %91.39’u zaten okuma yazma bilmemektedir. Bilenlerin çoğu Latin alfabesini bilmektedir, en azından ona aşinadır. Eski yazılı kaynaklar yok olmamıştır, bu yazıyı bilenler yararlanmayı sürdürmektedirler. Bu durumda alfabe değişikliğinin gerekip gerekmediği tartışması bir yana bırakılırsa “Harf İnkılabı” sonucunda toplumun bir gecede cahil kaldığını söylemek mümkün değildir.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.