Tekere Taş Koyan Dostlar

Diyanet İşleri Başkanlığı eğitim düzeyi yükseldikçe dine bağlılığın ters orantılı olarak azaldığı tespitinde bulunurken, asıl konuşması gereken oy karşılığı cennet vaatleri konusunda sessiz.

31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken partiler çalışmalarına hız verdi. Medyada en geniş yeri AK Parti alıyor. İkinci sıra MHP’nin. Liderlerin, belediye başkanlığı ve meclis üyeliği adaylarının, partililerin konuşmaları sertleşiyor. Seçime doğru gerginliğin doruğa tırmanacağı anlaşılıyor.
 
Bazı konuşmalara akıl erdirmek mümkün değil. Sanki sadece yerel yönetimlerle ilgili bir seçim yapılmıyor da ülkenin var olma savaşı(!) Sanki bu seçimle iktidar ve Meclis aritmetiği değişecek(!) Seçim ya beka sorununa son verecek ya da öldük, bittik, büyük tehlikedeyiz(!)
 
Seçimi kaybedersek bizi kazığa oturturlar(!)” diyen mi ararsınız, “Seçimi kaybedersek iç savaş çıkar(!)” diyen mi? Saçmalayan saçmalayana. Sizi niçin kazığa oturtsunlar? Hesabı verilemeyecek icraatlarınız, yolsuzluklarınız yoksa, iktidar yerli yerindeyse, bağımsız ve tarafsız yargı varsa bu endişe niye? Niçin iç savaş çıksın? Filan belediye başkanlığını kazanamayınca siz mi başlatacaksınız iç savaşı, yoksa karşınızdakiler mi? Şaban’ın dediği gibi: “Yarabbi aklıma mukayyet ol.”
Medyada daha çok Cumhur İttifakı’nın sesi duyulduğu için onlar dikkatimizi çekiyor. Bazı temsilcileri sanki Cumhur İttifakı’nın aleyhine çalışıyormuş savrukluğu içinde.

 

Savunma sanayimizle ilgili pek çok ihale alan sanayici, tam da Adapazarı’ndaki Tank, Palet fabrikasının işletmesi kendisine devredildiği sırada: “İslam’a sarılan, dik duran bir Arap, ruhunu Batı’ya satmış elli Türk’e bedeldir.” deyip şimşekleri çekiyor. Büyük kısmının AK Parti’ye yönelmesi kaçınılmaz.
 
Meclis başkanlığı, bakanlıklar yapmış önemli bir siyasetçi: “AK Parti adayına oy vermeniz mahşer gününde kurtuluş beratınız olur.” diyor. Sonra Yunus Emre şiirleriyle filan tevile çalışsa da olmuyor. Daha onun dumanı dağılmadan, milletvekili bir profesör oy pusulasında sekizinci sırada yer almalarını Ashab-ı Kehf’e yansıtarak dinî anlam yüklüyor. Dinin siyasete âlet edildiği tartışılıyor.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı eğitim düzeyi yükseldikçe dine bağlılığın ters orantılı olarak azaldığı tespitinde bulunurken, asıl konuşması gereken oy karşılığı cennet vaatleri konusunda sessiz. İslamiyet akıl ve mantık dini değil midir? Eğitim öğretim aklı ve mantığı geliştirerek kullanmayı öğrettiğine göre, insanların eğitildikçe dini daha iyi anlaması ve daha çok bağlanması gerekmez mi? Eğer eğitimli insanlar dinden soğuyorsa din, akıl ve mantık dışı hurafelere, safsatalara boğulmuş demek değil midir? Eğitime son veremeyeceğimize göre, DİB’e eğitimli insanları kazanacak yol ve yöntemler bulmak; dinimizi yobazlıklardan, sapkınlıklardan kurtarmak düşmez mi?
 
Ülke ekonomisi sarsılmış durumda, çarşı pazar el yakıyor. Halk, yetkililerden dertlerine derman bekliyor. Onlar bekleyedursunlar, ilgililerden öyle açıklamalar geliyor ki şaşırıp kalıyorsunuz. Adamın ya halktan kopuk, tuzu kuru, ömründe çarşı pazara çıkmamış biri olduğunu ya da resmen alay ettiğini düşünüyorsunuz. Bakan, “Nerede ucuz bulursanız oradan alın.” buyurmuş. “Mevsiminde yiyin, et yerine tavuk yiyin.” öğütleri de var. Tarım ürünleri ithalatı için “Paramız var ki alıyoruz.” demişti. Haberi yok, insanlar bir demet maydanozu bile üç beş pazarcıya sormadan almıyor. Eş dost  “Filan markette filan mal indirimli, şu mal şurada daha ucuz.” diye haberleşiyor. Ben elinde kâğıt kalem market market dolaşıp fiyatları yazanlar gördüm.
 
Başka dert yokmuş gibi, her şey naylon ambalajda satılırken, onların konacağı poşeti paralı yapma yasası çıkarıp vatandaşı zurnanın zırt dediği yere sürükleyen işgüzarlara ne demeli?
 
Sayın Cumhurbaşkanı “Suriyeli sığınmacılar ülkelerine dönecekler.” derken, aksine kalıcı olacaklarını söyleyenler, “Keşke burada doğan 380.000 Suriyeli çocuğa, doğar doğmaz TC vatandaşlığı verilebilse.” diyenler var. Onlara verilince ana babalarına da vermeden olmaz, uzar gider.
 
Örnekler çok. Umarım seçim arifesinde kendi kalelerine gol atmaya çalışmıyorlardır. Umarım halkı tahrik etmeye ya da alaya almaya çalışmıyorlardır.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.