Siyasi Ayağı Ararken

Siyasi ayağın araştırılmasında “Bazı yasal düzenlemelerin gündeme getirilmesinde FETÖ’nün isteği, etkisi, rolü mü olmuştur; yoksa FETÖ, gerektiği, programda olduğu için yapılan bazı yasal düzenlemeler

Konuya başlarken siyasetin de siyasetçinin de her toplum için gerekli olduğunu vurgulamalıyım. Demokrasilerde onlara duyulan ihtiyaç daha da fazladır. Bu yazıda siyaseti ve siyasetçileri küçümseme amacımın olmadığını da belirtmeliyim. Ancak siyasetin doğası gereği öyle durumlar vardır ki bazen sert biçimde eleştirilmeleri de kaçınılmaz oluyor.
 
Siyasetin kendine göre değerleri vardır. Her zaman bu değerlerin genel kabul görmüş etik değerlerle uyuştuğu da söylenemez. Hatta bu değerler zaman zaman faydacı (pragmatik) olmaktan öteye çıkarcı değerler de olabilmektedir. Siyasette “dün dündür, bugün bugündür” anlayışı yaygındır. Bir siyasetçinin dün ısrarla öne sürdüğü düşüncelerinin bugün tam tersini savunması, bunu yaparken niçin düşünce değiştirdiğini anlaşılır biçimde açıklamak gibi bir endişe duymaması sıkça görülen bir durumdur. Dün karşılıklı en ağır hakaretleri ettikleriyle bugün hiçbir şey değişmemişken canciğer olanlar siyaseti yozlaştıranlar olarak görülürler. Bunlar, kendileri kadar kıvrak dönüş yapamayan taraftarlarını da güç durumda bırakırlar. Elbette siyasetçilerin de her meslekte olduğu gibi iyisi de kötüsü de vardır.
 
Siyasetçinin temel amacı seçilebilmektir. En idealist siyasetçiler bile seçmenin gözüne girmek için popülist yaklaşımlar sergilemek zorunda kalabilirler. Hiçbir siyasetçi, belirli bir konuda bütünleşmiş bir topluluğu, bir meslek grubunu, bir cemaati, bir sendikayı, bir STK’yi, bir derneği… göz ardı edemez. Akıllı bir siyasetçi onlardan oy alamayacağından yüzde yüz emin olsa bile, bir kitleyi karşısına almamaya, birazcık da olsa onların sempatilerini kazanmaya çalışır.


 
Bir siyasetçiyi “Filanla resmin var, filanla yemek yemişsin, filanın cenazesine katılmışsın vb.” şeylerle suçlamak siyasetin doğasını inkâr olur. Siyasetçilerin; zararlı faaliyetleri, cürümleri yargı tarafından belgelenmiş kişi ve kuruluşlar hariç herkesle ilişkisi doğal karşılanmalıdır. Siyasetçi, herkesin yönetimine taliptir; dolayısıyla herkesin oyunu almak ister. Sınır, cürüm işleyenlerden uzak durmak olmalıdır. Mesela Zindaştilerle, Zarraplarla, Mafya bozuntularıyla görünmek doğru değildir.
 
Fetullah cemaatinin geçmişteki açılış vb törensel faaliyetlerine katılmış pek çok insan vardır. Bunlarla ilgili fotoğraflarda her görüşten siyasetçi, sanatçı, bilim insanı, iş insanı, tanınmış kişiler görülmektedir. Aralarında kimler yoktur ki? Bütün bu insanları FETÖ’cü diye suçlamak büyük hata olur. İnsanların FETÖ ile ilişkilendirilmelerinde hangi ölçütlerin esas alınacağı konusu tartışmalıdır. Ancak FETÖ’nün içyüzü ortaya çıktıktan sonra cemaatle sürdürülen her türlü ilişki kesin olarak şüphelidir. Peki FETÖ’nün ne olduğunun ortaya çıktığını belirleyen hangi tarih (milat kabul edilecek hangi tarih) esas alınmalıdır? Fetullah cemaatinin iç yüzü 1991’den itibaren devletin istihbarat örgütleri tarafından rapor edilmesine, Millî Güvenlik Kurulu kararlarına rağmen bu örgüte sempati sergilemeyi sürdürenler tamamen masum mudur?  Cevapsız bir yığın soru vardır.
 
FETÖ’nün siyasi ayağını oluşturanlar konusunda özen gösterilmeli, alel acele damgalamalardan sakınılmalıdır. Ancak sıradan vatandaşların da FETÖ ile ilişkili kabul edilmelerinde aynı özenin gösterilmesi gerekmez mi? Bir milletvekilinin Pensilvanya ziyareti hoş görülürken, sıradan vatandaşlar maaşlarını filan bankadan aldıkları için suçlanmamalıdır ya da tam tersi, o milletvekili de suçlanmalıdır. Milletvekilleri, hangi amaçla daha önce mahkûmiyeti bulunan kaçak FETÖ liderini ziyarete Pensilvanyalara giderler, bu da bir hayli garip.
 
FETÖ’nün devlete sızmada siyasetten yararlandığı inkâr edilemez. Doğrudan FETÖ elemanı olan, kendini gizleyerek hala o yolda yürüyen her kademeden siyasetçiler de olabilir. FETÖ elemanı olmadığı halde her türlü yardımı yapan yine her kademeden siyasetçiler de olabilir. (Bu konuda Sözcü gazetesi yazarlarının yargılanarak ceza almalarına yol açan suçlamanın kısaca “FETÖ’ye üye olmamakla birlikte yardım etmek” olduğu da unutulmamalıdır.) FETÖ’nün yeni yasal düzenlemeleri kendi yararına kullanması, dolayısıyla bunların gündeme getirilip yasalaştırılması için etkileyebildiği herkesi kullanmış olması da muhtemeldir. Bunlar ihtimallerdir. Dile getirilmeleri yadırganmamalı, alınganlık gösterilmemeli, varlıkları ya da yoklukları araştırılmalıdır. Bütün bunların gün yüzüne çıkarılması FETÖ ile mücadeleyi kesin başarıya götürecektir.
 
 
YAPTIRDI MI, YAPILANDAN YARARLANDI MI?
 
Siyasi ayağın araştırılmasında “Bazı yasal düzenlemelerin gündeme getirilmesinde FETÖ’nün isteği, etkisi, rolü mü olmuştur; yoksa FETÖ, gerektiği, programda olduğu için yapılan bazı yasal düzenlemelerden yararlanma fırsatı mı bulmuştur?” konusu aydınlatılmaya muhtaçtır.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.