Yasaların Ruhu

Her yasa ortaya çıkan bir ihtiyacı karşılamak amacıyla düzenlenir. Yasa çıkarılmasını zorunlu kılan ihtiyaç, yasanın amacını, dolayısıyla “YASANIN RUHU” denen özü belirler.

Bazı hukuki konularda derin hukuk âlimi olmadan da sadece genel kültüre dayanarak bir şeyler söylemek mümkün. Seçimler ve seçimleri düzenleyen yasalar konusunda bu son seçimlerle hepimiz birçok şey öğrendik.
 
Her yasa ortaya çıkan bir ihtiyacı karşılamak amacıyla düzenlenir. Yasa çıkarılmasını zorunlu kılan ihtiyaç, yasanın amacını, dolayısıyla “YASANIN RUHU” denen özü belirler.
 
Bir yasa hazırlanırken ne kadar geniş araştırma, danışma yapılırsa yapılsın, hazırlayanlar ne kadar ehliyetli, deneyimli olurlarsa olsunlar mutlaka öngörülemeyen hususlar olacaktır. Yasaların hazırlanmasına sınırlı sayıda insan katılırken, onların öngöremedikleri ayrıntıları bulmaya çalışan, yasanın açığını keşfederek istismar etme yollarını araştıran milyonlarca insan var.
 
Aynı yasanın yasa yapıcı kurum (TBMM) tarafından kısa aralılarla yeniden ele alınarak düzenlenmesi, değişiklikler yapılması mümkün değildir. Bu yüzden, yasanın yetersiz kaldığı konularda hukukta “içtihat” adı verilen yorumlara başvurulmaktadır.
 
Yürütme, uygulama sırasında yasada bir boşlukla karşılaştığında, yasada gerekli düzenlemeler yapılıncaya kadar uygun bir çözüm üretmekle yükümlüdür. Yargı, yargılama sırasında yasada görülen boşluğu “içtihat” yoluyla doldurmakla görevlidir. Ancak gerek yürütme gerek yargı yasadaki boşluğu doldururken “YASALARIN RUHU”nu esas almak, ona bir nebze bile olsa aykırı düşecek uygulamalardan kaçınmak zorundadırlar. Eğer itiraz edilecek bir üst yargı kurumu varsa hataların telafisi mümkündür. Ancak bir üst kuruma itirazın mümkün olmadığı durumlarda “YASALARIN RUHU”na uyulması hukuk devletlerinde çok daha büyük önem taşımaktadır.


 
Yasada açıkça belirtilmiş bir konuda aykırı kararlar vermek, “YASALARIN RUHU”na aykırı içtihatlar oluşturmaktan daha da hukuk dışıdır. Son merci konumunda bulunan, karar ve uygulamalarına itiraz edilecek daha üst bir organ bulunmayan yargı kurumları “YASALARIN RUHU” kavramına çok büyük özen göstermek zorundadırlar. Yasada açıkça belirtilmiş bir hususu yok saymak, uygun olmayan içtihatlar oluşturmak, asla hukuk ve hukukun üstünlüğüyle bağdaştırılamaz. Bu yanlışların yapılması, devleti hukuk devleti olmaktan uzaklaştırır.
 
Seçim, demokrasinin zorunlu kıldığı bir araçtır. Seçimsiz demokrasi olamayacağı gibi, vatandaşların özgür iradelerinin tam olarak serbestçe ortaya çıkmasını sağlayacak, dürüst, adil bir seçim süreci olmadan da olamaz. Dolayısıyla demokratik hukuk devletlerinde seçim sürecini düzenleyen bütün yasaların ruhunu bu husus oluşturur. Bu ruhu zedeleyen her yorum, her uygulama, her içtihat hukuk dışıdır.
 
Hukukta çifte standart yoktur. Yasalar kim olursa olsun herkese aynı biçimde eşit uygulanır. Vatandaşlarda yasa uygulamalarında çifte standart olduğu kuşkusu uyanması adalete güveni sarsar. Mülkün (devletin) temeli olduğu konusunda herkesin hemfikir olduğu adalete inançsızlık başlamışsa mülk (devlet) tehlikededir.
 
Düne kadar Yürütme, YSK ve medya tarafından hiç kusursuz işlediği, dünyanın en güvenilir seçim sistemlerinden biri olduğu, geçmişte yapılan itirazların spekülasyon olduğu öne sürülen seçim sistemimiz, bugün aynı odaklar tarafından eleştiriliyor; seçimin şaibeli olduğu iddia ediliyor.
 
İktidarlar, seçimlerle ilgili yasalar yaparken çoğunlukla kendi iktidarlarını pekiştirici sonuçlar verecek düzenlemelere yönelirler. Muhalefete düşebileceklerini, o yasaların ileride kendi aleyhlerine de işleyebileceğini hiç hesaba katmazlar. Yasalar hazırlanırken nesnel ve adil davranmak aslında herkesin yararınadır. Hukuk bir gün herkese lazım olur.
 
Anlaşılan o ki, ülkemizde seçimleri düzenleyen yasalarda “YASANIN RUHU”na uygun değişiklikler yapılmasına ihtiyaç var. Kimsenin “Ben yaptım oldu.” diyemeyeceği, seçim sonuçlarının alınmasını istismarlarla, keyfi itirazlarla geciktiremeyeceği, seçimi ve sayımı fiziki güçle engellemelerin caydırıcı cezalarının olacağı, olabildiğince kusursuz, adil bir düzen oluşturulmalı.
Dikkat! Yazılan yorumlar hiçbir şekilde sitenin görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.