Türbanlı Olmak Yetmez

Din görevlilerinin de siyasi görüşleri olabilir. Ancak dine yapacakları en büyük kötülük camiye siyaseti sokmaktır.

Türbanlı genç bir kadın, polisler tarafından gözaltına alınmak üzere zor kullanılarak araca bindirilirken cinsel tacize uğramış. Medyada fotoğraflar yayımlandı. Taciz son derece açık biçimde görülüyor. Çekim açısı vb. dolayısıyla fotoğraf gerçeği belli oranda çarpıtmış olabilir mi bilmem.
 
Belki araca binmemek için zorluk çıkaran kişinin direncini kırmak üzere bilinçli olarak uygulanan bir yöntemdir. Özellikle bir kadın söz konusu olduğunda elle müdahalede dikkat gerek. Kadın polislerimiz var. O anda onlar yoksa uygulanacak yöntem bu olmamalıdır. Bu konuda polislere uygulamalı özel eğitim verilmelidir.
 
Emniyetin açıklamasını garipsedim. Belki amaç o değil; ama sanki kadının, kardeşinin, babasının suçlu olduğu, dolayısıyla bu davranışı hak ettiği ima edilmiş. İlgili polis genellemelerle savunulmuş, olay emniyet teşkilatının yıpratılmasına yönelik bulunmuş. Bu resimlere bakarak kimsenin bütün teşkilatı suçladığını sanmam. Kendisi de türbanlı olan bir kadın milletvekilinin olayı tevil eden açıklaması daha da garip.
 
Bazıları ilahiyat profesörü unvanlı bir kısım din adamı, başını kapatmayan ve kapalı giyinmeyen kadınların tacizi, tecavüzü davet ettiklerini; dolayısıyla hak ettiklerini ifade ediyor. Yeterince kapalı giyinme anlayışı çok farklı olabiliyor. İşin ucu pardösüden, türbandan; çarşafa, peçeye, burkaya kadar uzanır.
 
Ülkemizde bir kısım maganda hariç erkekler, bütün kadınlara karşı saygılıdır. Erkeklerimiz; davranışlarında türbanlı, tesettürlü kadınlara karşı biraz daha dikkatlidir. Onlardan bir talep gelmedikçe konuşmamak, onlar el uzatmadıkça el uzatmamak, yüzlerine bakmamak, zorda kalmadıkça iletişim kurmamak, kısaca cinsiyet ayrımına daha fazla özen göstermek ihtiyacı duyar.
 
Bağlısı olmakla suçlandığı örgütlere bakınca türban kullanması yadırganmakla birlikte, gözaltına alma olayında kadının türbanlı ve tesettürlü olmasının hiçbir olumlu etkisi olmamış. Demek ki günümüzde türbanlı olmak yeterli olmuyor. Siyasi görüşünüz de önemli.
 
 

SİYASETE VE SİYASETÇİYE SAYGI DUYMAK İSTERİZ; AMA…
 
Seçim yaklaştıkça siyasetçilerin kullandıkları yöntemler kabalaşıyor. Siyasi komplolar kuruluyor. Söylemlerde küfrün, iftiranın, yalanın ağırlığı artıyor.
 
Siyasi komplo kokan Burhan Kocamaz olayı çok üzücü. Aday listelerinin süre dolduktan sonra teslimini hiçbir mazeret açıklayamaz. Demek ki bizzat adaylar işin takipçisi olmalı, her işin süresi içinde yapılmasını başında bulunarak sağlamalı. Ülkede milletvekilleri, parti başkanları bile başka partiye geçebiliyorlar. Haydi, “Bir kısmı ideallerle, etik kaygılarla.” diyelim; ama geçmişte “Güneş Motel olayı” gibi çıkara dayalı transferler oldu. Böyle önemli konulardabirbirini denetleyen çapraz mekanizmalar olmalı.
 
Bazı siyasetçilerin camileri bir biçimde siyaseten kullanmaya çalıştıkları görülüyor. Camiye masalar getirip toplantı yapanlar, yer sofraları kurup siyasi yemek verenler var. O sırada elbette siyaset konuşuluyor. Evet, cami, “Asr-ı Saadet”te çeşitli sosyal hizmetler için kullanılan bir toplanma yeriydi; ama hiçbir zaman hiziplerin propaganda mahalli olmamalı. Camiye ısındırmak için hoşgörüyle bakmak gerekirken cami bahçesine topu kaçan, camide gülüşen, çeşmesinden su içen çocukları azarlayan zihniyet, nasıl olur da lokantaya çevrilmesine sessiz kalır.
 
Din görevlilerinin de siyasi görüşleri olabilir. Ancak dine yapacakları en büyük kötülük camiye siyaseti sokmaktır. Cemaattekilerin farklı siyasi görüşleri olabileceği, insanların camilerden ve dinden soğuyacağı unutulmamalıdır. Kıyamette hesap verileceğini en iyi din adamları bilir. DİB çok kötü puan alıyor.
 
Devletin hiçbir görevlisi görev alanına siyaseti sokmamalıdır. Öğretmen dersinde, asker kışlasında, amir dairesinde siyasi eğilimlerinin propagandasını yapamaz, yapmamalıdır. Yaparsa ne mi olur? Her alanda Balkan Harbi felaketinin benzerleri yaşanır. DEMOKRASİ KAOSA DÖNÜŞÜR VE YAŞATILAMAZ.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.