Kamu Vicdanı

Kaftancıoğlu’nu savunmak, mahkeme sürecini ve kararını eleştirmek amacında değilim. Davanın seçim yenilgisinin hemen ardından açılması, bizde yargılamaların gecikmesine alışılmışken üç ay içinde sonuç

Atasözleri, ait oldukları milletin duygu ve düşüncelerini, maşerî vicdandaki yansımalarını ortaya koyar. Bazı atasözleri, bütün insanlığın ortak değerlerini ifade ederler ve hemen hemen bütün milletlerin birbirine benzer atasözleri vardır. Bir de yalnız bir millete ait, başka milletlerde örneği olmayan atasözleri vardır. Bir milleti farklı kılan değerler bu atasözlerinde saklıdır.
 
Milletleri millet yapan değerler, aradan yüzyıllar geçse de değişmez. Bu yüzden atasözleri, yüzlerce hatta binlerce yıl önceden bugüne gelmiştir. Atasözlerinin oluşumuna geçmişten bugüne bütün millet katılmıştır. Ortaklaşa üretilen sözlü ürünlerdir. Halkımızın yüzlerce yıl önceki duygu ve düşünceleri bugün de aynıdır.
 
Deyim olarak da kullanılan ş“Elle gelen düğün, bayram.” atasözü, “Bir olumsuzluk, eşitlik içinde herkesi kapsıyorsa, ona katlanılabilir.” anlamında kullanılır. “Ne yapalım, herkes aynı durumda, çaresiz katlanacağız.” demektir. Hak ve adalet konusunda ayrıcalıklara karşı çıkar. Kişi, kendisiyle aynı durumda olan kişilerle aynı uygulamalara tabi tutulmak ister. Haklı ya da haksız birilerine ayrıcalıklı davranılmasına tahammül etmek zordur.


 
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, yedi yıl önceden başlanarak bazı tweetleri dolayısıyla beş ayrı suçtan yaklaşık on yıl hapse mahkûm edilmiş. Şunu özellikle belirteyim: Kaftancıoğlu’nu savunmak, mahkeme sürecini ve kararını eleştirmek amacında değilim. Davanın seçim yenilgisinin hemen ardından açılması, bizde yargılamaların gecikmesine alışılmışken üç ay içinde sonuçlanması dikkat çekiyor. Bu konuda pek çok şey söylenebilir. Ben onların üzerinde de durmayacağım. Kaftancıoğlu’nun adı geçen tweetlerini ben de şiddetle reddediyorum. Onlarda ileri sürdüğü düşünceleri son derece sakıncalı buluyorum. CHP üst yöneticilerinde sıkça gördüğümüz bu tarz düşünceler, tabandaki kitleyi de olumsuz etkiliyor. Bunların CHP’ye yönelişlere ket vurduğunu düşünürüm. Ancak bütün bunlar açıkça ortaya çıkan eşitsizlik karşısında sessiz kalmaya dayanak oluşturamaz.
 
Ne yazık ki ortada “Elle gelen düğün, bayram.” tablosu yok. Kaftancıoğlu’nun tweetlerinden çok daha aşırı öyle teweetler, öyle gazete yazıları, öyle TV yayınları var ki insan ister istemez büyük bir eşitsizliğin olduğunu düşünüyor. Birazcık hak ve adalet duygusu olan, “Kaftancıoğlu’na on yıl hapis cezası verilmişse bunlar müebbet hapse mahkûm edilmeli.” demekten alıkoyamıyor kendini.
 
Hukuk, adalet sistemi tam bir matematik kesinlikle çalıştırılamaz elbette. Farklı savcılıklar, farklı mahkemeler benzer her suçu birbiriyle yüzde yüz aynı biçimde ele alamaz; farklılıklar olacaktır. Ancak ülke savcılıklarından ve mahkemelerinden biri bir olayı ağır hapsi gerektirecek biçimde ele alırken diğerlerinin benzer durumlar karşısında sessiz kalması kamu vicdanını rahatsız etmektedir.
 
Bu yazıdan “Madem Kaftancıoğlu’nu cezalandırdınız, ötekilerini de cezalandırın.” anlamından daha çok “Madem ötekileri cezalandırmıyorsunuz, Kaftancıoğlu’nu da cezalandırmayın.” anlamı çıkarılmalıdır. Çünkü ötekilerin cezalandırılmayacağı gidişattan besbelli.
 
Ülkemizde adalete güvenin sarsıldığı konusunda başta hukukçular olmak üzere herkes hemfikirdir. Bu nedenle sık sık yargı reformu dile getirilmektedir. Yargı reformu konusunda çalışanlar özellikle “Elle gelen düğün, bayram.” atasözünü dikkate almalıdırlar. En büyük adaletsizlikler karşısında bile eğer eşitlik varsa, birilerine ayrıcalık tanınmıyorsa, isyanlar sınırlı kalır. Aksine adı bile anılmayacak hafiflikte, hatta ertelenen bir ceza karşısında, ortada eşitlik yoksa isyan etmekte aşırıya kaçılır. Biz de tutumunu, sözlerini beğenmediğimiz, karşı çıktığımız insanları savunuyor durumuna düşeriz.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.